Din olsun çamurdan olsun

Bundan birkaç ay önce Bursa’da tüm elektrik direklerinde, panolarda konferans duyurusu olan ve ‘hocaefendi’ diye takdim edilen bir zatın konuşmasını izledim. Dün izlediğim konuşmasında hükümete meydan okuyordu. ‘Sıkıysa/ delikanlıysanız Ruslara saldırın’ gibisinden dayılanıyordu. O zaman şöyle yazmıştım:
“15-20 gündür Bursa’nın neredeyse her caddesi, her sokağı ve her elektrik direğinde konferans afişini gördüğüm’ youtube’tan dinlediğim vaazlarından hemen hemen tamamında zırvalayan bir Alpaslan Kuytul (isminin yanına hocaefendi de koymuşlar) var… Kimin nesidir, ne anlatır, kim davet eder bunu bilmiyorum. Bu kadar şatafatlı bir duyuru niye yaparlar onu da bilmiyorum. Bir minibüs seçim arabası gibi sürekli caddelerde dolaştı bir yandan… Adamın konferansı oldu bitti, hala sokaklarda, direklerde, caddelerde afişleri duruyor. Bu tür adamların Müslümanların arasında ne halt ettiklerini de bilmiyorum… Bu Kuytul hocaefendi o konferansta Suriye’deki muhalif direnişçiler için demiş ki: “Beceremediniz, bırakın” (Esadın devrileceği yok, bırakın artık gibi şeyler)
Kardeşlerim, Bu hocaefendi kılıklı ne idüğü belirsiz adamlara bi…tırolun demenin zamanı gelmedi mi artık?
Bu adam gibi Müslümanların arasında ‘hocaefendi’ ya da ‘kanaat önderi’ adı altında bir yığın soytarı az-ı ihanet ve arz-ı tahrif yapmak için cirit atmaktadır. Dün başka bir video daha izledim. Orada da neredeyse sekerat durumunda olan yaşlı ‘kanaat önderi’ arz-ı fitne fücur ediyordu.
Onlarca yıldır eğitim yolu ile gençlerin imanını kurtaracak diye yola çıkan bir kanaat önderi, dünyanın en sofistike yöntemleri ile gençliğin ahlakını katlettiğini gördük hep beraber. Kanaat önderliği adı altında muharref bir din ve dejenere bir ahlak empoze eden bu şeytanları ‘Din İman anlatıyor’ diye cerh ve tadile tabi tutmadı Müslümanlar. Ancak ülkesine, devletine, ümmete ihanet ettikten sonra Hz. Peygamberi bir film setinde kamyonete bindirdiğini fark edebildi. Gençlerin/ çocukların ruhlarında/ ahlaklarında sebep olduğu tahribatı es geçti. Böyle bir tahribatın daha büyük bir ihanet olduğunu görmezden duymazdan geldi.
Bazı televizyon kanallarında birtakım hocaların din diye anlattıkları ve dini sosyal medyanın alay konusu kılacağı zırvalar ise bir başka alem. Hz: Peygamberin nasıl uyuduğunu sahnede yerlere yatarak anlatan emekli müftü mü istersiniz, çoluk çocuğun alay konusu olan profesörün masalları mı dersiniz, Tv vaazları ile kabir azabına dayanıklı malzemeler pazarlayan ve eleştirenlerine garantili beddua tehditi yapan mı dersiniz.. hepsi var.
Bütün bunlar nasıl oluyor da oluyor dersiniz? Tüm bunlar Müslümanların arasında nasıl itibar görüyor/ Revaç buluyor
Bana göre Müslümanların bağışıklık sistemi doğru çalışmıyor. Müslümanlar maruz kaldıkları virüslere karşı doğal tepkilerini verebilecek reflekslerini kaybetmiş durumdadırlar. Eline-- neresinden tutarsa tutsun-- din adı altında en palavrasından bir şey ele geçiren herkes bünyede makes bulabiliyor. Akıl, mantık ve vicdan süzgeci çalışmıyor. Kur’an zaten ölü bir metin olduğundan (!) bir cerh ve tadil kriteri olmaktan uzaktır.
Ayrıca Allah anlayışı da ‘hikmetinden sual olunmayacak’ bir anlayıştır. Hikmeti bilinemeyecek/ anlaşılamayacak bir Allah’tan, akla mantığa ve yaşamın gerçeklerine uymayacak şeylerin de sadır olabileceğini peşinen kabullenmiştir. Öyle olunca da bir muamma olan Allah ve Peygamber adına her türlü uydurma ve aldatma mümkün hale gelmektedir.
Ne yapmalı?
Tabii ki ‘devlete/ hükümete ihanet etmesin de tezgahını nereye kurarsa kursun, Ne satarsa satsın’ mantığını terk etmek gerekir. Müslümanların dinsel bağışıklık sistemini güçlendirecek/ cesaretlendirecek eğitim hamleleri bekliyoruz. Allah’ın insandan beklediklerinin ve bekleyebileceklerinin mantığı/ hikmeti konusunda hem sivil toplum hem üniversiteler ve hem de diyanetten güçlü sesler ve hamleler gelmelidir. İmam hatip liseleri ve İlahiyat fakültelerinde Dini metinlerin ezberletilmesi ve teberrüken okunmasından çok anlam, yorum ve anlama usullerine önem verilmesi gerekir.
Yoksa böyle giderse sürüleştirici dogmatizme karşı savaşan Allah elçisinin getirdiği dinin mensupları manipülatörlerin sürü devşireceği bereketli kaynaklar olmaktan kurtulamayacaklardır.
“Allah pisliği akletmeyenlerin üzerine salar” (Yunus:100)
YORUM EKLE

banner19

banner8