Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan cami hoparlörlerinden müzik yayınına tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı öncesinde video konferans yöntemiyle il başkanlarına hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan cami hoparlörlerinden müzik yayınına tepki

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanları toplantısının açılış konuşmasını yaptı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları:

Bakanlıklarımız ve tüm kurumlarımız salgın sürecinde tarihi başarılara imza attı. Ülkemiz başarılı bir süreç yönetimi gösterdi. Bugün her bakımdan gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz. Her fırsatta tekrar ettiğim gibi ülkemizde ve dünyada günlük hayat yeni kurallara göre işlemek durumundadır. Maske, fiziki mesafe, temizliğe riayet diye özetleyebileceğimiz yeni bir düzene geçiyoruz. En küçük bir ihmal salgının yeniden hortlamasına yol açabilir. Böyle bir durumunda ne derece ağır ekonomik ve sosyal koşullara yol açabileceğini geçtiğimiz günler göstermiştir. Sizlerden maske, sosyal mesafe gibi uygulamaların tavizsiz takip edilmesini istiyorum. Derhal tedbir alınmasını sağlamalısınız. 

Yaşadığımız her büyük sıkıntı gibi salgın sürecinin de bir imtihan olduğu bilinci ile çalışmalarımızı yürütüyoruz. Tüm imkanları seferber ediyor, var gücümüzle gayret gösteriyoruz. Her kesimin ihtiyaçları için ayrı çözümler üreterek menfi etkileri azaltmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar 5.5 milyon vatandaşımıza 1000'er lira destek ile sahipsiz olmadıklarını gösterdik. Herkesin yıl sonuna kadar önünü görebilmesini sağladık. 

CAMİ HOPARLÖRLERİNDEN MÜZİK YAYINI

Ülkenin önüne takoz olmayı, milletin değerlerine husumeti, devleti yıpratmayı temel siyaseti haline getiren CHP yine çirkin yüzünü sergilemekten geri durmuyor. İzmir'de alçaklar cami hoparlörlerinden saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri sosyal medyadan zevkten dört köşe buna seviniyor. Bunların hayallerinde camilerden ezan sesi yerine başka bir ses duymak vardır. 

KILIÇDAROĞLU'NUN 'BUHRAN' AÇIKLAMASI

'Buhran' ithamına kısaca değinmek istiyorum. Türkiye için buhran yabancı bir kavram değildir. Bu ülke CHP döneminde ekmeği karne ile dağıtma buhranını yaşamıştır. Yaşatan kimdi? CHP. Bu ülke geçmişte demokrasiyi açık oy gizli tasnif olarak gören faşist kafanın yol açtığı nice baskı ve zulüm buhranı yaşamıştır. Yaşatan CHP. Bu ülke temel gıda kuyrukları buhranı yaşamıştır. Hastane kapılarında yığılan insanlarının muayene olacak doktor, şifa için alınacak ilaç bulamama buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? Başta bay Kemal ve CHP. Evlatlarını gönderecek yükseköğretim bulamama buhranı yaşamıştır. 

Salgında dünya çapında 5 milyar insan evde kalırken, 2.7 milyar insan da çalışmaya devam etmiştir. CHP kanadının salgın sırasında garip bir heyecana kapıldığını herkes gibi sizler de fark etmişsinizdir. Ekonomi yerle yeksan olacak, millet isyan edecek. Böylece hükümet yıkılacak meydan da kendilerine kalacak. Kendilerine felaketten iktidar çıkarma hevesi bir kez daha tüm benliklerini kapladı tabii yine hüsrana uğradılar. Salgın krizini en az hasarla geride bırakıyoruz. Aslında biz ülkemiz için hayırlı olan ne teklif varsa hepsine açığız ama CHP Genel Başkanı'nın 'Buhrandan çıkış' diye dillendirdiği hususların hiçbiri şifa içermiyor. 

Biz TL'den 6 sıfır attığımızda bunlar ona da karşı çıkıyorlardır. Küresel krizin bizi teğet geçeceğimiz söylediğimizde saldırıyorlardı. Enflasyonu tek haneli rakamlara düşürdüğümüzde anlamsız bir karın ağrısı ile eleştirmeyi sürdürüyorlardı. Faiz çift haneli rakamdayken bunu da tek haneli rakamlara düşürdüğümüzde yine aynı şekilde zil takıp oynuyorlardı. 

"BAŞBAKANLIĞIM DÖNEMİNDE BAKANIM DURUMUNDA OLANLAR FARKLI BİR ŞEKİLDE BİZE SALDIRIYOR"

Başbakanlığım döneminde bakanım durumunda olan bazı isimler şimdi farklı bir şekilde bize saldırıyorlar. Kalkıp ben, ben, ben. Ne beni ya? Kalkıp Youtube'larla netice almanız mümkün değil. Kötü olan her şeyi bize yıkma hesabında olanlar milletim hesabını sorar. 

Vefa Sosyal Destek gruplarına bir PKK'nın bir de CHP'nin saldırmış olması ispatıdır. Bunların birbirinden farkı yok.

"27 MAYIS'TA DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI'NIN AÇILIŞINI YAPACAĞIZ"

Bu yıl 27 Mayıs'ta inşallah Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın açılışını yapacağız. Şimdi orayı çok farklı bir konuma taşıdık. 27'sinde böylece adını da Yassıada olarak değil, Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak anacağız. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8