Dualarımız son Osmanlı Alimi M. Emin Saraç için


Ülkemiz ve İslam dünyası için çok kıymetli bir hocamızı, hadis, tefsir ve fıkıh alimlerinden M. Emin Saraç’ı dualarla uğurladık. Saraç’ın kıymetli çalışmaları, dünyanın her yerinden talebeler yetiştiren bir hoca olması, ölümü ardından dile getirilen başsağlığı temennilerinden de anlaşılmakta. Fatih Camisi'nde 65 yıl boyunca, tefsir, hadis ve fıkıh dersi veren, yurt içinden olduğu kadar yurt dışından da yüzlerce talebe yetiştiren M. Emin Saraç, Fatih Haziresine defnedildi. Saraç'ın cenazesinde oğulları YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve iş insanı Fatih Saraç’ın acısını paylaşmak ve büyük alime son görevini yerine getirmek üzere siyaset ve ilim dünyasından başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere çok sayıda önemli isim bulunuyordu. 
Bir de cenazede hazır bulunamayan ancak bu acıyı paylaşmak için taziyelerini bildirenler var ki, M. Emin Saraç hocanın İslam dünyasındaki yeri önemi bir kez daha dikkat çekiyor. 


Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Aliş Haci, yayınladığı taziye mesajında “Alimin ölümü, alemin ölümüdür.” diyerek hocamızın kıymetini ifade ediyor. 
Dünya Müslüman Alimler Birliği ise Saraç’ın ömrünü “ilim ve amelle dolu” diyerek tanımlarken, Saraç'ın Filistin topraklarının bir karışından bile feragat edilemeyeceği fetvasını verdiği ve Filistinlilerin haklı davalarını desteklediği hatırlatıldı. 


Suriye Alimler Birliği Başkanı Muhammed Ali es-Sabuni ise dostu Saraç’a şu sözlerle veda etti: "İslam ümmeti, alimlerden bir alime, Türkiye'de İslam'ı yücelten çok değerli bir hazineye, hayırlı bir davetçiye veda etti. Saraç, öğrendi, öğretti, edep öğrendi, edep öğretti, mezun oldu, mezun etti, güneş gibiydi. Ezher-i Şerif'te eğitimi sırasında ona eşlik ettim. Daha sonra Allah'a davet yolunda birbirimize eşlik ettik. Allah, aramızdaki iletişimi kesene dek 40 yılı tamamladık. Senin gidişinle çok üzgünüz Saraç."


Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Ali Muhyiddin el-Karadaği, İslam'a karşı savaş açıldığı ve İslam aleminin en ağır istismar biçimleriyle karşılaştığı bir dönemde iyi bir önder olarak doğduğunu ifade ettiği Saraç’ı "Üstad, Müslümanların kalbinde sevginiz ne kadar büyük. Kaç genç Allah'ın sözlerini öğrenerek elinizde büyüdü?" sorusuyla anlattı. 


Eski Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el-Karadavi, üniversiteden sınıf arkadaşı da olan Saraç'ın vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında şu ifadeleri kullandı: "Hayatını Allah'a davet yoluna adayan, Türkiye'nin büyük alimlerinden, El-Ezher Üniversitesi İslam Hukuku Fakültesi mezunu sınıf arkadaşım Şeyh Muhammed Emin Saraç'a Allah rahmet eylesin. Allah onu bağışlasın, onu davetçilerin, sadıkların ve alimlerin mükafatıyla mükafatlandırsın."


Hindistanlı alim ve düşünür Selman el-Hüseyni en-Nedvi, Lübnan'daki Trablus Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rafet Muhammed Reşid el-Mikati, Moritanyalı alim ve Moritanya'daki Tekvin Alim Yetiştirme Merkezi Başkanı Şeyh Muhammed el-Hasan ed-Dedo, Lübnan İslam Birliği Derneği, Filistin Alimler Birliği, Yurtdışındaki Filistinli Alimler Heyeti, Filistin'deki Hamas Hareketi Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Mısır'daki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan), İngiltere’deki İslami sivil toplum kuruluşu "Suffah Foundation" ve daha pek çok İslami değerlere ömrünü adayan kişiler Saraç’ın acısında buluştu. 


Peki neydi Saraç’ı İslam dünyasında bu denli kıymetli, saygın ve sevilen kişi yapan özellikleri çalışmaları?


Gelin hep birlikte bu dünyada nelere emek verdi, nasıl yaşadı anlamak için özgeçmişine bir bakalım: Tokat'ın Erbaa ilçesinin Tanoba kasabasında 1929 yılında doğan Saraç, ilim tahsili yüksek bir aileden geliyordu. Dedesi Nakşibendiye'den Müderris Üzeyir Efendi, Niksar'ın Keşfi Camisi Medresesi'nde müderrislik yaptı. Müderris Üzeyir Efendi, dönemin sayılı uleması arasında gösteriliyordu. Dedesinin yanında 6 yaşında Kur'an-ı Kerim'i hatmederek hafızlığa başlayan Emin Saraç'ın ağabeyi Bahaddin Saraç, kardeşleri Osman ve Yusuf ile kız kardeşleri, Kur'an-ı Kerim hafızı olarak yetişti.


Emin Saraç, 1940-1943 yılları arasında Niksar-Merzifon'da mukabeleler okudu. 1943'te ailesi tarafından tahsil için İstanbul'a Ali Haydar Efendi'nin tekkesine gönderildi. Ali Haydar Efendi, tekkesi sürekli gözlem altında tutulduğu için M. Emin Saraç'ı, Fatih Camisi Baş İmamı Ömer Efendi'ye emanet etti. Ömer Efendi'nin yanında Kur'an talimi yapmaya ve Telhis okumaya başlayan Saraç, Fatih Camisi'nde üç ay misafir kaldıktan sonra Kargümrük'teki Üçbaş Medresesi'ne gitti. Burada ikamet eden ve 65 sene başkayyımlık yapan Süleyman Efendi'den Buhari-i Şerif'in birinci ve ikinci ciltlerini okuyan Emin Saraç, ilk hadis icazetini muhaddis Hacı Ferhad-ı Rizevi silsilesinden gelen icazetname ile Süleyman Efendi'den aldı.


Emin Saraç, Üçbaş Medresesi'nde 1950'ye kadar kaldı. Bu süreçte Ali Haydar Efendi ile Fatih Camisi baş imamı Ömer Efendi'den başka Gümülcineli Mustafa Efendi, Muhaddis İbrahim Efendi, Arnavut Hüsrev Efendi, Ali Haydar Efendi, Silistreli Süleyman Hilmi (Tunahan) Efendi gibi zatlardan da tefsir, hadis, fıkıh, usul dersleri okumaya devam etti. Saraç, İstanbul'da kaldığı yıllarda Tirmizi, Buhari-i Şerif, Merakı'l-Felah, Kuduri-i Şerif, Şerhu'l-Akaid, Şifa-i Şerif, Mir'at, Müslim-i Şerif, Mişkatü'l-Mesabih, Tefsir-i Kadı Beyzavi gibi kitapları okudu.


Emin Saraç, Mısır'da 9 yıl kalarak eğitimine devam etti. Bu dönemde Muhammed Zahidü'l Kevseri, Osmanlı'nın son şeyhülislamı Mustafa Sabri Efendi, Yozgatlı İhsan Efendi, Muhammed Abdulvehhab Buhayri, Ahmed Fehmi Ebu Sünne, Ali Yakup Efendi, Abdulfettah eş-Şa'şa'dan istifade etti.


M. Emin Saraç, Fi-Zılalil-Kur'an mütercimleri arasında yer aldı. Ama o eser telifi yerine daha çok ders vermeyi tercih etti. 2000'den fazla talebe yetiştirdi. Aralarında davet ve irşad erbabı, müftü, vaiz, imam hatip, akademisyen ve öğretmenlerin çoğunlukta olduğu mümtaz talebeleri arasında Osman Topbaş, Prof. Dr. Cevat Akşit, Prof. Dr. Osman Öztürk, Prof. Dr. Kemal Sandıkçı, Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan, Prof. Dr. Mehmet Bulut, Prof. Dr. Mustafa Avcı, Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu gibi isimler yer alıyor.


Yurt dışındaki ilim meclislerinde defalarca Türkiye'yi temsil eden Saraç, Mısır, Suriye, Ürdün, Filistin, Kuveyt, Hindistan, Pakistan ve diğer İslam ülkeleriyle ilmi irtibatını devam ettirdi. Fatih Camisi'nde 65 yıl boyunca, tefsir, hadis ve fıkıh dersi veren, yurt içinden olduğu kadar yurt dışından da yüzlerce talebe yetiştirdi.  

YORUM EKLE

banner19

banner24