'Doğu Akdeniz'de artık sahadayız ve denge kuruldu'

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Doğu Akdeniz'de denge kurulduğunu ve artık sahaya çıkıldığını belirt

'Doğu Akdeniz'de artık sahadayız ve denge kuruldu'

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Doğu Akdeniz'de denge kurulduğunu ve artık sahaya çıkıldığını belirterek, bölgede bir oldubittiye de izin vermeyeceklerini söyledi.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleştirdiği temaslar, Doğu Akdeniz'deki son gelişmeler ve kapalı Maraş'a ilişkin, değerlendirmelerde bulundu.   Özersay, Cenevre'de farklı kurumlarla görüştüğünün ama Rum kesiminin engellemeleriyle karşılaştıklarının altını çizerek, şöyle devam etti: "Şunu vurgulamak istiyorum; biz bir engelleme ile karşı karşıyayız. KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının görüşlerini, önerilerini, endişelerini beklentilerini ve taleplerini uluslararası örgütlerde, platformlarda dile getirmeye çalışırken, Kıbrıs Rum tarafının, özellikle Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanlığının engellemeleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Somut bir örnek vereyim. Biz buraya gelmeden önce, Rum tarafının Cenevre'deki Temsilciliği (bazı kuruluşlara) birtakım mektuplar göndermiş. Yapacağımız görüşmeleri iptal ettirmeye çalıştılar. Aslında bize göre, çağ dışı bir uygulamayla sesimizi kısmaya, kesmeye çalıştılar. Ama başaramadılar. Biz birilerine bir şey gösterme derdinde değiliz. Biz sadece pragmatik şekilde sorunları çözmeye çalışıyoruz." Özersay, Rum kesiminin engellemelerine karşı ilgili kuruluşlarla yapacakları görüşmeleri önceden açıklamadıklarına dikkati çekerek, "Çünkü bizim için önemli olan bağcıyı dövmek değil üzümü yemektir, sonuç almaktır ve pragmatik şekilde ileriye bakmaktır." diye konuştu. Rumların engelleme girişiminin samimiyeti ve mantığı olmadığını, iki toplumun ortak problemleri bulunduğunu ve ancak diyalog yoluyla sorunların çözülebileceğini anlatan Özersay, bu tür davranışların Kıbrıs Rum tarafının kapsamlı çözüm ve samimiyetini sorgulamalarına neden olduğunu belirtti.

"YETKİLENDİRİLMİŞ ŞİRKETLER GÖRÜŞSÜN"


Son aylarda gündemden düşmeyen Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon yatakları konusunda Rum kesimi ile iş birliği yapmaya hazır oldukları mesajını veren Özersay, bölgede çatışma riskinin ortadan kaldırılması ve istikrarın sağlanması için KKTC olarak esneklik gösterdiklerini belirtti. Kudret Özersay, bu konudaki iş birliğinin iki taraf arasında yapılmasının şart olmadığına, "ileri bir yetkilendirmeyle" lisans verdikleri ve verecekleri şirketler arasında da sorunun çözülebileceğine işaret etti. Şirketlerin, iki toplum adına hidrokarbon yataklarına ilişkin görüşme yapmalarının önünde hukuki engel bulunmadığına dikkati çeken Özersay, "Bu bir çıkış yoludur. Bu bölgede yatırım yapmaya yönelmiş olan şirketler, Rum tarafına doğru mesajı verdikleri takdirde enerji alanında bir iş birliğinin başlayacağına ben yüzde yüz eminim. Çünkü biz pragmatik yaklaşımı şirketler üzerinden yapalım diyerek göstermiş durumdayız." değerlendirmesinde bulundu.

"GAYRİ ADİL DURUM İKİ SONDAJ GEMİSİ SAHİBİ YAPTI"


KKTC Dışişleri Bakanı Özersay, Ada çevresinde enerji kaynaklarına ilişkin şunları söyledi: "Rum kesimi liderliği defalarca, belki kendi siyasetinin bir ürünü olarak fakat fark etmez ama uluslararası kamuoyunda açıkça bu kaynaklar Kıbrıslı Türklere de aittir demiş durumdadır. Bu gerçeği kimse değiştiremez. Bu açıklamalar, BM'nin raporlarına girmiş durumdadır. Avrupa Birliği'nin (AB) de 'Kıbrıslı Türkler de bu kaynakların ortağıdır ve bundan yararlanmaları gerekir' şeklinde açıklamaları vardır. Eğer Kıbrıslı Rumlar ve uluslararası aktörler bunu bizi yatıştırmak için söylüyorlarsa bile artık o eşik geçildi." Rumlara pek çok kez hidrokarbon yatakları konusunda iş birliği yapma çağrısında bulunduklarını anımsatan Özersay, "Ama belli bir noktaya geldikten sonra 'gelin bunu birlikte yapalım. Eğer yapmazsanız biz de sizin yaptığınızı yapacağız' dedik. Belki birileri bize o dönemde gülmüştü. Ama bu gayri adil durum, Türkiye'yi iki tane sondaj gemisi sahibi yaptı." diye konuştu. Özersay, Türkiye'nin, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri için Doğu Akdeniz'e gönderdiği sondaj gemileri "Yavuz" ve "Fatih"in Türkiye'de ve KKTC'de bir neslin mürettebat alanında yetişmesini sağlayacağını vurguladı.

"YAVUZ VE FATİH GEMİLERİ DENGE OLUŞTURDU"


Türkiye'nin bölgede "dengeler değişmeden ve çok geç kalmadan" yaptığı hamlenin önemine işaret eden Özersay, "Şimdi fiilen sahadayız. Sahada olduğumuz için de yarın, öbür gün durulması gerekiyorsa, oturulup konuşulması gerekiyorsa, herkes duracak, herkes oturacak. İleriye gidilecekse herkes ileri gidecek. Anlaşılacaksa, herkes bu anlaşmanın içerisinde olacak." ifadesini kullandı. Özersay, "Yavuz ve Fatih" sondaj gemilerinin bölge barışı ve istikrarı açısından bozulan dengeyi kurduğunu ve artık sahada olduklarını vurgulayarak, Kıbrıs Rum kesimini daha rasyonel ve pragmatik davranmaya ve birlikte iş birliği yapmaya davet etti. KKTC ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de bir oldubittiye izin vermeyeceğine değinen Özersay, Kıbrıslı Türklerin tartışmasız bir şekilde sahibi olduğu alanlardaki çalışmaların engellenmesinin mümkün olamayacağını söyledi. Özersay, "Türkiye'yi sahada fiilen kontrol sahibi olan, Kıbrıs Türkünü de yine sahada aktör haline getiren nedir biliyor musunuz? Aslında Türkiye'nin batısında Yunanistan ile yaşamış olduğu ve fiili durumlarla oluşturulan oldubittilerle geçmişte yitirmiş olduğu birtakım yerlerdir. Yani bu tecrübe Türkiye'yi ve Kıbrıs Türkünü de bu açıdan da biraz daha uyanık olmaya yöneltmiştir. Geldiğimiz nokta bu anlamda kendi içinde bir iç dengeyi barındırıyor diye düşünüyorum." diye konuştu. 1974'ten beri kapalı olan Maraş'ın açılmasıyla ilgili tartışmalara da açıklık getiren Özersay, "Yakın gelecekte Maraş'ın açılması olasılık dışı değildir." dedi.

(AA)
Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2019, 15:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8