Covid aşısı nasıl bu kadar hızlı üretildi?

25 senedir virüslerle çalışan, son 10 senedir FDA ile aşı geliştiren Virolog Semih Tareen, aşı karşıtlarının en önemli iddiasını çürüttü. Bilim tarihinde ilk defa bu hızda ve güvenilir aşının bulunmasını değerlendirdi.

Covid aşısı nasıl bu kadar hızlı üretildi?

Twitter üzerinden açıklamalarda bulunan FDA ile aşı geliştiren Virolog Semih Tareen, bilim tarihinde ilk defa bu hızda ama güvenilirlikten ödün vermeden bir aşının geliştirilmesine tanık olunduğu anlattı. Önceki gelişmeler ve yatırımlar, hükümetlerin işbirliği sayesinde bulunması seneler süren bir aşı bir sene de ortaya çıktı. Aşı gelişimindeki evreleri uç uca değil, ama yaratıcı bir şekilde üst üste koyarak süre kısaltılabildiğini söyleyen Tareen, aşı karşıtlarının tüm iddialarını çürüttü.

Aralık 2019'da yeni bir koronavirüs pnömonisi tespit edildikten sonra COVID19'un genetik dizisi 11 Ocak 2020'de yayınlandı ve bu da salgına hazırlanmak ve önleyici bir aşının geliştirilmesini hızlandırmak için acil bir uluslararası tepkiyi tetikledi. Aşının kısa sürede bulunması ve güvenilirliğinin tüm dünyada yankıları halen sürüyor.

25 senedir virüslerle çalışan, son 10 senedir FDA ile aşı geliştiren, Washington Üniversitesi'nde mikrobiyoloji lisansını tamamlayan Virolog Semih Tareen, Aşı geliştirilmesinde önemli evreleri anlattı; “Hastalığın tanınması, eğer viral kökenli ise virüsün izolasyonu ve genomunun sekanslanması, labda in vitro deneylerin yapılması, hayvan modelinin bulunup in vivo deneylerin yapılması, klinik deneyler imalat, patent, onay.  Her evrede aşının geliştirilme süresi değişebilir: virüsün cinsine göre, kullanılan teknolojiye göre, klinik deneylere hasta bulabilmek, ülkelerin bürokrasisine ve patent kurallarına göre süre uzayıp kısalabilir. Covid19 başladığında koronavirüsleri hakkında bilgimiz zaten vardı: İnsanları her sene enfekte eden 4 koronavirüsü var. 2002’deki SARS ve 2012 MERS’ten sonra koronavirüsleri üzerine ciddi araştırmalar başlamıştı. Yeni koronavirüs salgınlarını bekliyorduk ve hazırdık. Çin’de ilk Covid19 vakasının açıklanmasından 10 gün sonra virüsün genomu sekanslandı. Bu, modern bilim teknolojisi sayesinde oldu. Kıyaslamak gerekirse, AIDS semptomları 1981 senesinde tanındı ama ilk tam HIV genomu 2009 senesinde yayınlandı.”

“DENEYLERİ SENELERDİR YAPILIYOR”

Virolog Semih Tareen, “Koronavirüsleri deneyleri zaten senelerdir yapılıyor. Hücre kültürü modelleri (Vero hücreleri) vardı ve hemen deneylere başlamak çok kolaydı. Bu sayede Covid19 hastası numunelerinden virüsü labda izole etmek ve üzerinde çalışmak çok kolay oldu. Koronavirüslerini önceden bildiğimiz için SARSCOV2 virüsünün S kılıf proteini ile hücreye bağlandığı, ve 2002’deki SARS gibi hücredeki ACE2 reseptörünü kullandığı tahmin edilip çok çabuk ispatlandı.” dedi.

Bu bilgiyle aşıların S kılıf proteinine karşı yapılması en mantıklısıydı diye düşüncelerini aktaran Tareen, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan klinik deneylerine geçmeden önce hayvan Covid19 deneyleri çok önemli. SARSCOV2 virüsü farelerin ACE2 reseptörünü tanıyamıyorlar. Bu yüzden virüsü farelere adapte etmek gerekiyor, bu da zaman alıyor. Ama modern bilim sayesinde insanlaştırışmış fareler artık elimizde ve SARSCOV2 ile derhal insan ACE2 reseptörü olan fare model deneyleri başladı. Fareler dışında ayrıca Ferret (dağ gelinciği) modelleri de virolojide sıkça kullanılır ve SARSCOV2 için uygun modeller olduklarını hemen anladık. Makak modelleri de hazırdı.”

“RNA AŞI TEKNOLOJİSİ 2008’DEN BERİ İNSANLARDA DENENİYOR”

Tareen, eski virüs aşı teknolojileri inaktive veya zayıflatılmış virüs kullanıldığına dikkat çekerek şunları söyledi; “Bu, çok eski ve yavaş bir yöntem, yeni bir salgında virüsün izole edilmesi ve labda yeterli miktarda üretilmesi uzun sürüyor. Fakat RNA teknolojisi sayesinde ilk Covid19 vakasından sonra 10 gün içinde çıkan sekanstan yola çıkarak ilk RNA molekülleri 2 günde üretilebildi. 2000 senesinde kurulmuş CureVec ve senelerdir RNA aşı teknolojisi geliştiren benzer Moderna, BioNTech gibi şirketler sayesinde SARSCOV2 virüsüne karşı bir RNA aşısı geliştirmek zor olmadı. Bu sayede ilk Covid19 vakasından üç ay geçmeden birinci faz insan deneyleri Moderna tarafından Mart sonu başladı. RNA aşı teknolojisi 2008’den beri insanlarda deneniyor.”

“SARS VE MERS DENEYİMLERİ SAYESİNDE, KLİNİK DENEYLERİNE KISA SÜREDE GELDİK”

Klinik deneylerine kısa sürede gelindiğine dikkat çeken Tareen, “Bu evreye gelmeden önce akademik araştırma ve preklinik deneyler gerekiyor. Fakat SARS ve MERS deneyimleri sayesinde, ayrıca aşı teknolojilerinin önceden insanlarda denenmiş olması sayesinde Covid19 başlangıcından klinik deneylerine kısa sürede geldik. İlk Covid19’dan sonra ilk faz deneylere 3 ay, üçüncü faz deneylere de 6 ayda ulaştık. Bu, birkaç gelişme sayesinde gerçekleşti: RNA aşıları 2008’den beri insanlarda deneniyordu, Oxford’un ürettiği ChAdOx1 viral vektör teknolojisi Covid19’dan önce 330 kişide denenmişti. SARS ve MERS deneyimleri sayesinde akademik araştırma çoktan başlamıştı ve pandemiye hazırdık, Normalde bir aşının baştan sona gelişmesi için 400 milyon dolar gerekir ve bu parayı toplamak için süre lazım. Fakat pandemiden dolayı sermayenin akışı hızlandı. 2014 senesinde en ölümcül Ebola salgınını yaşadık ve bu, bilim dünyasında üzücü bir uyanışı sağladı: 28,616 vaka ve 11,310 ölüm yaşandı. Arkadından DSÖ, Ebola aşısını geliştirmek için özel sektörün teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. 2019 senesinde Ebola aşısı onaylandı. Bu gelişmeler de DSÖ’nün Covid19 için “Solidarity” (Dayanışma) klinik deneyleri başlatmasında yardımcı oldu. Ayrıca, aşı gelişmesinde kâr gütmeyen kuruluşlar sayesinde (ABD’de DARPA, Norveç’te CEPI, Avrupa’da PREPARE) yatırımlar devam etti.” dedi.

 “COVİD-19 İÇİN ŞANSLIYDIK”

HPV aşısı 15 sene sürdüğüne Fakat HPV Covid19’a benzer acil bir pandemi olarak görülmediğine değinen Tareen, sözlerini şöyle sürdürdü; “Akademik deneylerde ilk önemli gelişme 1991 senesinde kaydedildi, HPV aşısı da nihayet 2006 senesinde onaylandı. En başta kabakulak aşısı en çabuk geliştirilen aşı dedik (4 sene). Fakat bu 1948 senesinde idi. Virüs 1945’te izole edildi ve ilk aşı (inaktive virüs aşısı) 1948 senesinde onaylanıp 1949’da dağıtıldı. Fakat yeteri kadar etkili olmadığı için bırakıldı. Bugün kullanılan kabakulak aşısı 1977’de onaylandı.  HIV’ye hala aşı bulunamamasının sebebi yeteri kadar yatırım veya çaba harcanmadığı için değil, fakat virüsün biyolojisi ile alakalı. Çocuklarda en çok hastanelik olmaya sebep olan RSV’ye karşı 40 senedir hala aşı bulunamadı. Sebep, yine virüsün biyolojisi ile alakalı. Covid19 için şanslıydık: yukarıda bahsettiğim pek çok etken sayesinde yatırım olsun, bilim olsun, bürokrasi olsun, pandemiye hazırdık. Ayrıca aşı çalışmaları çok olumlu şekilde ilerliyor. Zika virüsüne mesela aşı bulmak çok zor, çünkü ADE isimli mekanizma yüzünden aşılar virüsün normalde enfekte olmayan hücreleri enfekte edebilmesini sağlıyor (antikor virüs ile hücre arasında köprü oluşturuyor.”

VİROLOG KİMDİR?

Viroloji, virüsleri ve virüslerin özelliklerini konu alan bilim dalıdır. Viroloji genellikle mikrobiyoloji veya patoloji'nin bir parçası olarak gösterilen; organik virüsleri, zincirlerini, sınıflandırılmalarını, hücrelere giriş yollarını ve hastalığa yol açışlarını inceler. Viroloji alanında çalışan kişilere virolog denir.

(Kadir Umut PEHLİVAN)

Güncelleme Tarihi: 07 Eylül 2021, 15:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24