Ermeni bir Milli Şef!

Ermenistan ile normalleşme görüşmeleri başladı. Konu bu olunca aklıma bu memlekette bir Ermeni kökenli Cumhurbaşkanı’nın da olduğu gerçeği geldi birden. Üstelik 12 sene. Bizim yaş ve üzeri iyi bilir de biz gençler için anlatalım; 
İsmet İnönü 10 Kasım 1938 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü üzerine, 11 Kasım 1938 tarihinde olağanüstü toplanan TBMM tarafından oy birliğiyle cumhurbaşkanlığına seçildi. 26 Aralık 1938 tarihinde toplanan CHP I. Olağanüstü Kurultayı'nda partinin "değişmez genel başkanı" seçildi ve kendine "Millî Şef" unvanı verildi.


30 Aralık 1925 tarihli 701 sayılı yasa ve 16 Mart 1926 tarihli 3322 sayılı kararname ile 50, 100, 500 ve 1.000 liralık banknotların ön yüzlerinde cumhurbaşkanının resminin bulunması kararı alınmıştı. Buna dayanarak, para ve pulların üzerindeki Atatürk resimleri kaldırılıp yerine İsmet İnönü'nün portreleri kullanıldı.
1946 yılında yapılan ilk çok partili seçimde "açık oy, gizli tasnif" metodu kullanıldı ve CHP bu seçimlerde iktidarını devam ettirdi. 1950 senesi İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanlığını bıraktığı sene oldu.


İnönü ismi 11 Kasım 1942 tarih ve 4305 sayılı kanunla konulanvarlık vergisiyle de anılır hep. Buna göre Türkiye’de yaşayan azınlıklar büyük vergiler ödüyordu. Bakın kime ne kadar vergi vardı;


Varlık vergisi Oranları
Ermeniler     232%
Yahudiler        179%
Rumlar        156%
Müslümanlar    4.94%


Görüldüğü üzere en büyük vergi yükü Ermeni vatandaşlara bindirilmişti. Bununla ilgili olarak basına kapalı yapılan CHP grup toplantısında dönemin başbakanı Şükrü Saracoğlu şunları söylüyordu:
"Bu kanun aynı zamanda bir devrim kanunudur. Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız. Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz. Bu memleket tarafından gösterilen misafirperverlikten faydalanarak zengin oldukları halde, ona karşı bu nazik anda vazifelerini yapmaktan kaçınacak kimseler hakkında bu kanun, bütün şiddetiyle uygulanacaktır."


Saraçoğlu bilindiği gibi 1942 yılında Refik Saydam’ın ani ölümü üzerine Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından 9 Temmuz 1942 günü başkanlığa atanmıştı.
Üstelik bu varlık vergisinin mimarı Ermeni kökenli bir cumhurbaşkanıydı. Gelin İsmet İnönü gerçekte kimdir tanıyalım. Aşağıdaki bilgiler https://armenianweekly.com/ web sitesinden iktibas edilmiştir;


Türk hükumeti Türk vatandaşlarının atalarına ait kökenlerini 1850’li senelerin ortalarına dek bulabileceği bir web sitesini kullanıma açtı. Basılı ve sosyal medyada yer alan ve bir çok Türk sanılan kişinin Arnavut, Arap, Rum Pontus ve en kötüsü “Ermeni” olduğuna dair yüzlerce haber Türkiye çapında ve hatta ötesinde şok dalgalarına neden oldu. Hatta aşırı milliyetçi ve ırkçı bir Türk partinin bazı üyeleri Ermeni aile kökenlerinin keşfedilmesinin ardından rütbeleri söküldüğü, depresyona girdikleri ve hatta intihara teşebbüs ettikleri dahi bildirildi.
Bu hikâyeler ister doğru ister aratma olsun, Türkiye’de insanların kökenleri konusu “kritik” ve bazı durumlarda ölümcül. Merhum Hırant Dink “Türklüğe hakaret” ettiği gerekçesiyle sürekli zulme uğramış, yargılanmış ve nihayetinde Kemal Atatürk'ün evlatlık edindiği ilk Kadın Hava Kuvvetleri Pilotu Sabiha Gökçen’in Ermeni Soykırımı sırasında öksüz kaldığı gerçeğini ifşa edince de suikasta kurban gitti. 
Bir başka davada ise Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanının bir muhalefet partisi Milletvekilini “Kayserili bir Ermeni aileden gelmekle suçlayarak ona hakaret ettiği” şeklinde dava açmasıydı.
1880’lerde varlıklı bir Ermeni aile Malatya’nın bir köyünde yaşadı. Bölgedeki Ermeni köyleri sürekli olarak Kürt aşiretlerinin terör ve tacizi altındaydı.  Nihayet, Ermeniler köylerini korumak için fedailer (özgürlük savaşçıları) denilen güçlerini bir araya getirdi. Bir Ermeni fedai lideri bir keresinde bu zengin Ermeni ailesine giderek silah ve at almak için para istedi. Zengin Ermeni parayı verip vermemek için karar vermek üzere düşünmek için iki gün süre talep etti. İki günün sonunda fedai geri gelir ve zengin Ermeni parayı vermeyeceğini söyler. Fedai oracıkta adamı vurur. Öldürülen Ermeni'nin dul karısı yeni doğmuş çocuğuyla beraber İzmir’e kaçar, burada İslam’a döner ve çocuğunu Ermenilere karşı büyük bir nefretle yetiştirir. Bu çocuk büyüdüğünde İsmet İnönü olacaktır. (1884 - 1973). Kemal Atatürk'ten sonra Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı ve belki de İttihatçı (Genç Türk) liderlerden sonra, Ermenilerin ve Türkiye'deki diğer azınlıkların en büyük düşmanı.


Görüldüğü gibi İsmet İnönü ya da gerçek adı her ne idiyse bu zatın öncelikle Ermenilerden ve de daha sonra belki de köyünü haraca kesen Kürtlerden öç aldığı gibi bir tablo ile karşı karşıyayız. (Dersim harekâtı)
Bu yazı şu anda Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin geçmişine de ışık tutacaktır düşüncesindeyim. Hani oylarınızı verirken aklınızda bulunsun istedim.

Not: İnönü’nün Ermeni kökenli olmasına bir itirazım yok. İşini layıkıyla yapan, bu memleketi korumak ve güçlendirmek için azami çaba sarf eden her Türk vatandaşına, eğer seçimle bu göreve geldiyse, saygı duyarım. Burada itiraz ettiğim şey yukarıda adı geçen web sitesinde de belirtildiği gibi; 
Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanının bir muhalefet partisi Milletvekilini “Kayserili bir Ermeni aileden gelmekle suçlayarak ona hakaret ettiği” şeklinde dava açmasıydı.


Ve tabi bazı icraatları…


İşte bu kadar.
 

YORUM EKLE

banner19

banner24