Dost acı söyler…

Sivil toplum kuruluşları toplumların ilerlemesinde önemli kilometre taşlarını oluşturur.
Alanlarına göre verdikleri hizmetlerle toplumun dinamizmini sağlar ve o da bulunduğu bölgeye gerçek anlamda katkı sağlar.
Sivil toplum kuruluşu gücünü ve etkinliğini ne kadar rasyonel kullanırsa, o derece etkisi artar ve hedeflenene daha hızlı ulaşır.
Gelelim konumuza
Daha bir kaç gün önce CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş, bir medya buluşmasında kamuoyunda fırtınalar koparan bir açıklama yaptı.
“Bursa’da seçimi Erzurum’dan gelen göç nedeniyle kaybettik. Yüzde 80’i Ak Partili olan bu kentten gelenler AK Parti’ye oy verince geride kaldık” aşağı yukarı bu anlama gelen bir açıklamaydı.
Açıklamanın kendisi gerçek anlamda bir skandal ama bu açıklamayla ilgili düşünmesi gerekenlerin başında Bursa Erzurum Dernekler Federasyonu Başkanı Ömer Ömeroğlulları geliyor.
Erzurumlular madem bir adayı seçtirip diğerine kaybettirebiliyor, neden o güç sahaya yansımıyor…
Ömeroğlulları 2006 yılından beri Bursa’nın en büyük sivil toplum kuruluşlarının birinin başında. Federasyona bina noktasında ve gelir noktasında yaptıkları var, ancak bu sürede Erzurumlu nüfusla ilgili ciddi bir çalışması maalesef yok.
Bugün kentin en etkin sivil toplum kuruluşlarından biri olması gereken BEDFE, maalesef kendisinden çok daha küçük gruplara sahip STK’lar kadar etkili olamıyor.
Bugün eğer Bursa’da siyasette, ticarette, kent yönetiminde Erzurumluların esemesi okunmuyorsa bunun birinci sorumlularından biri Ömer Ömeroğlulları’dır.
Dost acı söyler…
Federasyonun başına geldiği günden beri siyaset hevesinde olan Ömeroğulları, AK Parti ve MHP milletvekilliği aday adaylığı, belediye başkan aday adaylığı ile birçok denemede bulundu.
Herhalde dernek başkanları arasında en fazla aday adayı olan isimlerin de başında yer alır.
Kendisi için verdiği çabayı BEDFE ve Erzurumlular için verse bu gün bu kentte etkin siyasetçiler olurdu Erzurumlu… Ancak yok…
Bir belediye başkanı dışında siyasetin dışında kalıyor Erzurumlular…
Bunca yıl Ömeroğulları’nın elde edebildiği tek siyasi başarı kendi oğlunu Mudanya’dan meclis üyeliğine yazdırmak oldu.
Oysa o milletvekili listelerinde hem de tüm partilerde Erzurumlular seçilecek sıralarda yer almalıydı. Erzurumlu bürokratlar daha fazla görev almalıydı.
Erzurumlu işadamları daha etkin olmalıydı.
Bir panayır yapmakla yılda bir hatim okutmakla maalesef olmuyor.
Oysa bu kentte yaşayan yüzlerce çok kıymetli değeri var Erzurum’un.
Üniversitede hocaları, kamuda bürokratları, iş dünyasında işadamları, sokakta vatanına milletine sımsıkı bağlı insanları…
Sadece bu kentte yaşayan Erzurumlulara sahip çıkacak bir sistem, onları kucaklayacak bir oluşum yapılabilseydi, birliktelik sağlanabilseydi şimdi durum çok farklı olurdu.
Ömer Ömeroğulları’nın yaptığı hizmetlere nankörlük etmek mümkün değil ancak bütün Erzurumlular hatta bütün Bursa’da zihinlerde oluşan Ömeroğulları ile bu iş olmaz yargısını da göz önünde bulundurmak lazım.
Ömeroğulları, doğal başkan olarak bayrağı arkadan gelenlere devretmeli. Bu durumu artık görmeli ve hep saygı duyulan bir büyük olarak kalmak için geriden gelenlerin önünü açmalı…
Arkadan gelenlere fırsat vermeli. BEDFE’yi çok daha ileriye taşımanın imkanlarını aramalı. Bu da öncelikle yeni isimlere yüzlere yol vermekten geçer.
Başından da dediğim gibi dost acı söyler. Bir kardeşin olarak bunları yazma gereği duydum. Kızsan da darılsan da gerçekleri söylememiz gerek.
Çok daha sert, çok daha acımasız eleştirilerle belki karşılaşacaksın…
Oysa bunca yıllık emeğin var. Hem kendine hem Erzurumlulara bir kez daha önemli bir adımı at ve attır Ömeroğulları…
Sende çok yoruldun, biraz ara vermek sana da BEDFE’ye de iyi gelir…


-----------------------
Mudanya Nilüfer’in istepnesi olmamalı…
Mudanya’nın CHP’ye geçmesinin ardından Nilüfer’de yönetimle anlaşamayan ya da gönderilen isimlerin ikinci adresi durumuna geldi Mudanya.
Mehmet Kartal’la başlayan süreçte birçok isim Nilüfer’den Mudanya’ya geçti. Nilüfer’de istenmeyen kim varsa Mudanya’da değerli akçe oldu.
Son olarak Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem tarafından yapılan müdürler operasyonu ile görevden alınan Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç’ın Mudanya’ya doğru yol aldığı geliyor kulağımıza.
KESK’e bağlı Bursa Eğitim Sen Başkanlığı yaparken, Nilüfer Belediyesine geçen Özkılınç, CHP içinde etkisini hızla artıran sol bileşenler tayfasından bir isim. EMEP’li olduğu bilinen Özkılınç, Nilüfer’in çok tartışılan festival ve etkinliklerinin de mimarı.
Özkılınç’ın Mudanya Belediyesi Meclisi’ne sol bileşenlerin kontenjanı olarak giren Mustafa Özçelik ve bir kısım solan köşe yazarı tarafından Mudanya’ya tavsiye edildiği ifade ediliyor.
İki başkan yardımcısı Bursa’da oturan, kadrosuna Mudanyalıların sadece taşeron işçi olarak alındığı Mudanya Belediyesi’nde şimdi onca çalışandan bir kültür müdürü bulanamamış ve Güney Özkılınç getiriliyor.
Üstelik daha önce Kültür Müdürü olan ve kısa süre önce görevden alınan Sevgi Ursavaş da Nilüfer’den getirilmişti.
Nilüfer Belediyesi’nin görevden aldığı isimlerin Mudanya’ya zembille inmesini doğru bulmuyoruz. Mudanya Belediyesi, kendi şartlarını özümsemiş, Mudanya’ya Mudanya’yı bilerek hizmet edecek isimlerle yönetilmeli.
İşin daha enteresan tarafın Nilüfer’den alınan isimlerin hiçbirinin başarılı olamaması ve bir süre sonra veda etmek zorunda kalmaları. Mehmet Kartal’la başlayan süreç Sevgi Ursavaş’la en son noktalanacak diye beklenirken şimdi Güney Özkılınç isminin Mudanya ile geçmesi gerçekten çok yazık. Mudanya Belediyesi tartışmalı isimleri almaktan vazgeçmeli.

YORUM EKLE

banner19

banner8