Başkan Erdoğan'dan Kızılcahamam mesajları!

AK Parti'nin Kızılcahamam kampı açılış toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerden yerel yönetimlere, terö

Başkan Erdoğan'dan Kızılcahamam mesajları!

AK Parti'nin Kızılcahamam kampı açılış toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerden yerel yönetimlere, terörden S-400’lere kadar net mesajlar verdi. Ankara ve İstanbul’da kaybetmediklerini aslında kazandıklarını kaydeden Erdoğan, Türkiye ittifakı çağrısını, "Zihnini ve gönlünü terör örgütlerinin ve dış güçlerin emrine vermemiş herkesi Türkiye ortak paydasında buluşmaya davet ediyoruz." sözleriyle yeniledi.


Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam Eliz Hotel'de düzenlenen AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında konuştu.


AK PARTİ VE CUMHUR İTTİFAKI BAŞARILI


Aday adaylığından seçim kampanyasına kadar bu süreçte emeği geçen, katkısı olan, alın teri bulunan herkese şükranlarını sunduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye genelinde AK Parti olarak yüzde 44,4'lük bir oy oranına ulaştık. Bundan önceki yerel seçimlerde böyle bir oranı daha önce yakalamamıştık. Bu sonuç, AK Parti olarak girdiğimiz mahalli idareler seçimlerinde elde ettiğimiz en yüksek ikinci oy oranıdır. Cumhur İttifakı olarak da toplamda yüzde 51,7 gibi hem 16 Nisan Halk Oylaması hem de 24 Nisan Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle uyumlu bir sonuç elde ettik. Karşımızdaki dörtlü ittifakın toplamı ise yüzde 44,5'da kaldı. Oy oranları üzerinden baktığımızda AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın tartışılmaz bir başarısı vardır. Bu vesileyle Cumhur İttifakı içinde birlikte mücadele verdiğimiz MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'ye, ekibine ve tüm MHP'li kardeşlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum."


“İSTANBUL SÜRECİNİ TAKİP EDİYORUZ”


Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz, İstanbul ve Ankara'da kaybetmedik, İstanbul ve Ankara'da tam tersine seçimi kazandık. İstanbul'da 39 ilçenin 24'ünde AK Parti, birinde ittifak ortağımız MHP, 25 ilçeyi Cumhur İttifakı olarak almış bulunuyoruz. Kalan 14 ilçede de muhalefet ipi göğüslemiştir, 25'e 14. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki toplam 312 üyeden 176'sı AK Parti'ye, 4'ü MHP'ye, 132'si ise diğer partilere mensuptur. Ankara'da da durum farklı değildir. Başkentimizdeki 25 ilçe belediyesinden 19'unu AK Parti, 3'ünü MHP aldı, 22. Ne kaldı onlara? 3 tane. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki 147 üyeden 88'i AK Parti'ye, 19'u MHP'ye, 40'ı diğer partilere mensuptur."


“ÖRGÜTLÜ ORGANİZASYON SÖZ KONUSU"


Erdoğan şunları kaydetti: " İstanbul'da verdiğimiz mücadele sayesinde 15 bine yakın oyu gasp edilmekten kurtarmamız dahi itirazlarımızın ne kadar haklı ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir. Düşünün 30 bin fark diyorlardı, bu düşe düşe 13 bin küsura kadar düştü. Daha da düşecek. Şu anda son yaptığımız itirazlarla, son verilerle düşmeye devam ediyor. Burada çok ciddi bir örgütlü organizasyon söz konusu. Elimizdeki belgeler bunu gösteriyor. Kamu yöneticiliği, bu vasfı taşıyanların memur sıfatıyla orada olması gerekirken, kamu yöneticisi olmadığı halde birçok bankalardaki adeta işçi statüsünde diyebileceğimiz kişilerin sandıklara memur gibi sokuşturulması yenilir yutulur, bugüne kadar uygulanmış bir şey değildir. İş Bankası, Şekerbank, Garanti Bankası, FİBA gibi bu bankaların yüzlerce, binlerce mensubu buralarda memur statüsüyle görev almıştır. "


"HUKUK MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ"


Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "'Şeriatın kestiği parmak acımaz' diyerek, içimize sinse de sinmese de Yüksek Seçim Kurulunun verdiği karara uyacağız. Ancak şimdi şöyle bir şey konuşuluyor; 'AK Parti aslında umudunu kesti'. Arkadaşlar, buradan şunu çok açık net söylüyorum; son ana kadar biz hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu bir normal yargı mücadelesi olmaktan ziyade aslında seçim hukukuna yönelik bir mücadeledir. Bunu da sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız. Zira öyle bir şey burada var ki milletimiz diyor ki; 'Bu İstanbul benim içime sinmedi, burada bir şaibe olduğu kesin ve bu şaibenin giderilmesi şart ki rahatlayalım.'”


“SIRTINI TERÖR ÖRGÜTLERİNE DAYAYANLAR”


Kadro olarak sadece şehit ve gazilerin emaneti olan kutlu bir davayı sırtlamadıklarını, aynı zamanda büyük ve güçlü Türkiye sevdasına da can verdiklerini belirten Erdoğan, " Devletimizin 2200 yıllık köklü geçmişinden aldığımız güçle ülkemize yeni bir vizyon ve özgüven kazandırdık." diye konuştu. Erdoğan: "Biz bu mücadeleyi kendimiz için değil, evlatlarımızın geleceği, vatanımızın bekası için veriyoruz. Bunun için sırtını terör örgülerine dayayanlar bizi anlayamaz. İkbalini siyaset mühendisliklerinde görenler bizi idrak edemez. Türkiye karşıtı senaryoların figüranlığına razı olanlar bizim mücadelemizi kavrayamaz. Esen rüzgâra göre yön değiştirenler sırça köşklerinde yüksek siyasetçilik oynayanlar bizim verdiğimiz kavganın sırrına eremez." dedi.


"AK PARTİ 82 MİLYONUN ÇATISI OLMAYA TALİPTİR"


Erdoğan; "Buradan şu gerçeğin bir kez daha altını çizerek tekrarlamak istiyorum AK Parti milletin partisidir. Bunun için de 82 milyonun her bir ferdinin çatısı olmaya taliptir." ifadelerini kullanan Erdoğan, Türkiye'yi ve Türk milletini hedeflerine ulaştırmak için herkese kucak açtıklarını kaydetti. " Seçim dönemlerinde siyasi rekabetin kızıştığını, tansiyonun yükseldiğini, söylemlerin keskinleştiğini belirten Erdoğan, "Ancak bizim siyasi kültürümüzde sandıkların kapanıp oyların sayılmasıyla beraber seçim dönemi de geride bırakılır. Seçim dönemiyle icraat döneminin dinamikleri farklıdır. İcraat döneminde tüm enerji ve vakit ülkenin meselelerinin çözümüne, millete hizmet yoluna hasredilir." diye konuştu. Erdoğan, 'Kızgın demiri soğutalım' çağrısıyla işte bu ince noktaya dikkat çektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Çünkü biz hep önce Türkiye diyen, önce Türk milleti diyen, önce kardeşlik, önce demokrasi, önce yatırım, üretim, istihdam, büyüme, ihracat diyen bir parti olduk. Ülkemizin milli meselelerinde uzlaşmanın, dayanışmanın, asgari müştereklerde bir araya gelmenin önemini en iyi biz biliyoruz. Terör, güvenlik ve ekonomi başta olmak üzere Türkiye'nin bekasına yönelik tehditleri 82 milyon olarak hep beraber göğüslememiz gerekiyor. Türkiye'nin kalbi o kadar büyük, gönlü o kadar geniştir ki bu millete hüsnü niyet besleyen herkese kucak açar, derdiyle dertlenir."


"CHP HADİSEYİ YİNE ÇIĞIRINDAN ÇIKARDI"


Çubuk'taki şehit cenazesinde yaşanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırıyı da değerlendiren Erdoğan şunları kaydetti: "CHP zihniyeti hep yaptığı gibi geçtiğimiz hafta bir şehit cenazesinde yaşanan müessif bir hadiseyi yine çığırından çıkarmaya çalıştı. Sadece bununla kalmayıp işi hem şehitlerimizin yakınlarına hem topyekûn milletimize hem de çalışma arkadaşlarımıza hakarete vardırdılar. Sınırlarımızın içinde ve dışında yürüttüğümüz terörle mücadele operasyonlarında, istiklal ve istikbal davamız uğrunda hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarına ve silah arkadaşlarına özellikle başsağlığı temennilerimi ifade ediyorum."


"PKK İLE İŞ BİRLİĞİ YAPANLAR DAHA ÖZENLİ HAREKET ETMELİ"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit cenazesine katılmanın, ailenin acısını paylaşmanın herkesin hakkı olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: "Güzel de bir şeydir ancak seçim sürecinde kendini PKK'nın güdümünden kurtaramamış, PKK ile iş birliği yapmış olanların daha dikkatli olmak, daha özenli hareket etmek zorunda olmaları gerekir. Acaba buraya gitmek ne getirir ne götürür? Çünkü bu şehit nereden geliyor? Senin iş birliği yaptığın o PKK'nın canavarlarının, alçaklarının siyasi görüntüsü olan HDP ile sen iş birliği yapmışsın. Yani şimdi bunu söylemeyelim mi? Bunu yutalım mı? Benim Mehmedimi şehit edenlerin siyasi görüntüleriyle iş birliği yapacaksın, el birliği yapacaksın, güç birliği yapacaksın, bunları yutalım. Yutmayacağız arkadaşlar, bunları söyleyeceğiz. Dağ ile anlaşacaksın, dağ ile el tutacaksın, dağ sana talimat verecek, bunları hep televizyonlarda izledik. İşte HDP Ankara, İstanbul, Antalya, buralarda seçime girmeyecek. Ve sen onlarla dayanışma içinde olacaksın, iş birliği halinde olacaksın, ondan sonra da kalkıp Çubuk'a gideceksin, şehidimin cenazesine."


"SEN SİYASİ İSTİSMAR İÇİN ORAYA GİDİYORSUN"


"Dolayısıyla yaptığım bir görevi de bir siyasi istismar vesilesi haline getirmenin hiçbir anlamı yok" ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu: "Sen siyasi istismar için oraya gidiyorsun, şehit için değil. Çıkıyor bunların bazı hokkabazları, diyor ki 'Hükümetten kimse orada yoktu.' Benim genel başkan yardımcılarımdan tut Savunma Bakanıma varıncaya kadar hepsi cenaze merasiminde bulundular. Ama bunlar maalesef bir bilgi kirliliği ortaya koymak için bunları yapıyorlar. Aynı şekilde Cumhur İttifakı'ndan genel başkan yardımcısı buraya katılıyor, milletvekillerimiz katılıyor."


"KIZ YURDUNA SALDIRACAK KADAR GÖZÜ DÖNEN CHP'LİLER..."


"İstanbul'da zafer sarhoşluğu içinde Şişli'de belediyenin hemen 100 metre ötesinde bir kız yurduna saldıracak kadar gözü dönen CHP'lilerin, şehit cenazesinde tepki gösteren Çubuk halkını 'teröristler' gibi çirkin bir ifadeyle yaftalamaya hakkı yoktur." diyen Erdoğan, "O yurttaki kızlarımızın o geceyi nasıl geçirdiklerini, Bay Kemal, biliyor musun? Buradan acaba zerre kadar siz bir endişeye kapıldınız mı? Ondan sonra kızlar, gençler, şunlar, bunlar deyip duruyorsun. Sizin bu konularda zerre kadar hassasiyetiniz yok. Biz sizin cibilliyetinizi de geçmişinizi de biliriz." değerlendirmesinde bulundu.


“CHP’NİN ZEHİRLEMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”


CHP'nin seçim sonrası bazı davranışlarıyla eline güç ve imkân geçirmesi halinde milletin değerlerine, devletin kurumlarına ve kadrolarına, masum insanlara neler yapabileceğinin işaretlerini verdiğini belirten Erdoğan, CHP'li kabul edilebilecek belediyelerde işçi kıyımlarının başladığını söyledi. Erdoğan, CHP'li başkanların yönettiği belediyelerde asgari ücret ilan edilmesini eleştirerek, "Ne asgari ücreti ya? Bu asgari ücreti biz zaten ilan ettik. Kimi aldatıyorsun?" dedi. "CHP'nin nefret söyleminin ülkenin siyasi iklimini zehirlemesine asla izin vermeyeceklerini" ifade eden Erdoğan, bunun için ne gerekiyorsa yapacaklarını vurguladı. Erdoğan, milletin hakkını, hukukunu, kazanımlarını, geleceğini korumak için gece gündüz çalışacaklarını belirterek, Türkiye'yi terör örgütlerinin kanlı pençelerine teslim etmeyecekleri gibi sınırların dibinde kurulan tuzakları bozmayı, ekonomiye yönelik sabotajları engellemeyi sürdüreceklerini bildirdi. "İstiyorlar ki bu ülkeyi milletin yüzde 52'lik oy oranıyla vazife verdiği bizler değil de sadece yüzde 30'da kalan CHP ve onun şürekası yönetsin." diyen Erdoğan, bu anlayışın, faşizm ve diktatörlük özlemi, demokrasi hazımsızlığı olduğunu kaydetti.


"ELİMİ KİRLETEMEM"


Ormancının gövdesine baltayı vurduğu ağacın "Sapı bendendir." diye hayıflandığını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizi CHP'nin, HDP'nin yaptıklarından ziyade 2002 yılına kadar beraber yol yürüdüğümüz birilerinin sözleri, duruşları, izlediği politikaları üzüyor. Seçimlerde aldıkları oy oranı ne olursa olsun mirasçısı olduklarını iddia ettikleri misyonun hatırı sebebiyle bu kişileri görmezden gelemiyoruz. AK Parti'nin hizmetine talip olduğu büyük medeniyet davasının temelinde Hakk'a ve halka hizmet şiarı vardır. Malum partinin başındaki zat çıkıyor, bu hizmetleri kötülemek için olmadık sözler söyleyebiliyor. Mesela çıkıp 'Ardahan'da, Iğdır'da, Şırnak'ta üniversite kurmanın hangi mantığı var? Hocası var, talebesi yok.' diyor. Adama sormazlar mı 'Tabelası var, binası yok'. Mesela çıkıp 'Hangi akıllının başına İstanbul'da Çamlıca'nın tepesine 60 bin kişilik cami yapmak gelir? Bir kere doldursunlar ellerini öperim' gibi bir hezeyanı dile getirebiliyor. Ben öptürmem çünkü temiz elimi kirletmem."


S-400 MESELESİ


Erdoğan, dünyada ve bölgede İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük değişimlerin yaşandığı dönemden geçildiğini ve bu değişimlerin çoğunun insanların güvenliğini, huzurunu, onurunu ve refahını tehdit edecek mahiyette olduğunu söyledi. Amerika'nın uluslararası ticaretten nükleer silahlanmaya kadar geniş bir alanda küresel sistemi sarsan adımlarının etkilerinin sürdüğüne işaret eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Suriye'de müttefiklik ilişkimize asla yakışmayacak politikalar izleyen Amerika ile S-400 meselesinde de ciddi görüş ayrılıkları içindeyiz. Türkiye'nin Irak ve Suriye kaynaklı terör tehditlerine karşı aldığı önlemlerin ve yaptığı operasyonların meşruiyeti tartışılmazdır. Buna rağmen Amerika'nın ısrarla bölücü terör örgütüyle birlikte hareket etmeye kalkmasını, güvenliğimizi güçlendirmeye ve çeşitlendirmeye yönelik tasavvurlarımıza karşı çıkmasını üzüntüyle takip ediyoruz. Kim ne derse desin, bizim için asıl önemli olan ülkemizin ve milletimizin istiklali ve istikbalidir. Bu uğurda 15 Temmuz'da canını ortaya koymuş bir millet olarak, Suriye'deki terör bataklığını kurutmaya yönelik adımları atmayı, S-400 ve benzeri güvenlik tahkimatlarını yapmayı da sürdüreceğiz. Şu şöyle demiş, bu böyle demiş, hepsi bir kenara. Biz ne diyoruz o önemli."


"HALKLA İLİŞKİSİNİ KESEN BAŞKANLA BİZ DE İLİŞKİMİZİ KESERİZ"


Seçim kampanyası boyunca gittiği pek çok yerde karşısına çıkan bir hususa da değinmek istediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Dikkat ederseniz, AK Parti'nin sahibinin millet olduğunu, tek vazifemizin millete hizmet etmek olduğunu, hesap vereceğimiz yerin de yine milletin vicdanı olduğunu adeta döne döne tekrar tekrar söylüyorum. Bu anlayışa sahip bir partinin belediye başkanlarının, başka türlü siyaset yöntemiyle hareket etmesini düşünmek mümkün değildir. Hiçbirimiz bulunduğumuz makamların, hizmet makamı olduğunu unutmayacağız. Hizmet gayesinin olduğu yerde kibir, büyüklenme, tepeden bakma, insanları hakir görme, insanları kendinden uzak tutma kesinlikle söz konusu olamaz. Makamında, aracında, yolda, çarşıda, pazarda etrafına korumalarla, kendi ekibiyle duvar ören belediye başkanı olamaz. Bu sayılar haddinden fazla oluyor. Halkla ilişkisini kesen başkanla, biz de ilişkimizi keseriz. Size oy vermiş olsun olmasın, şehrinizde yaşayan her bir ferdin meselesi artık sizin de meselenizdir. Bu yükü taşımayı göze alamıyorsanız yanlış görevde bulunuyorsunuz demektir." (AA)
Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2019, 19:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19