Haklının güçlü olduğu dünyayı kurmak için Türkiye var!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kudüs'te, Gazze'de ölen çocuklar değil, insanlığın bizatihi kendisidir. Zulmü gördüğümüz yerde en yüksek eda ile haykıracağız." dedi. Erdoğan, "'Güçlüyüm öyleyse haklıyım', hayır güçlü her zaman haklı diye bir şey yok. Haklının güçlü olduğuna inandığımız bir dünyayı kurmak için Türkiye var" diye konuştu.

Haklının güçlü olduğu dünyayı kurmak için Türkiye var!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Temsilci Genç Buluşması ve TRT Spor Yıldız Tanıtım Programı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, gençler nezdinde Türk milletinin her bir ferdinin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı tebrik etti. 


“MÜCADELE İLANİHAYE SÜRECEK”
"Böylesine önemli bir sembolün gençlerimize emanet edilmesi büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını sizlerle yürütme kararımızın isabetini gösteriyor." ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bin yıldır her karış toprağını alın terimizle ve gerektiğinde kanımızda sulayarak vatanımız haline getirdiğimiz bu topraklardaki mücadelemizin ilanihaye devam edeceği anlaşılıyor. Bundan bir asır önce sınırları Balkanlardan Kafkaslara ve Kuzey Afrika'ya kadar uzanan Osmanlı'yı yıkmakla yetinmeyenlerin Anadolu'yu da milletimize mezar etme heveslerini kursaklarında bırakmıştık. Cumhuriyetimizin kuruluşunun ardından da ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin birliğine, kardeşliğimize, geleceğimize yönelik saldırılar çeşitli kisveler altında hep sürmüştür. Ülkemize yönelik tehditler kimi zaman milletimizi medeniyetinden, tarihinden, kültüründen değerlerinden koparma gayretleri, kimi zaman terör örgütleri eliyle doğrudan varlığımıza saldırılar şeklinde ortaya çıkmıştır. Demokraside ve ekonomide geri kalmışlığı bize dayatanlar bu uğurda vesayetten darbelere köken ve mezhep gerilimlerinden provokasyonlara kadar her yolu ve yöntemi denemişlerdir. Türkiye'nin başlattığı her demokrasi ve kalkınma hamlesinin önünü kesenler bilerek veya bilmeyerek işte bu sinsi oyuna hizmet etmişlerdir. Hamdolsun, son 19 yıldır sağladığımız istikrar ve güven iklimi sayesinde ülkemiz her alanda kendi gerçek potansiyelini hayata geçirme imkanına kavuşmuştur."


"ULUSLARARASI KURUMLAR VE DEVLETLER BU ZULMÜ SESSİZCE SEYREDİYOR"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. Dünya Savaşı'nın ardından Filistin topraklarında başlayan katliamlar, sürgünler, baskınlar ve haydutlukların son haftalarda yeniden zirve yaptığını anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkesin gözü önünde, çoğu çocuk ve kadın yüzlerce masum insan teknolojinin son ürünü ağır silahlarla öldürülüyor. On binlerce insanın evleri başlarına yıkılıyor. Dünyaya demokrasi, insan hakları, hukuk, adalet, özgürlük, güvenlik vaazı veren uluslararası kurumlar ve devletler ise bu zulmü sessizce seyrediyor. Öbür taraftan bize de ne diyorlar, 'Erdoğan bu şekilde konuşmamalı.' Ne yapmalı, alkış mı tutmalı? Biz zulmü gördüğümüz yerde en yüksek eda ile haykıracağız. Zira biz 'zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.' diyerek yola çıktık çünkü biz kanayan bir yarayı gördük mü ciğerimiz yanar. Hanzala'yı şehit edenleri biz alkışlayamayız. İşte Filistin'de gördüğünüz gibi 8 yaşında, 10 yaşındaki çocuk... Babası, annesi, kardeşleri şehit ediliyor. O çırpınarak, ağlayarak onların arkasından gidiyor ve şu ifadeye bakın, 'Baba yolun açık olsun.' Bizim de babası için, şehadete kavuştuğu bu yolculukta 'Yolun açık olsun.' diyecek kadar şuurumuz var. Biz de o yavruyla beraber bu şehadet yoluna çıkanlara 'yolunuz ve yolumuz açık olsun.' diyoruz."


"HAKLININ GÜÇLÜ OLDUĞUNA İNANDIĞIMIZ BİR DÜNYAYI KURMAK İÇİN TÜRKİYE VAR"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri şöyle demiş böyle demiş, onlar bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren eğer hak, adalet, demokrasi diyorsak gereğini yapacağız. 'Güçlüyüm öyleyse haklıyım', hayır güçlü her zaman haklı diye bir şey yok. Haklının güçlü olduğuna inandığımız bir dünyayı kurmak için Türkiye var." diye konuştu. Son nefesini veren her masum çocuğun feryadının, evi başına yıkılan her masum insanın çığlığının dünyadaki tüm siyasi, ideolojik, ekonomik çıkar hesaplarını kökünden sarsmaya yeterli olması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti: "Kudüs'te, Gazze'de ve diğer tüm Filistin şehirlerinde ölen çocuklar değil, insanlığın bizatihi kendisidir. Yıkılan evler Filistinlilerin değil insanlığın başına çökmektedir. Bugün İsrail'in zulmü altında inleyen masumların feryatlarına kulak tıkayanlar, hakları alçakça çiğnenen mazlumları görmezden gelenler, aslında kendi felaketlerinin zeminini hazırlamaktadır. Medeniyetimizin ve ecdadımızın bize emri, zalime karşı çıkmak, mazluma kol kanat germektir."


"ELİMİZİN ULAŞTIĞI TÜM MAZLUMLARA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle birlikte dünyanın her yerinde olduğu gibi Filistin'de yaşanan zulme de var güçleriyle karşı çıkmayı sürdüreceklerinin altını çizerek "Gençlerimizle birlikte kapımıza sığınanlara veya elimizin ulaştığı tüm mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Şayet zulme direnmek ve mazluma sahip çıkmak için bir bedel ödenmesi gerekiyorsa bunu da ödemekten asla çekinmeyeceğiz. Uğrunda gözümüzü kırpmadan ölümün üzerine gitmekte bir an bile tereddüt etmediğimiz, bayrağımızda ve ezanımızda sembolleştirdiğimiz değerlerimiz bunu gerektiriyor." ifadesini kullandı. Erdoğan, şöyle konuştu: "Eğer bugün Kudüs'te yaşananlara sessiz kalırsak yarın sıranın diğer mukaddes şehirlerimize de geleceğini biliyoruz. Eğer bugün Filistin'deki, Suriye'deki, Irak'taki, Libya'daki, Karabağ'daki, Türkistan'daki kardeşlerimizin başlarına gelene sessiz kalırsak, yarın aynı zalimlerin bizim kapımıza da dayanacağını çok iyi biliyoruz. Eğer bugün tarihin üzerimize yüklediği sorumlulukların gereğini fedakarca yerine getirmezsek, üzerinde yaşadığımız toprakları bize zaten çok görenlerin yarın tepemize bineceğini de biliyoruz. Bugün nasıl doğrudan ülkemizi hedef alan PKK'sından FETÖ'süne ve DEAŞ'ına terör örgütlerinin hepsinin tepesine biniyorsak bölgemizi kana ve ateşe bulayanlara karşı da mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Eğer bugün Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Bestler Dereler'de varsak bütün bunların sebebi, bu ülkenin istikbali ve istiklali içindir. Bugün nasıl demokrasimize, ekonomimize, hedeflerimize saldıranlara eyvallah etmiyorsak, kardeşlerimizi hedef alan zulme de aynı şekilde karşı çıkmayı sürdüreceğiz. Hiç şüphesiz bu tarihi mücadelede en büyük güç kaynağımız gençlerimizdir."


"GENÇLER, 2023 HEDEFLERİMİZİ NE PAHASINA OLURSA OLSUN GERÇEKLEŞTİRMEYE VAR MISINIZ?"


Erdoğan, konuşmasında, Samsun'da 2 yıl önce 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 100'üncü yıl töreninde gençlerden söz aldığını anımsatarak şu ifadeleri kullandı: "Gençler, 19 Mayıs ruhunu tıpkı 102 yıl önceki gibi yaşatmaya var mısınız? Gençler, 23 Nisan ruhunu tıpkı o günkü heyecan ve coşkuyla sürdürmeye var mısınız? Gençler, 29 Ekim'de ilan ettiğimiz Cumhuriyetimize ilk değil son devletimizin olduğu bilinciyle sahip çıkmaya var mısınız? Gençler, uğrunda büyük acılar çektiğimiz, büyük mücadeleler verdiğimiz demokrasimize gözümüz gibi bakmaya var mısınız? Gençler, 15 Temmuz'da olduğu gibi istiklalimiz ve istikbalimiz uğrunda gerektiğinde canımız pahasına mücadeleye var mısınız? Gençler, 2023 hedeflerimizi ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeye var mısınız? Gençler, sizlere emanet ettiğimiz 2053 vizyonunu mutlaka hayata geçirmeye var mısınız? Gençler, Türkiye'ye çelme takmaya, önüne engeller koyarak durdurmaya çalışanlara derslerini vermeye var mısınız? Gençler, Sultan Alparslan'ın, Selahaddin Eyyubi'nin, Ertuğrul Gazi'nin, Fatih'in, Yavuz'un, Abdülhamid Han'ın, Gazi Mustafa Kemal'in izinden giderek maziden atiye kurduğumuz köprüyü ebediyete kadar ayakta tutmaya var mısınız? İşte geleceğimizi emanet ettiğimiz gençlik bu, işte Asım'ın nesli bu. İşte dosta güven, düşmana korku veren gençlik bu."

 
 

Anadolu Ajansı ( AA )

Güncelleme Tarihi: 19 Mayıs 2021, 21:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24