'30 TL'ye et yedirenler, 50 TL'ye el öptürecekler'

 Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, hayvan ithalatından duydukları rahatsızlığı dile getirerek, “Bugün vatandaşa 30 TL’ye ucuz

'30 TL'ye et yedirenler, 50 TL'ye el öptürecekler'
 Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, hayvan ithalatından duydukları rahatsızlığı dile getirerek, “Bugün vatandaşa 30 TL’ye ucuz et yedirenler, üretimimiz azaldığı için ileride 50 TL’ye ellerini öptürecekler” dedi. 

Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, Ziraat Odası Meclis Başkanı İbrahim Büke, Meclis Başkan Vekili Selçuk Şeker ve Yönetim Kurulu Üyesi Nizamettin Aguş ile birlikte basın toplantısı düzenledi. Hayvan ithalatının besicinin belini büktüğünü ve bundan rahatsız olduklarını ifade eden Başkan Erdem, “Bugün 30 TL’ye vatandaşa ucuz et yedirmek isteyenler, bizim üretimimiz iyice azaldığında o eti vatandaşımıza 50 TL’ye yedirerek ellerini öptürecekler. unun önüne geçmek için yapılması gereken süt hayvancılığını geliştirmek ve süt fiyatlarını artırmak. Kendi ülkemizde dişi düve olayını geliştirmeliyiz. Bunun üzerinden de et ve süt arzını halkımıza kendimiz sunmalıyız. Hayvancılıkta ithalat değil ihracat yapmalıyız. Tarımdaki ithalat sadece çiftçiyi de değil marka değeri oluşturmuş fabrikalarımızı da vuruyor. Meselâ yurtdışından gelen bezelye, hem çiftçiyi hem de fabrikalarımızı etkiliyor. Fabrikalarımız bezelyeyi işlerken, çiftçiden aldığı taze malı işliyor ve halka arz ediyor. Fakat dışarıdan gelen bezelyeler kurutulmuş olarak geliyor. Burada bir kez daha işlem görüp öyle arz ediliyor halka. Bunun sağlıklı olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.
Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Nizamettin Aguş da, yurtdışından çiftçiler için getirilen dişi düvelerin çiftçilere değil doktor ve avukatlara verildiğini ileri sürdü. Devletin teşvikleriyle getirilen düvelerin, süt birlikleri tarafından çiftçiler yerine işi bilmeyen kişilere verildiğini belirten Aguş, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Dışarıdan gelen hayvanlar, işi bilmeyenlere verildi. Gerçek hayvancılara, köylüye, çiftçiye değil de, avukata, doktora verildi. Çünkü çiftçi istenilenleri sağlayamadı. Banka ipotek istedi, zaten her şeyi ipotekli olan çiftçi bunu yapamadı. Proje dam istediler, köylü bunu da yapamadı. Bu yüzden gelen hayvanları alamadı. Yani damızlık hayvan ithali başarısız oldu. Böyle olunca da hayvanlar, hayvancılıkla ilgisi olmayanlara verildi. Sonra bu hayvanlar kesilerek yok edildi. Eğer böyle olmasaydı üretim artacaktı, sütte ve ette sıkıntı yaşamayacaktık ve hatta hayvan ithal eden değil, ihraç eden ülke olacaktık”.

Aguş, “2008 yılında 50 tane dana aldım. O zaman karkas 18-19’lardaydı. Ardından Bakanlık et ithalatı yaptı ve karkas 12 liraya düştü. Hayvan başına bin TL zarar ettim. 10 yıl içinde damızlık üretimini bıraktım ve besiye döndüm. Ama şimdi beside de zarar etmeye başladık. Bu iş böyle gitmez. Devletin sütte ciddi destek vermesi lazım. Eğer süt kazandırırsa kendi hayvanımızı kendimiz üretiriz, hatta dışarıya hayvan bile veririz. Aksi halde işimiz zor. Şu an hayvancılıkta en büyük sıkıntı zaten süt fiyatlarının düşük olması. 8-10 yıl önce olması gereken fiyatlar şu anda revaçta. Üreticiyi düşünen yok, hep sanayiciyi düşünüyorlar. Bu sıkıntı yeni değil, 10 yıl önceye dayanıyor” dedi.  (İHA)
Güncelleme Tarihi: 15 Ocak 2018, 18:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner22

banner19

banner24