'Yüzyılın Anlaşması'nda İsrail'in kontrolünde bir Filistin'

ABD'nin Filistin meselesinin çözümüne yönelik müzakereleri başlatmak için planladığı "Yüz

'Yüzyılın Anlaşması'nda İsrail'in kontrolünde bir Filistin'

ABD'nin Filistin meselesinin çözümüne yönelik müzakereleri başlatmak için planladığı "Yüzyılın Anlaşması"nın çerçevesini Gazze'de Filistin varlığı, Batı Şeria'da Filistin özerkliği ve Kudüs'ün mahallelerinden müteşekkil bir Filistin oluşturuyor.


ABD'nin Filistin meselesinin çözümüne yönelik müzakereleri yeniden başlatmak için planladığı "Yüzyılın Anlaşması"nın ana çerçevesi Gazze'de Filistin varlığı, Batı Şeria'da Filistin özerkliği ve Kudüs'ün mahallelerinden müteşekkil bir Filistin başkenti olarak üç ana başlıkta toplanmış olarak görünüyor.


ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz yıl eylül ayında anlaşmayı ortaya koymak istediğini duyurmasıyla, damadı ve danışmanı Jared Kushner konunun içeriğine dair bir anlaşma planı yapmaya başladı.


Planın içeriği hakkındaki sızıntılar karşısında Beyaz Saray Yönetimi bir dizi kısa açıklama yaparak, Filistin-İsrail çatışmasını sonra erdirmeyi hedefleyen planın tamamlanmadığını duyurdu.



İsrail ABD planını kabul etmeye hazır


Daha önce uzun süre İsrail resmi radyosunda editör ve genel müdür olarak çalışan, siyasi analist Yuni Ben Menahim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ABD'nin planındaki içerikleri mevcut İsrail hükümetinin kabul etmeye hazır olduğu konularla uyuştuğunu ifade etti.


İsrail'deki mevcut siyasi çevrenin, bir Filistin devleti istemediğini belirten Menahim, ancak Tel Aviv'de genişletilmiş özerklik denilen Filistin topraklarının bir bölümünde oluşturulabilecek bir Filistin yönetimi, başkenti Doğu Kudüs olmayan, Ürdün Vadisine de sahip olmayan ve Filistinli mültecilerin dönemeyeceği bir statüyü kabul etmeye hazır gibi göründüğünü söyledi.


Menahim, "ABD'deki Yahudi Lobisinin desteği ile Trump'ın danışmanları Jerad Kushner, Jason Greenblatt ile David Fredman'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ölçülerine göre bir plan ortaya koymaya Trump'ı ikna edebilir." dedi.



"İsrail'in kontrolünde olan bir Filistin varlığı" 


Menahim, "Kushner ile Greenblatt'ın düşüncesindeki çözüm, Ürdün Vadisi ile Doğu Kudüs'ü de koruyarak, Filistinli mültecilerin geri dönmelerine izin verilmemesi, yerleşik düzene geçmeleri karşısında Gazze'de ve Batı Şeria'nın bir kısmında İsrail'in kontrolünde olan bir Filistin varlığı." diye konuştu.


"Plan Batı Şeria'daki yerleşim yerlerini kapsamıyor. Bu sebeple onlar yerlerinde kalacak. En iyi ihtimalle Filistin kentleri arasındaki coğrafi bağı temin etmek için bazı küçük yerleşim yerleri boşaltılacak." diyen Menahim, bunun karşılığında Filistinlilere Ebu Diys'in Mekber Dağı, ez-Zaim, Şafat kampı ve el-İsaviye gibi Doğu Kudüs'te İsrail siyaseti açısında bir sorun teşkil etmeyen 4 mahallenin verileceğini söyledi.


İsrail'in mevcut durumda ABD'nin edindiği tutum nedeniyle kendini "rahat" hissettiğini belirten Menahim, genel kanaatin, "Trump'ın yeniden seçilmesi ya da İsrail'i daha çok destekleyen yardımcısı Mike Pence'in başkan olması durumunda İsrail-ABD ilişkilerinde uzun süre sükunetin hakim olacağı" yönünde şekillendiğini kaydetti.


Menahim, "Buna karşılık, Filistin-ABD ilişkileri gergin. Beyaz Saray'da Filistinlilere kulak veren kimse yok. Bu nedenle İsrail, kendisini önceki zamanlara kıyasla çok daha güçlü hissediyor." dedi.


Bazı Filistinli kaynakların, Trump yönetiminin, Gazze'de siyasi projesi başarısız olduktan sonra kalkınma projeleri düzenlemek için fikirler geliştirdiği değerlendirmesine katılmadığını ifade eden Menahim, ABD'nin Gazze'ye yönelik ilgisinin geçici olduğunu, yüzyılın anlaşması projesinin iptali anlamı taşımadığını aktardı.


Menahim, Gazze'de uygulanması için ortaya atılan projelerin, bölgeye yansımaları olabilecek bir patlama halini önlemeyi hedeflediğini dile getirdi.



Doğu Kudüs İsrail'in eline kalması öngörülüyor


İsrailli siyasi analistlerden Amos Heril geçen hafta Haaretz'te yayımlanan yazısında, bu durumun son teklif olması halinde eksik bir devlet olarak nitelendirileceğini ve Ramallah yönetiminin bunu müzakerelerin başlama noktası olarak kabul etmeyeceğinin varsayabileceğini belirtti.


Heril, Filistin yönetiminin halkına ekonomi üzerine teklifler sunacağı bunlar arasında körfez ülkelerinin bir kısmının finanse ettiği büyük teşvik paketi de olacağını öne sürdü.


Heril'in yazdıklarından yola çıkarak, ABD'nin Filistinlilere başkent olarak Doğu Kudüs yerine Ebu Diys beldesini sunması, buna karşılık ise İsrail Kudüs'ün doğusunda ve kuzeyinde bir kaç Arap köyü ile mahallesinden çekilmesiyle Doğu Kudüs'ün İsrail'in elinde kalması öngörülüyor.


Trupm'ın teklifinde izole edilmiş yerleşim yerlerinin boşaltılmasının dahil edilmeyeceğini ve yerleşim blokları konusunda bir anlaşmaya varılmadığına dikkati çeken Heril, Ürdün vadisinin İsrail'in kontrolünde kalacağını, Filistin devletinin ağır silahı ve ordusu olmayan bir statüde tutulacağını kaydetti.


Uzmanlar, İsrail tarafının plana yaklaşımı karşısında anlaşmayı "yüzyılın tokadı" olarak nitelendirmekte bir kaç aydır ısrar eden Filistin tarafında böyle bir planın kabul görmesini pek mümkün görmüyor. (AA)



Güncelleme Tarihi: 29 Haziran 2018, 15:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8