Dış odakların gönüllü işbirlikçileri; Selçuk Bayraktar’a saldırıyor

Dünya; Türkiye’nin ilk milli İHA, SİHA Sistemi, Bayraktar TB2’nin başarılarını konuşurken, CHP ve malum zevat bu sistemlerin baş mimarı Selçuk Bayraktar'a saldırıyor. 
Yaklaşık 250 yıldır bu milletin her şeyine düşman olan, efendilerinden daha alçak ve çirkin olan bu maaş almayan gönüllü işbirlikçiler. Efendilerini dahi şaşırtacak derecede uşaklıkta zirve yapmış durumdalar.
Türkiye’nin uzun süredir “terörü kaynağında yok etme, savunma değil sürekli taarruz, kesintisiz operasyonlarla alan hâkimiyeti” stratejisi sayesinde terör örgütü PKK'ya büyük darbe indirildi. Özellikle 2016 yılından itibaren yapılan etkili operasyonlar sayesinde terör örgütü PKK bitme noktasına geldi. Bu operasyonlarda PKK, aralarında üst düzey örgüt mensuplarının da bulunduğu önemli kayıplar verdi.
Sadece Terör Örgütlerine mi, Suriye ve Libya’da yapılan başarılı operasyonların arkasında başta FETÖ’cülerin temizlenmesi ile kendine gelen Askeri ve Sivil Güvenlik güçleri, Hakan Fidan’dan sonra yerli ve milli hale gelen MİT’in yanında, Selçuk Bayraktar’ın başında olduğu İnsansız Silahlı Hava Araçlarının katkısı çok büyüktür. Elbette bütün bu bileşenleri bir araya getiren esas unsur Recep Tayyip Erdoğan ve Başkanlık Sistemi’dir.
Dikkat edin Türkiye’ye operasyon yapmaya çalışan, ülkemize diz çökertmeye çalışan bütün uluslararası güçler ve onların maaşsız gönüllü işbirlikçileri sürekli yalan yanlış haberlerle, iftiralarla bu noktalarımıza saldırıyorlar.
Onlar saldırdıkça, bizler de düşman oklarını takip ederek, nerelere daha çok sahip çıkacağımızı, koruyacağımızı görüyor ve öğreniyoruz.
Dünya’nın birçok ülkesinde Uluslararası Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezleri Türkiye'nin milli imkânlarla geliştirdiği ve terörle mücadele başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışı operasyonlarda büyük başarılara imza atan Türk S/İHA'ları ile ilgili bir makaleler yayınlamakta. Onlar SİHA’ların başarılarını överken, bizler; içerideki işbirlikçiler ve onların takipçileri cahillerin iftira ve karalama kampanyaları ile uğraşıyoruz.
Türk S/İHA'ları bu başarıların ardından, küresel silah pazarında aranan araçlar haline gelmiştir. Savaşlar ve silahlı çatışmalar tarihin gidişatını değiştirmekte ve teknolojik ilerlemeyi yönlendiren bu araçlar, zamanımız İHA'lar için kesinlikle doğru bir projedir. Bunları insansız kara ve deniz araçları takip edecektir.
Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle, Türkiye'ye uygulanan silah ambargosu sonucunda, Ankara'nın, bir savunma şirketi olan ASELSAN'ın ortaya çıkmasına yol açan iddialı bir program başlatıldı. Ardından HAVELSAN (1982), Roketsan (1988) ve TAI (2005) gibi yeni büyük şirketler ortaya çıkmaya başladı. 
İllegal örgütlerle mücadele etmek zorunda kalan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, istihbarat toplama, tanınma ve askeri operasyonlar için İHA'lar gibi bir askeri modernizasyona ihtiyaç duydu. 
Terörle mücadele kapsamında Türkiye’nin 1996 yılında Amerikan İHA'larının satın alınamaması ve 2006'da İsrail İHA'larının çalışamaz ve hurda olduğunun ortaya çıkması, parası ödendiği halde Heron’ların teslim edilmemesi, Ankara'yı önceki ambargolarda olduğu gibi yeni bir çözüm arayışına itmiştir.
Türkiye artık yurt dışından ithal edilmek durumunda olan malların yurt içinde üretilmesini sağlayarak dışarıya bağımlılıktan kurtulmak için, bu alanda “ithalat ikameci sanayileşme” stratejisi yürütmeye başladı. ABD'nin İHA'larına ihracat yasağı getirme kararı, birçok yönden Türkiye'de ithalat ikame stratejisine canlandırdı ve sonuçta Selçuk Bayraktar gibi vatan evlatları sayesinde Türkiye bunu başardı.
Türkiye’nin SİHA’larla Suriye’de ve Libya’da savaşın yönünü değiştirdiği de başka bir gerçektir, özellikle İdlib'de Beşşar Esed rejimi ile destekçilerine ağır kayıplar verdirildiği, Türkiye’nin İdlib’de SİHA’larla sahada elde ettiği başarı sebebiyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i 8 Mart'ta müzakere masasında çözüm aramaya mecbur kaldığı da önemli bir gerçektir.
Halen Libya'nın başkenti Trablus ve çevresinde devam eden savaşta, Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin, gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’i Türkiye’nin verdiği SİHA’larla durdurduğu da bütün dünya tarafından bilinmektedir. Bizdekiler hariç. 
İHA ve SİHA’lar genelde tek kişiyi imha etmek ya da düşmanın arkasındaki bölgeleri fotoğraflamak için kullanılır. Ancak Türkiye SİHA’ları sürü halinde kullanarak konvansiyonel bir orduyu yenerek dosta düşmana neler yapabileceğini gösterdi.
 

YORUM EKLE

banner19