“Yükselen ırkçılığın mağduru sadece Müslümanlar değil”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yükselen kültürel ırkçılıktan sadece Müslümanlar değil, Museviler, Afrikalılar, Asya kökenliler, Romanlar da mağdur oluyor. Tavrımızı net bir şekilde ortaya koymalıyız.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Düzeyinde Açık Katılımlı Acil İcra Komitesi Toplantısı’nda konuştu. Golan Tepeleri’nin işgalinin meşrulaştırılmasına asla izin verilemeyeceğini belirten Erdoğan, “Amerika Başkanı’nın Golan tepeleriyle ilgili talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin, yeni bir gerilimin eşiğine getirmiştir.” dedi. “İİT’in İslam dünyası ile tüm insanlığın geleceğini tehdit eden olaylar karşısında kayıtsız davranması düşünülemez.” diyen Erdoğan, Yeni Zelanda’da iki camiye yönelik terör saldırısına ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu: “Terör saldırısı sonrasında yaralarını saran Yeni Zelandalı kardeşlerimizin acılarını paylaştığımızı tekrar ifade etmek istiyorum. Cuma namazı için toplanan 51 kardeşimizin şehadeti, 47’inin yaralanmasına neden olan kalleş saldırı asla sıradan bir hadise olarak görülemez. Bu olay kökleri derinlere inen bir kinin, saplantının ve nefretin, inkarı mümkün olmayan bir dışa vurumudur. Yükselen kültürel ırkçılıktan sadece Müslümanlar değil, Museviler, Afrikalılar, Asya kökenliler, Romanlar da mağdur oluyor. Bir daha benzer acılar yaşanmasın, camiler kan gölüne dönmesin diye tavrımızı net bir şekilde ortaya koymalıyız. Sorunları halının altına süpürerek çözemeyiz. Sosyal hastalıkları yok sayarak tedavi edemeyiz. Problemlerden kaçarak, saklanarak, gizleyerek kurtulamayız. Bizi ve tüm insanlığı tehdit eden meseleleri sükutla geçiştiremeyiz. Bilakis biz görmezden geldikçe sorunlar katlanacaktır, büyüyecektir.”

“Karşımızda açıkça bir İslam düşmanlığı var”

Erdoğan, “Tıpkı DEAŞ gibi Eş-Şebab, PKK gibi Neonazi örgütleri de terör yapılanması olarak ele alınmalı bu şekilde değerlendirilmelidir. Şu anda karşımızda açıkça bir İslam düşmanlığı vardır, Müslüman nefreti vardır. Bu mesele sadece siyasetin, sivil toplumun, sadece akademik çalışmaların araştırma kuruluşlarının konusu olmaktan çıkmıştır. Bu tehdit, artık güvenlik birimlerinin, devlet adamlarının, sokaktaki vatandaşın da meselesidir.” dedi. (AA)

 

İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir