IMF'nin 'acı receteleri' mazide kaldı

Türkiye'nin, Uluslararası Para Fonu'na (IMF) borcunu sıfırlamasının üzerinden 3 yıl geçti. Türkiye'nin IMF ile 1961'de başlayan stand-by yolculuğuna 8 cumhurbaşkanı ve 37 hükümet eşlik etti. Ekonomik istikrarın sağlanması ve güven ortamının oluşmasıyla IMF ile yarım asrı bulan borç serüveni ve sunulan "acı reçeteler" geride kalırken, Türkiye, artık borç alan değil Fon'a kaynak taahhüdünde bulunan ülke konumuna geldi. Türkiye IMF'ye olan kredi borcunun son taksidinin transferi, dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından 14 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirilmişti. Fotoğrafta dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı ile birlikte kredi borcunun son taksidini Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Ankara Şubesi'nde ödedikten sonra banka çalışanlarıyla hatıra fotoğrafı çektirirken görülüyor. (Arşiv) ( Anadolu Ajansı - Mehmet Kaman )

IMF'nin 'acı receteleri' mazide kaldı
 Türkiye'nin, Uluslararası Para Fonu'na (IMF) borcunu sıfırlamasının üzerinden 3 yıl geçti. Ekonomik istikrarın sağlanması ve güven ortamının oluşmasıyla IMF ile yarım asrı bulan borç serüveni ve sunulan  "acı reçeteler" geride kalırken, Türkiye, artık borç alan değil, Fon'a kaynak taahhüdünde bulunan ülke konumuna geldi.







AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin IMF ile 1961'de başlayan stand-by yolculuğuna 8 cumhurbaşkanı ve 37 hükümet eşlik etti. Borcun bittiği tarihe kadar 50 milyar doları aşan kaynak kullanan Türkiye, Uruguay ve Filipinler ile birlikte "en çok anlaşma imzalayan" 3 ülkeden biri oldu. Türkiye, IMF ile toplam 19 stand-by anlaşmasına imza koydu.

Türkiye 188 ülkenin üye olduğu IMF ile 1947'de İsmet İnönü döneminde tanıştı. İlk stand-by anlaşması 1 Ocak 1961'de bir yıllık süreyle imzalandı.Türkiye, 1961-1970 arası her yıl IMF ile bir stand-by anlaşması yaptı.  Anlaşmalar genellikle bir yıl dolmadan sona erdi.1970’ten 1978'e kadar IMF ile stand-by anlaşması yapmayan Türkiye, 1978'ten 1980 yılına kadar yeniden birer yıllık anlaşmalara imza attı.

Türkiye'de 1980 yılında 24 Ocak Kararları ile ekonomide değişim süreci başlarken, 18 Haziran 1980'de ilk kez, 3 yıllık vadeyle IMF ile en uzun stand-by anlaşmasını gerçekleştirdi. 1983 yılında yeni bir stand-by düzenlemesine giden Türkiye’nin bu anlaşması ise 1 yıl sürdü. IMF'den kullanılan kaynak miktarı 1980'e kadar daha düşük seviyelerde gerçekleşirken, bu tarihten itibaren daha yüksek miktarlar için IMF'nin kapısı çalındı.

En zorlu anlaşmaya 2001 krizinden sonra imza atıldı

Uzun süre kısa vadeli anlaşmalarla IMF ile ilişkisini sürdüren Türkiye, en zorlu anlaşmasına 2001 krizinden sonra imza attı. Başbakanlığını Bülent Ecevit'in yaptığı 57. hükümet, uzun görüşme ve pazarlıklar sonucunda Fon'dan 19 milyar dolarlık kredi aldı. Bu dönemde Fon'un "acı reçeteleri" çok tartışılırken, görüşmeleri yürüten IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli de "bond çantasıyla" hafızalara kazındı.

Son anlaşmaya 2005'te imza koyan Türkiye, 2008 yılında IMF ile stand-by anlaşması yapmama kararı aldı. IMF Türkiye Yerleşik Temsilciliği program ilişkisinin sona erdiği 2008'den itibaren, IMF ile üyelik ilişkileri doğrultusunda faaliyetler sürdürüldü. Türkiye’de küresel ekonomik krizin etkilerinin ciddi şekilde hissedildiği 2009 ve 2010 yıllarında ödemeler dengesinde sorun yaşanmaması ve en kritik dönemin IMF’siz atlatılması bu noktadan sonra IMF ile yola devam edilmemesinin herhangi bir sorun teşkil etmeyeceği beklentilerini de güçlendirdi. Türkiye’nin bu dönemde kredi derecelendirme kuruluşlarından aldığı notlarda önemli artışlar yaşanırken, ülke ekonomisinde başarılı bir performans sergilendi.

Son ödeme için Babacan tuşa bastı

Türkiye'nin IMF'ye olan kredi borcunun son taksidinin transferi, dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından 14 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirildi. Tarihi ana tanıklık eden Babacan'ın tuşa basmasıyla ikisi dolar ikisi avro olmak üzere 4 ayrı transferle IMF'ye son borç da ödenmiş oldu. Böylelikle 52 yıllık borç defteri kapandı.

IMF'de en yüksek oy gücüne sahip 20'nci ülke

Fon nezdinde bir dönem sadece borçlarıyla gündeme gelen Türkiye, artık en yüksek oy gücüne sahip 20. ülke konumunda bulunurken, IMF'ye kaynak taahhüdünde bulunan ülke durumuna geldi. IMF-Fon 2010 Kota ve Yönetim Reformu'nun yürürlüğe girmesinin ardından söz konusu karar kapsamında öngörülen kota artışını onaylayan ve gerekli ödemeleri tamamlayan Türkiye'nin, bu yılın şubat ayı itibarıyla oy gücü yüzde 0,61 seviyesinden yüzde 0,95'e yükseldi.

Geçen yılki G20 Dönem Başkanlığı ile Türkiye-IMF ilişkileri de yeni bir boyut kazanırken, gelecek dönemde Türkiye'nin IMF'nin kararlarında daha etkin rol oynaması hedefleniyor.

Ekonomik istikrar ve güven ortamını sağlayan Türkiye'nin, IMF'ye borcunu sıfırlamasının üzerinden 3 yıl geçerken, Fon'un "acı reçeteleri" tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı, dönemin en çok konuşulan ismi Cottarelli de unutuldu.

Türkiye ile IMF arasında imzalanan stand-by anlaşmaları şöyle:








































































































































Tarih Süre Tahsis (milyon dolar) Kullanım (milyon dolar)
1961 12 57 24
1962 9 47 23
1963 11 33 33
1964 11 33 29
1965 12 33 -
1966 12 33 33
1967 11 41 41
1968 9 41 41
1969 12 41 15
1970 12 136 136
1978 24 453 136
1979 12 378 347
1980 36 1888 1888
1983 12 340 85
1984 12 340 255
1994 14 923 696
1999 36 22707 17726
2002 36 19360 17990
2005 36 10060 10060


Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 12:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8