Fakıbaba neden susuyor?

 Bir köşe yazısıyla ve tarım konusuna hakim olmayan bizim gibi insanlarla çok önemli bir konu olan ülkemiz tarımının sorunlarını anlatmamı beklemeyiniz ama iletişim çağında olmanın verdiği avantajları kullanarak, önemli gördüğümüz birkaç noktayı sizlerle paylaşmak isterim.

“Tarım konusuna hakim olmayan bizim gibi insanlarla” diye yazarken Tarım bakanlığı görevinde bulunmuş bakan ve danışmanının da benimle aynı seviyede konuya hakim olduklarını okuyup öğrenince insanın canı daha bir acıyor.

HABERTÜRK gazetesinde Fatih Altaylı tarım konusunda birkaç yazı kaleme aldı. (Kendisini, dilini, üslubunu, düşüncelerini hiç beğenmesem de, okumadan geçemem) Altaylı konuyla ilgili yazılarını özellikle birkaç başlığın altını çizerek birkaç gün devam ettirdi.

  1. Mehdi Eker sonrasında tarımla ilgisi ve bilgisi olmayan bakanlar ve kadroları; sanırım burada iki isim anlatılmak isteniyor, Faruk Çelik ve Ahmet Eşref Fakıbaba, ilki işletme eğitimi, ikincisi tıp eğitimi almış.

  1. Mehdi Eker sonrası dağıtılan, sürülen kadrolar; internetten araştırdığım kadarıyla Faruk Çelik döneminde büyük bir kadro yenilenmesi yapılmış, maalesef yeni gelen kadroda konunun uzmanını bulmak çok güç, hemşehri, eş dost akraba kadrosu bir dönem yaşanmış gibi.

  1. Miras yoluyla bölünüp küçülen tarım arazilerinde verimliliğin düşüşü; bu konuyla ilgili olarak AK parti iktidarı “toplulaştırma” adıyla çok güzel ve çok güçlü bir yasal düzenleme yapıyor ama maalesef bu proje 2015 yılında durduruluyor. (Faruk Çelik 24 Kasım 2015-19 Temmuz 2018 yılları arsında bakanlık yapıyor)

  1. TARBİL projesi; proje açıklandığında her siyasi görüşten insanda bıraktığı ilk izlemim “Tarımda çağ atlatacak proje” şeklinde. Binlerce farklı noktada tarlalara yerleştirilecek akıllı cihazlar ile toprak, nem , sulama, iklim, mikro klima verileri toplanacak, tarladaki ürünlerin hasat ve verim hesapları yapılabilecek hem de yıllar içinde toplanan veriler yapay zeka uygulamaları kullanılarak önümüzdeki yıllarda, ürün çeşitlendirmesi, doğru sulama, doğru ilaçlama, nerede, ne ekilmeli gibi tarımda bilimsel bir çalışma ve verimlilik getirecekti. Proje o kadar iyi ve heyecan vericiydi ki tarladaki bu bilgiler uydu aracılığıyla bilgisayarlara aktarılacak, tek bir bilgisayar üzerinden, Türkiye’nin üretim bilgisi, verimlilik hesapları, yıllık rekolte görülebilecekti. Bu proje asrın projesiydi ve Türkiye’yi tüm dünyanın önüne geçirecekti. Projede hazırlıklar yapılıyor, istasyonlar kuruluyor, gözlem araçları yerleştiriliyor AMA Proje daha sonra durduruluyor, projeyi yöneten bürokratlar görevden alınıyor, sürülüyor,

2014 yılında Tarbil protokolünün süresi doluyor, 2015 yılında TARSEY adıyla daha geniş kapsamlı olarak çalışmaya devam kararı alınıyor. TARSEY dünyanın birçok ülkesi tarafından beğeniliyor hatta birçok ülke bizimle bu projede birlikte çalışmak istiyor ama bizde buna yanaşılmıyor.

Tarsey’in İTÜ’deki füzyon merkez inşaatı bakanlığın taahhüt etmesine rağmen Faruk Çelik döneminde bütçesi onaylanmıyor.

Ankara’daki ana operasyon merkezi inşaatı da yaptırılmıyor.

2017 de projenin bakanlık tarafından yapılacağı beyan edilse de proje tamamen terk ediliyor.

  1. TARGEL projesi; Türkiye’de 35.000 köy var bunların 30.000’i tarımsal üretim açısından önemli görülerek 2007 yılında Tarım Bakanlığı 10.000 ziraat mühendisi ve veterineri göreve alıyor, bunların her birine 3 köy zimmetleyerek ellerine bilgisayar ve iyi maaşlar veriyor, şartlardan biri de bu üç köyden birinde ikamet edecek olması, görevleri köylerdeki tarımsal üretimi organize etmek, denetlemek, tüm bilgileri kayıt altına alarak bakanlıkta veri bankası oluşturmak. Bakanlık bu sayede köylerdeki ne ekilip biçildiğini, hayvan sayısını, hayvanların durumunu gibi birçok bilgiye sahip olup yönlendirme yapabilecekti. Bu projede diğerleri gibi bakan değişikliğiyle durduruluyor, 10.000 saha çalışanı ziraat mühendisi ve veteriner bürolara kaydırılıp farklı işlere veriliyor.

Bu konularla ve sorularla ilgili olarak Faruk Çelik, Fatih Altaylı’ya bir cevap gönderiyor ve cevabında “Ben durdurmadım bu projeleri” “2017 yılından sonra bu projeler durduruldu, nedenini niçinini ben bilemem” dedi.

Ardından, Faruk Çelikten sonra, 2017 de bakanlık yapan Ahmet Eşref Fakıbaba telefonla Fatih Altaylı’ya ulaşıyor, “telefonda olmaz, İstanbul’a gelince konuşup anlatırım” diyor.

Yukarıda yazılanları okuyan her vatandaş, bu işin sonucunu eminim en az benim kadar merak ediyordur. Bu projeleri kim niye durdurdu? kadro kıyımını kim niye yaptı? yeni kadrolar kimlerden oluştu?.

Cumhurbaşkanımız, çok büyük bir aşkla insan üstü bir gayret ve ciddiyetle görevini yapıp, halktan takdir toplarken, Cumhurbaşkanının gölgesinde kalarak işini yapmayan, dünyanın hayran kaldığı projeleri durduran, bu ülkenin parasını bu şekilde boşa harcayan kimse bizler bilmek istiyoruz.

Ahmet Eşref Fakıbaba bu konuda sessiz kalmamalı, derhal çıkıp en şeffaf şekilde süreci açıklamalıdır, ayrıca “projeler neden durduruldu, nedenini niçinini bilmem” gibi bir açıklama olmaz, madem siz eski bakansınız, bilecek ve bizimde bilmemiz için açıklama yapacaksınız.

Selam ve Saygıyla.

   

  

YORUM EKLE

banner19