FETÖ’nün hizmetkârları

Avrupa’nın Fetö beslemesi medyası ve bizdeki bazı sazan medya kuruluşları ara sıra bazı haberler yayarak memleketimizi de Avrupa’da sözde büyük ve demokratik memleketler arasında yaşanan tıbbı malzeme korsanlığına dâhil etmeye çalışıyor. Buna alet olan kuruluşların başında yetkili olduğu tartışma götürür birilerini bulup “Türkiye bizim maske ve eldivenlerimize el koydu.” dedirterek yayınlayan İngiliz devlet kuruluşu BBC geliyor. Görüyoruz ki bu tüplerden İtalya ve İspanya’da da ziyadesiyle mevcut. 
İtalya ve İngiltere’nin malum medyası tarafından başlatılan karalama kampanyalarına İspanya’nın bazı satılmış medya kuruluşları da katıldı. Bunlara “Türkiye bizim maske ve eldivenlerimize el koydu.” dedirtilmesinin iki ana amacı var. Birincisi Avrupa’da algı yaratmak, ikincisi ise Türkiye medyasında her önüne gelen “Tayyip muhalifi” lafa sazan gibi atlayanlara çanak tutmak. 
Bizde en çok bilineni Bask Bölgesi olmasına rağmen İspanya'da 17 tane özerk topluluk mevcut. Hatta Endülüs’ün bile özerk bölge olduğunu çoğumuz bilmeyiz. Bu bilgilerin ardından şunu da belirtmek gerekiyor; Türkiye özerk bölgeleri ayrı ayrı muhatap almıyor. Muhatabımız doğrudan İspanya hükumeti. 
Pandemiğin ardından büyük bir felaket yaşayan İspanya’da bu özerk bölgeler de kendi adlarına Çin’den malzeme ithalatı yapıyor. Bu ithalatın bir bölümü Türkiye üzerinden geçip gitmek durumunda. Misal olarak Bask bölgesine gelen kargonun gönderilebilmesi için Türkiye’nin tasdiki gerekiyor ama Türkiye Bask bölgesini doğrudan muhatap almadığı için bunun iznini İspanya hükumetini vermesi gerekiyor. Bahse konu kargo için İspanya’ya soruluyor yani.
Son günlerde Fetö beslemesi bazı İspanyol medyası da bu durum hâsıl olunca mal bulmuş mağribi gibi sarıldı ve dünyaya “Türkiye bizim maske ve eldivenlerimize el koydu.” haberini servis etti. Bizim malum sazanlar da bu habere hiç anlayıp dinleme ihtiyacı duymadan ve Türk Dışişleri’nden teyit almaya gerek bile görmeden balıklama atladı. Nihayetinde “Tayyibi karalayacak” bir fırsat geçmişti ellerine. O yüzden pek fazla kurcalamak da işlerine gelmedi tabii. Haberi bizim malum medya da anlayıp dinlemeden verdi. 
Üstelik Basklı gazeteciler İspanya Dışişleri Bakanı Luca Arancha Laya’ya da “Nerede bizim malzemeler?” sorusunu sormuş ve “Türkiye ile görüştük, onay verdik gönderiyorlar.” şeklindeki açıklamasını diplomatik bir girişimde bulunulmuş da mallar kurtarılmış gibi yansıttılar. Bakanın bu çarpıtılmış sözlerini de gören malum medyamız da haberi köpürte köpürte verdi elbet. 
Bu durum ortaya çıkınca bizim dışişleri de hemen İspanya’yı arayıp, “Ne oluyor kardeşim? Malzemelere el koyduğumuzu söylemişsiniz, utanmıyor musunuz bir de size o kadar yardım ettik.” (tabi bu tam diplomatik bir dille kibarca söylendi) deyince iş ortaya çıktı. İspanya Dışişleri Bakanı Luca Arancha Laya bir basın toplantısı düzenleyerek yalan haberlerden dolayı büyük üzüntü duyduğunu belirtti ve Türkiye'yle ilgili iddiaları güçlü bir şekilde reddetti. Bunu da Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na iletip özür diledi.
Fetö’nün parayla satın aldığı bazı medya kuruluşlarına böyle yalan haberler yaptırdığı zaten biliniyor. Hatta pek duyulmamış bir tanesini de ben söyleyeyim. Avustralya’da bir özel televizyon kanalına yaptırttıkları bir haberde Türkiye’nin corona mücadelesi üzerinden algı yönetimi oluşturmaya çalıştılar ve hastalığın Türkiye’de çok hızlı yükseldiğini bile söylettiler. Ne hikmetse dünyanın ta öbür ucundaki bir yerel TV kanalından başka böyle bir haber veren de bulunmadı.
Türkiye içinde bu kadar fazla uğraşmalarına gerek yok. Bizde Sözcü ve Cumhuriyet gazeteleri var ve algı yönetimi için birbirleriyle kıyasıya yarışıyorlar zaten. 
Cumhuriyet gazetesi bir başlık atıyor; "Türkiye hafife aldı.” bunu kendi ağızlarından söylemiyorlar tabii. Ya kime söyletiyorlar? Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Doğu Asya bölgelerinde risk yönetimi ve iş esnekliği danışmanlığı verdiğini iddia eden Le Beck International Ltd. şirketine mal ediyorlar lafı. Şimdi sıkı durun merkezleri Bahreyn, Riyad ve Cidde de bulunan bu şirketin CEO’su kim biliyor musunuz? Anthony Tesar! Kimdir bu Antony denen adam diye bir baktığınızda görüyorsunuz ki herif eski bomba son işlem dairesi yetkili subayı ve Birleşmiş Milletler silah müfettişi…
Dahasını anlatmaya da lüzum kalmıyor zaten.

YORUM EKLE

banner19