E-spor gerçekten spor mu?

Her şeyin başına bir ‘e’ koyduğumuz bu çağda nasibini tabi ki spor branşları da aldı. E-spor tabiri son zamanlarda öyle çok yayıldı ki gençler arasında kabul gören bir branş, gerçek bir spor dalı olarak görülmeye başladı, peki gerçekten öyle mi nedir bu e-spor?


Aynı  şartlara sahip bilgisayar oyuncularının organize olarak mücadele verdiği ve kazanan kişi veya takımların ödüllendirildiği profesyonel oyun turnuvaları e-spor organizasyonlarıdır. E-Spor karşılaşmalarındaki en önemli gereklilik tüm oyuncuların eşit olmasının sağlanması ve oyuncuların birbirine üstünlük sunan eşyalara sahip olmadan gerçekleştirilmesidir. En sık yapılan oyun karşılaşmaları başta strateji oyunları olmak üzere, dövüş oyunları ve spor temalı oyunlardır. Gerçekleştirilen turnuvalar çeşitli platformlarda canlı olarak yayınlanır ve oyunda hile yapılmasını önlemek amacıyla hakemler veya juriler yer alabilirler. Bir E-Spor yarışmasına katılan oyuncuların her birine “Siberatlet” adı verilir. E-spor karşılaşmalarına başlama yaşı yaklaşık 16/17 olarak görülmektedir, çocukların ve gençlerin bu branşa duydukları ilgi son zamanda bir çığ gibi büyümeye başlamıştır.


Bu e-spor gerçekten bir spor mu ya da sadece bir uğraş mı bu son zamanlarda çok tartışılan bir mevzu haline geldi. Kimi insanlar bunun sadece internet ve bilgisayara bağlı bir şekilde gerçekleştirildiği için asla bir spor dalı olarak kabul edilemeyeceği görüşünü savunmaktadır. Fiziksel olarak da bir aktivite barındırmadığı ve beden gücünü test eden bir yanı olmadığı için spor olarak kabul görmesini benimsemektedir. Bu alan hakkında spor olmasını kabul etmeyenlerin en büyük savundukları nokta kişinin bedensel sağlığı ve fiziksel durumunun işe hiç yansımıyor oluşudur. Normal bir atletik spor dalında kişilerin yarışmaya dahil edilebilmesi için gerekli olan boy yada kilo gibi seçici unsurlar e-spor dalında yoktur ve giriş şartı olarak bunlar sunulmamaktadır.


E-sporun sporla ilgisi olmadığını savunanlar kadar bir spor dalı olarak kabul görmesi gerektiğini düşünenlerede rastlıyoruz. Bu tarafın ise savunduğu en büyük argüman e-sporunda kendi içerisinde bir hızlı düşünme ve strateji geliştirme aynı zamanda da sürekli tekrarlayıp antrenmanlarla kendilerini geliştiriyor oluşlarıdır. E-spor ile uğraşan siberatletlerde tıpkı yüzücüler yada koşucular gibi belli bir alana yönelip o oyun branşında sürekli çalışarak bu konuda uzmanlaşmaktadır. İçerisinde büyük bir rekabet barındırıyor olması da bu dalın spor olarak kabul edilmesini isteyenlerin en sağlam dayanaklarındandır.


Bu uğraşın spor olarak kabul görüp olimpiyatlarda oynanacak derecelere gelmesi hala tartışmaya açık ancak şu bir gerçek ki e-spor ve siberatlet kavramları hayatımıza gün geçtikce daha çok girecek ve kendisini daha yüksek seslerde duyurmaya başlayacak. Türkiyeden de çok yoğun ilgi gören bu branşda daha çok atılımlar olacağını ve yenilikleri göreceğimize inanıyorum.
 

YORUM EKLE

banner19

banner24