Cumhurbaşkanı Erdoğan; 'Zillet ittifakına Osmanlı tokadı...'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 29 Ekim Bulvarı'nda düzenlenen Denizli mitinginde konuşuyor. İşte Erdoğan'

Cumhurbaşkanı Erdoğan; 'Zillet ittifakına Osmanlı tokadı...'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 29 Ekim Bulvarı'nda düzenlenen Denizli mitinginde konuşuyor.



İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:


Çanakkale’de yaşanan deprem felaketi sebebiyle bölgede yaşayan tüm kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. 24 Haziran’da yüzde 48 ile şahsıma ikinci defa bu görevi verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.  24 Haziran’da Denizli yüzde 50 oy oranı ile cumhur ittifakına oyunu verdi ve cumhur ittifakını denizli’de bir numara yaptı. Denizli’nin oy oranları ile AK Parti ile Cumhur İttifakı'na destek oranları ile tüm Türkiye'ye örnek olmasını istiyoruz. Denizli’ye zirve yakışır… Cumhur ittifakının karşısında zillet, illet ittifakı var. İçinde CHP, PKK terör örgütün siyasi temsilcisi olan HDP, söylemek istemem ama adı İYİ Parti olan İP var bir de Saadet var. Ankara’da zillet ittifakı adayının resimleri var ama altında CHP’nin logosu yok, HDP’nin de yok. Aynı şeyi diğer illerde de yapıyorlar. Aday bilinsin ama kimin adayı olduğu anlaşılmasın diye bunu yapıyorlar. Zillet ittifakına 31 Mart’ta bir Osmanlı tokadı yakışır değil mi… 31 Mart'tan sonra masaya oturacağız. En ücra köşedeki marketlere varıncaya kadar tanzim satış yapacağız. Cumhur ittifakının zaferi bir tarihtir. 31 Mart seçimlerinde Denizli kendinden bekleneni yapacaktır. Cumhur ittifakı olarak inşallah Denizli’de rekor kıracağız. Teşkilatlarımızdan üyelerimize AK Parti’ye ve MHP’ye gönül vermiş kardeşlerime diyorum ki aman ha içinizde bir, beraber olun, kardeşliğinize gölge düşürmeyin. Hala istediğimiz konsolidasyon olmuş değil, bunu başarmamız lazım. Çalmadık kapı bırakmamalıyız. 31 Mart’ın sadece bir belediye değil beka seçimi olduğunu, 2023 hedeflerine ulaşmak için kritik önemde olduğunu Denizli’deki her bir vatandaşımıza izah etmemiz lazım. Siyaset gönüller kazanma sanatıdır. Bunun yolu da millete hizmet etmekten geçer. Seçim dönemleriyse siyasetçilerin millet tarafından hesaba çekildiği dönemlerdir. Son 17 yılda 14 defa sizlerin huzuruna çıktık. Bugüne kadar AK Parti’nin istikametini sizler belirlediniz. IMF kapılarında sürünmüyor muyduk. Göreve geldiğimizde Türkiye’nin borcu 23.5 milyar dolardı. IMF’nin başkanı ile Davos’ta konuşuyoruz. Kendisine Türkiye’nin başbakanı siz değilsiniz benim dedim. Gelip Türkiye’yi idare etme görevin yok, paranı alıyor musun gerisine karışma dedim. O IMF’in başından çekti gitti bu kardeşiniz önce Başbakan sonra Cumhurbaşkanlığını üstlendi bu ülkenin… Bizim şimdi IMF’ye borcumuz yok. Bay Kemal bunlar IMF’nin kapısına giderler diyor. Bay Kemal o CHP’nin işi. Sizin borçlandığını o borçları biz sildik. Bir zamanlar ekonomiyi teslim ettiğiniz soyadı Derviş olan zat nerede şimdi? Kayıp, yok. Onu gönderenlerin yanında şimdi Amerika’da…

"Sömürü düzenlerine aracı olamayız"


Geçenlerde patlıcan, sivri biber sohbeti yaptılar ne oldu, böyle giderseniz bu oyunu da bozarız dedik. Tanzim satışları başlattık. Bu iş 31 Mart’a kadar düzeldi, düzeldi. Onlarla en ücra köşedeki mahallelere kadar onlarla bu satışları yapacağız. Gerekirse ürün çeşidini de arttıracağız. Sömürü düzenlerine aracı olamayız. Kim buna serbest piyasa diyorsa onu gelsin külahıma anlatsın. Benim alanım ekonomi… Cumhuriyet mitingler üzerinden bunlar darbe çığırtkanlığı yapmadılar mı? Çukur eylemleriyle vatanımızı bölmek isteyen teröristleri açtıkları çukurlara gömmedik mi? Bay Kemal 23.15’te Atatürk Havalimanına gelmiş, FETÖ’cülerin nezaretinde tankların arasından Bakırköy Belediyesine gitmiş. Utanmadan ‘Benim de haberim olsaydı gelirdim’ diyor. Milyonlar meydanlara dökülmüş, beyefendi haberim olsaydı diyor. Akşam yalan sabah iftira. Bay Kemal denince tanımı bu. Bu adama hala oy mu vereceğiz. CHP’ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum bak bu adam böyle bir adam. Yalan ve iftiradan başka bir şey tanımaz. Buna artık gereken dersi vermeniz lazım. Teröristlerle yan yana. HDP ile beraber yürüyorlar. İzmir’de beraber yürüyorlar. İzmir’de bunların karşısına Nihat kardeşimizi niye gönderdik. Bu pislikten, tahribattan kurtaralım diye. Körfez ne hale geldi ya. Bir zamanlar İstanbul’un Haliç’i gibi, pislikten geçilmiyor. İzmir gibi bir şehrimize bu yakışır mı? Susuzdu inanın suyu da ben getirdim DSİ ile. Demiryolları çalışmıyordu İZBAN, Ulaştırma Bakanlığı ile yaptık. Denizli devraldığımızda nasıl berbattı daha sonra nasıl pırıl pırıl bir hale geldi, şimdi İzmir’İ de layık olduğu hale dönüştürelim. Bunu biz yaparız. AK Parti kuyruk getirdi diyorlar. İki kuyruk var. Bir yokluklar kuyruğu. Bu CHP’nin dönemlerine rastlar. Şimdiki kuyruk bereket kuyruğu, varlık kuyruğu. Fırsatçılara ders verme kuyruğu. Benim vatandaşım oralardan yüzde 50 daha ucuz sebze, meyvesini alıyor. Isparta’daydım geçen. Elması meşhurdur. Depolarımızda 400 bin ton elma var dediler. Hazine ve Maliye Bakanımızı aradım, dedim ki talimat ver bu elmaları tanzim satışlara gönderelim. Şimdi kazanan kim? Üreten ve tüketen. Biz haksızlığa, fırsatçılığa dur diyoruz. Bundan sonra da bunu yapmaya devam edeceğiz. Şayet bugün dünyanın en ücra köşelerinde bayrağımız gururla dalgalanıyorsa bu başarı hepimizindir.  (hurriyet.com.tr)

 

Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2019, 16:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8