58 yıllık kara leke

Adnan Menderes Aydın’lı bir çiftçi ailesinin oğludur. İlkokuldan sonra İzmir Amerikan Kolejinden mezun oldu Kurtuluş Savaşına katıldı ve i

58 yıllık kara leke
Adnan Menderes Aydın’lı bir çiftçi ailesinin oğludur. İlkokuldan sonra İzmir Amerikan Kolejinden mezun oldu Kurtuluş Savaşına katıldı ve istiklal madalyası aldı. İzmir’in ünlü ailelerinden Evliyazade Fatma Berin Hanım ile evlendi ve bu evlilikten 3 oğlu olmuştur.

Adnan Menderes siyasi yaşamı boyunca Serbest Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Partide yer almıştır. Cumhuriyet Fırkasının belli bir kolunu idare ettikten sonra parti kendisini fesih etmesinden sonra Cumhuriyet Halk Partisine geçmiştir. 1931 seçimlerinde Aydın’dan Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili seçilmiştir.

CHP döneminde Adnan Menderes en sert çıkışını ‘’çiftçiyi topraklandırma yasası’’ görüşülürken yaptı. Menderes’in CHP deki son teklifi ve görevi bu olacaktı.  Mevcut Tasarı'nın 6. maddesi devlet elindeki topraklarla birlikte o bölgedeki toprak ağalarının elindeki toprakların tarıma elverişli yerlerde 5.000 dekardan elverişsiz yerlerde ise 2.000 dekardan fazlasının kamulaştırılıp köylüye dağıtılmasını öngörüyordu. Bu tasarı üzerine Menderes, Türkiye'de zaten tüm arazilerin %70'ten fazlasının devletin mülkiyetinde olduğunu ve İsmet Paşa'nın geriye kalan özel mülkleri de devletleştirerek Sovyetler Birliğindeki gibi tarımı kolhozlaştırmak istediğini açıklayarak üç arkadaşıyla birlikte Dörtlü Takriri verdi. Dörtlü takrir olayı ve parti içi muhalefetten dolayı 1945 yılında CHP'den ihraç edildi.

7 Aralık 1945'te, CHP'den ihraç edildikleri arkadaşlarıyla birlikte Celal Bayar, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan ile Demokrat Parti'yi ülkesine destek olmak amacıyla yolsuzlukların haksızlıkları bitirmek için kurdu. 14 mayıs 1950 seçimlerinde DP oyların 53,5’ini alarak iktidar oldu. TBMM başkanlığına Refik Koraltan, cumhurbaşkanlığına DP genel başkanı Celal Bayar seçildi. Yeni cumhurbaşkanı Celal Bayar, Menderes'i başbakan olarak görevlendi. 1. Menderes Hükümetinin ilk icraatı fazla masraf olduğu gerekçesiyle devlete ait otomobilleri satmak oldu devleti yeniden kalkındırmaya ve geliştirmeye başlayan Menderes Türkiye için canla başla çalışıyordu. Menderes döneminde, paralara mevcut cumhurbaşkanının resminin basılması uygulamasını kaldırılmış, tekrar ilk cumhurbaşkanı Mustafa Mustafa Kemal Atatürk'ün resimleri basılmaya başlanmıştır. Daha sonra, o döneme kadar Türkçe okunan ezanın Arapça okunması serbest bırakıldı cami minarelerinden artık arapça ezan sesleri tüm yurtta duyuluyordu . Türk halkı artık dinini ve siyasi tercihini rahatça ve özgürce yaşayabiliyordu.

1953 yılında CHP'nin tek-parti iktidarı sırasında edindiği malları haczedildi ve hazineye aktarıldı. Halkevleri kapatıldı ve Köy Enstitüleri Öğretmen Okullarına dönüştürüldü. 2 Mayıs 1954 tarihinde yapılan seçimlerde DP büyük bir zafer kazandı. Oyların % 57'sini alarak iktidarını tek başına devam ettirdi. 1955 yılında Birleşik Krallık'ın, egemenliği altında bulunan Kıbrıs'tan yeni düzenlemeler yaparak çekilmek istemesi üzerine 29 Ağustos 1955'de Londra'da Yunanistan, Birleşik Krallık ve Türkiye arasında 3'lü görüşmeler başladı. Görüşmelerin 1. turunda hiçbir sonuç alınamadı.



Eylül 1955 gecesi İstanbul'da bazı gazetelerin Selanik'te Atatürk'ün evine bomba atıldığını yazması üzerine azınlıklara karşı olaylar çıktı. Ağırlıklı olarak Rumlara karşı yönelen olaylarda 73 kilise, 8 ayazma, 1 havra, 2 manastır, 4.340 dükkân, 110 otel ve lokanta, 21 fabrika ve 3.600 ev saldırıya uğradı, 1 papaz olaylar sırasında öldürüldü. Ülkede atasının evinin bombalandığını duyan kişi o sinirle rumlara saldırmaya başlamıştı. Bugün hâlâ 6-7 Eylül Olayları'nın DP hükümeti-Özel Harp emri ve bilgisi dahilinde bir tertip olduğu, çeşitli çevrelerce ve Özel Harp Dairesi eski başkanlarından Em. Org. Sabri Yirmibeşoğlu tarafından da doğrulanmaktadır.

1955 yılından itibaren ekonomideki sıkıntıların ve 6-7 Eylül olayları gibi sebeplerle ülkede siyaset sertleşmeye çatışmaya başladı. 1960 yılında ise muhalefet ve iktidar arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi. 1960 tarihinde İstanbul Üniversitesi öğrencisi Turan Emeksiz hükümete karşı İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen bir protesto mitinginde polisin açtığı ateş sonucu öldü. 5 Mayıs 1960'ta Ankara Kızılay Meydanı'nda 555K parolasıyla büyük bir protesto mitingi düzenlendi. 21 Mayıs'ta ise Harp Okulu öğrencileri ve subaylardan oluşan yaklaşık 1000 kişi Ankara'da hükümet aleyhinde sessiz bir yürüyüş yaptı siyasi parti liderleri ve halkın unutamayacağı bir yürüyüş olmuştu.

İdamdan Saatler Önce İşkence Yaptılar

Adnan Menderes idam kararının verildiği gün hastalığı dolayısıyla duruşmaya katılamamıştı. İki gün sonra 17 Eylül sabahı Menderes’in odasına biri profesör iki doktor ve ada komutanı girdi. Doktorlar Menderes’i son kez muayene etti. Bu arada görevli fotoğrafçı da Menderes’in fotoğrafını çekecekti. Ancak  Menderes, “Hastayım, kıyafetim düzgün değil. Milletim beni bu halde görmesin diyerek fotoğraf çekilmek istemediğini söyledi. Komutan ise Menderes’e dönerek, “çekilen fotoğraflar eşinize ve çocuklarınıza verilecek” diyerek fotoğrafçıya çekmesi için izin verdi.

Menderes’in odasında yaşanan yalnızca bir muayene değildi. Aynı zamanda insanlık dışı olaylar da yaşanıyordu. Profesör, ‘Prostat muayenesi yapmayı unutmuşuz.’ diyerek birkaç saat sonra asacakları insana işkence yapmayı doktorluğuna ve insanlığına sığdırabiliyordu. Menderes "İstirham ediyorum, yapmayın" diyordu. Odadaki komutan ise Menderes'e "Utanmayın, utanmayın" diye sesleniyordu. Yaşanan bu işkencenin ardından  doktor, Menderes'e,  “Efendim sizi hastaneye götüreceğiz” diyecekti. Hastaneden kasıt idam sehpasıydı. Siyasi yaşamı boyunca zorlu dönemlerden geçen yolu ülkesini ve milleti refah seviyeye ulaştırmak olan Adnan Menderes 17 Eylül 1961’de öğleden sonra İmralı Adasında haksızca idam edilmiştir. Türkiye tarihinin kara bir lekesi olarak tarihe geçmiştir.

Alparslan Türkeş, Menderes'in idamını durdurmak için Cumhurbaşkanı Gürsel’e mektup yazmış

Siyasi suçlardan ceza verilmesi insanlık duygusuna sığmaz.      

“Orgeneralim, Size asla yazmak niyetinde değildim. Fakat bugün memleketin yüksek menfaatleri bakımından bazı hususların dikkatinize sunulması zarurî oldu. Şöyle ki: Yüksek Adalet Divanı birkaç güne kadar eski iktidar mensupları hakkında hüküm verecektir. Adaletin hükmüne müdahale etmemek ve daima hürmetkâr bulunmak şarttır. Ancak hükümlerin infazı, yurtta mevcut durumun göz önüne getirilince ayrıca incelenmeye değer görülmüştür. İdam cezalarının infazı, 13 Kasım’dan beri atılan çok hatalı adımlar dolayısıyla memlekette meydana gelmiş olan huzursuzluğu daha çok arttıracaktır. Ölüm cezalarının infazı, yurtdışında ve milletimiz ve devletimiz aleyhinde tepkilere yol açacaktır. Ölüm cezalarının infazı hâlinde, milletimizi bölen kin ve garez duyguları şiddetlenecek ve 27 Mayıs’ın amacı olan millî birlik ruhunun geliştirilmesi güçleşecektir. Yukarıda sıralanan mahzurlarına karşılık, cezaların infazı ile memlekete sağlanacak hiçbir fayda yoktur. Esasen siyasî suçlardan dolayı ölüm cezaları verilmesi, bugünün insanlık duygularına uymamaktadır."



MENDERESİN İDAMINDA İNÖNÜ’NÜN ROLÜ

Ortaya çıkan tarihi belgeler, 27 Mayıs İhtilali’ni yaptıran CHP ve İsmet İnönü’nün, Adnan Menderes’in asılması için de askerlere baskı yaptığını açığa çıkardı. İdamlardan dolayı pişmanlığını belirten Cemal Gürsel, mektubunda, “İnönü ve CHP’den gelen baskılara sesimi çıkartamadım. İdam üzerinden demokrasinin kurulamayacağını bu toplum mutlak bir gün anlayacaktır” itirafında bulunuyor. Merhum Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası götürüldükleri Yassıada'da idam edilinceye kadar işkenceye maruz kaldığını gösteren belgeleri yayınlayan Yeni Şafak, Türkiye tarihindeki bu kara lekenin ardındaki sır perdesini aralamaya devam ediyor. Yeni belgelere göre Menderes ve arkadaşları dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün emriyle asılmış. Türk milleti ve islam dini için çalışmış bir lider düzmece bir mahkemede işkence ve alay edilerek hayatına son verildi
Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2019, 12:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8