Aylardır yazıyoruz, nihayet adım atıldı

“Faizsiz peşinatsız ev- araba sahibi olmayı” vadeden şirketlerin Çiftlikbank gibi mağdurlar oluşturacağına dikkat çekmiştik. Cumhurbaşkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı konuya el attı ve hazırlanan yasa teklifi yakında TBMM’nin gündemine getirilecek.

Aylardır yazıyoruz, nihayet adım atıldı

Ömer KARAKAYA

Faizsiz- kredisiz ev alma vaadiyle muhafazakar kesimin yanı sıra yüksek faizler nedeniyle ev alma imkanı olmayan kesimleri de hedef alan şirketlerin sayısının hızla artmasının ardında mağdurlar bırakacağını gazetemiz sayfalarından duyurmuş, bu alanda denetimlerin ve yasaların düzenlenmesi gerektiği çağrısı yapmıştık. Nihayet adım atıldı, Cumhurbaşkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda sürdürülen çalışmalar yakın zamanda yasa teklifi olarak TBMM’nin gündemine getirilecek.


SAYILARI ÇIĞ GİBİ BÜYÜDÜ


İlk başta 1-2 firmanın başını çektiği sistemle para toplayan kuruluş sayısı irili ufaklı 35’e ulaşmış durumda. Sayıları günden güne artan ve lüks ofislerde vatandaşlara faiz ödemeden ev sahibi olacaklarını vaad eden sistem, akıllara geçmişte yaşanan Çiftlikbank, Titan gibi dolandırıcılık olaylarını getiriyor. 


ÇİFTLİKBANK ÖRNEĞİ YAŞANMASIN


Üyelerini faizsiz-peşinatsız ev, araba sahibi yapmayı vadeden şirketlerin üye sayıları yüzbinleri aştı.  Çiftlikbank örneğindeki gibi saadet zincirine dönmesini önlemek için harekete geçildi. FPK (Faizsiz-Peşinatsız-Kredisiz) şirketlerinin sayısının son dönemlerde hızla artması ve bu şirketlere yönelik şikâyetlerin çoğalması üzerine çalışma başlatıldı. Şirketlerin amacı dışında çalışmaması ve para yatırılanların mağdur edilmemesi için, finans alt yapısı oluşturulması için taslak hazırlanıyor.


YASA TEKLİFİ MECLİSE GÖTÜRÜLECEK 


Cumhurbaşkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda sürdürülen çalışmaların yakın zamanda yasa teklifi olarak TBMM’nin gündeminde ele alınacak. Çalışmalara, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da katılıyor. Toplantılarda yapılan değerlendirmelerde, söz konusu sisteme dair incelemeler şöyle ifade edildi: “Şirketler grupları bir araya getiriyor. Burada, ‘her ay 1 milyon lira değerinde 10 kişiye ev alacağız’ deniliyor. Para toplanıyor ve belirtilen sayıda ev veya araba alınıyor. Şirketlerin illerde büroları var.”


SİSTEMDEN ÇIKAN PARASINI GERİ ALAMIYOR


Tıpkı geçmişteki örneklerinde olduğu gibi bu firmalar olmayan bir şey üzerinden vatandaşlardan para topluyor. Zaten ekonomik imkanları nedeniyle ev alamadıkları için bu sisteme dahil olarak ev hayallerini gerçekleştirmek isteyen vatandaşlara firmalar tarafından imzalatılan sözleşmeler ise tefecilik sistemini aratmıyor. Sözleşmeyle vatandaşları bağlayan firmalar, kişinin sistemden çıkmasına da izin vermiyor. Çıkmak isteyen parasını yakmak zorunda. 


TOPLANAN PARALAR FAİZE YATIRILIYORDU


Son dönemlerde bu tür şirketlerin sayısının kontrolsüz şekilde çoğalması toplanan paraların ne amaçla kullanıldığı sorusunu da akıllara getirdi. Yapılan araştırmada amacı dışında kullanılan paraların özellikle bankalarda faizde değerlendirilmesi üyelerden tepki gördü. Sistem ayrılmanın zorlu şartlara bağlandığı şirketlerde aracı komisyonu olarak alınan bedellerin çok yüksek olduğu ve paranın iadesi söz konusu olduğunda yüksek kesintiler yapıldığına ilişkin şikâyetler de artış gösterdi. 


FIRSATÇILAR YASAL BOŞLUKLARI KULLANDI


Sistemden zarar gören birçok insan olmasına rağmen yasal boşluklardan dolayı vatandaşlar hak talebinde bulunamıyordu. Avukatların kapısını sıkça çalan vatandaşlar, imza attıkları sözleşmelerden dolayı hiçbir hak talep edemedi. Özellikle pandemi döneminde taksitleri ödemekte zorlanan vatandaşlar, sistemden çıkmak istediklerinde katılım firmaları ödedikleri paralara el koyuyor.  Tüketici dernekleri de konuyla ilgili yasal boşlukların bulunduğuna dikkati çekerek, sistemin devlet kontrolü altına girmesini istiyor.


MAĞDURİYETLER KANUNLA ÖNLENECEK


Mağduriyetin artması ve toplu iflasların yaşanmaması için yeni kurallar getiriliyor. Buna göre, yapılacak düzenlemeyle şirketlere zorunlu yasal şartlar getirilecek. Toplanan paralar, toplanma amacı dışında kullanılamayacak. Şirket, başka alanlardaki faaliyetlerine bu paraları aktaramayacak. Bankalardan faiz elde etmek için kullanmayacak. Şirketlerin böyle bir faaliyete girebilmesi için 50 milyon liralık sermaye güvencesi sağlanacak. Şirketlere, aracılık ettikleri eşya ya da evler ile ilgili bildirim zorunluluğu getirilecek. Finansal sistem, yasal altyapıya kavuşturulacak.



VERİLEN SÖZLER TUTULMADI  


Bursa Şehir Gazetesi’ne konuşan ve dolandırıldığını iddia eden Hülya Ovalıoğlu, Katılımevim isimli firmayla faizsiz ev almak için anlaştığını ancak başta verilen sözlerin sonradan tutulmadığını söyledi. Gazetemizin 16 Kasım 2020 tarihli haberinde Ovalıoğlu’nun anlattıkları tüm mağdurların durumunu özetlemişti. Sözleşme imzalamadan önce firmanın kendisine 120 kişiyle kuraya gireceğini ve ayda 6 kişiye ev alınacağını söylediği ancak 6 ayda sadece 6 kişiye ev alındığını ifade eden Ovalıoğlu, şöyle devam etti: “İlk 240 kişilik gruptaydım imzayı attıktan sonra 120 kişilik gruba geçtim 2 bin 500 TL aylık taksitle anlaştık. Ayda 6 kişiye ev verilecekti. Kuradan sonra bana yok sen yanlış anladın 6 ayda noter çekiliş oluyor dediler. Bunlar sözleşmede net değil. Ayrıca ev çıkan kişilerle ilgili de net bir bilgi yok. Ayrıca noter çekiliş işlemlerinde de kimin ne olduğu belli değil. Yani olan benim 12 bin 700 TL’ye oldu. Sözde faizsiz sistem ama benim nakit parama el koydular. Hakkımı helal etmiyorum.


 

Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2021, 17:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24