Heyet Başkanı FETÖ'cü çıktı!

Bursa’da jandarma tahkikat heyetinin yazdığı sahte raporla garnizondaki darbe nasıl örtbas edildi?

Heyet Başkanı FETÖ'cü çıktı!

Bursa’da jandarma tahkikat heyetinin yazdığı sahte raporla garnizondaki darbe nasıl örtbas edildi?

15 Temmuz gecesi, Bursa Jandarma Garnizonunda gerçekleşen ihanet kalkışmasında yaşananlara dair darbe sabahı düzenlenen tutanakta Garnizondaki tüm eylemler yazılarak o gece sözde sıkıyönetim komutanı Yurdakul Akkuş’la birlikte darbede rol alanlar tarafından imzalandı. Ancak, itiraf niteliğinde olay tutanaklarındaki bilgiler jandarma tahkikat raporunda örtbas edildi.


FETÖ ihanetinin 15 Temmuz 2016’da darbe kalkışmasında, Bursa Jandarmada kendini ‘sıkı yönetim komutanı’ olarak tanıtan Yurdakul Akkuş’un, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık tarafından gözaltına alınması ve çantasından çıkan sıkıyönetim görev dağılım listesi kalkışmanın kısa sürede bastırılmasını sağlamıştı. O gece Jandarma Garnizon’da yaşananlarla ilgili 16 Temmuz 2016 sabahı olay tutanağı yazıldı ve 13 kişi tarafından imzalandı. Tutanakta, Akkuş’un kendini yardımcısı albaya ve emrindeki personele sıkı yönetim komutanı olarak tanıttığı andan itibaren işlediği suçlar ve darbeyi kabul ederek yanında yer alanlar açıkça belirtilmişti.


JANDARMA TAHKİKAT RAPORU GERÇEKLERİ GİZLEDİ


Hain kalkışmadan 10 gün sonra, Jandarma Garnizonundaki ve ilçelerdeki darbecilerin eylemlerinin belirlenmesi amacıyla tahkikat raporu yazılması için bir heyet oluşturuldu. Heyete, eski Jandarma Albay başkanlık ediyordu. Heyet, olay tutanağında yer alan eylemleri öncelikle rapora yazması gerekirken yazmayarak FETÖ’cü sanıkları koruyacak şekilde kurgu yaparak olay tutanağı ile örtüşmeyen tahkikat raporunu hazırladı. Raporda, Yurdakul Akkuş’un Bursa jandarma Garnizonda darbe yaptığına ve kimlerin onu desteklediğine dair detayların üstü örtüldü.

FETÖ’CÜNÜN YAZDIĞI RAPORLA GERÇEKLER SAKLANDI


FETÖ’cü darbecilerin 15 Temmuz gecesi Bursa Jandarma Garnizon’da yaptıkları darbeye dair itiraf niteliği taşıyan ve kendi imzaları ile kabul ettikleri olay tutanakları, darbenin dakika dakika tüm boyutlarını içermekte. Ancak, Jandarma Tahkikat heyeti tüm itiraf ifadelerini yok sayarak bir rapor yazdı. Tahkikat raporu araştırma heyetinin başkanı olan eski Jandarma Albay yaklaşık 2 ay evvel FETÖ’cülükten meslekten ihraç edildi. Hazırlanan ve kasıtla büyük bir çarpıtmayla hazırlanan kurgu rapor ise Bursa’da darbe soruşturması sırasında mahkeme tarafından esas alındı.

SAHTE RAPORLA NELER ETKİLENDİ VE DEĞİŞTİRİLDİ


Sahte raporla garnizonda ve ilçelerde yapılan tüm darbeler gizlendi ve örtbas edildi. Garnizonda ve ilçelerde darbe eylemine girişen FETÖ’cü ve darbeci sanıklar yargılama dışı kaldı. Haklarında hiçbir yasal işlem yapılmadı. Bursa’daki darbe gerçeği örtbas edilerek toplum vicdanında ve devlet nazarında hakikatlerin ortaya çıkması engellendi. Darbeyi önlemede canını ortaya koyan, bizzat nizamiyede FETÖ’cü silahlı darbe astsubayını yumruklayan, darbeci albayı görüp nizamiyede yakasına yapışıp sürükleyip nizamiye dışına atan, garnizondaki silahlıkları kapattırıp erlerin silah almasını önleyen, ilçelerde toplanmış darbecileri evlerine geri gönderen ve ısrarla gözaltı kararı alarak yüzbaşıyı görevlendiren ve polis çağırıp darbeci albayı polise teslim eden Türkiye’de ilk kez gözaltının yapılmasını, ilk kez sıkıyönetim komutanının gözaltına alınmasını sağlayan ve uzman jandarma tarafından acemler polis merkezine götürülüp teslim edilen darbeci albayın çantasında ortaya çıkan “yurtta sulh” konseyinin Türkiye’deki il il sıkıyönetim komutanları listesinin devlete ulaşmasını sağlayan Bursa jandarma bölge komutanı tümgeneral Seyfullah Saldık’ın ortaya koyduğu tüm mücadeleleri de yok sayılarak hiçbir şey yapmadı şeklinde gösterildi. Bölge komutanı tümgeneral Seyfullah Saldık darbe sabahı 11:30’da yayımlanan İçişleri Bakanlığının darbe girişiminde bulunan personel listesine “darbe girişiminde bulundu” şeklinde yazıldı ve ardından kadrosuzluk gerekçesiyle iç işleri bakanlığınca emekli edildi.

RAPORA GÖRE TEK SUÇLARI KARAKOLDA TOPLANMAK


Jandarma tahkikat heyeti, Bursa Jandarma Garnizonda FETÖ’cü darbe kalkışmasının detaylarını olay tutanaklarında olmasına rağmen yok saydı. Raporda, Yurdakul Akkuş sadece ‘gözaltına alındığı karakolda toplantıya çağırarak darbe yapacaktı’ şeklinde gösteriliyor. Oysa tahkikat heyeti sözde sıkıyönetim komutanı Yurdakul Akkuş liderliğinde Bursa’da yaşanan darbenin tüm detaylarıyla jandarma garnizonunda gerçekleştiğini biliyordu. Elindeki olay tutanakları bunun delili olmasına rağmen Bursa Jandarma Garnizondaki darbeyi ve delillerini yok sayarak sadece ‘Osmangazi ilçe jandarma komutanlığında personeli toplamaya çalıştı’ şeklinde rapor düzenledi.

FETÖ’CÜLERİN RAPORDA GİZLEDİĞİ O GERÇEKLER NELER?


Jandarma Albay'ın başkanlık ettiği heyet tarafından tahkikat raporuna yazılmayan ancak 16 Temmuz sabahı yazılan olay tutanağında dakika dakika yazılı alan darbe eylemleri aynen şunlardı:

1- Saat 22:30’da Bursa Jandarma Hareket Merkezi’ne Genel Kurmayda darbeci ‘Yurtta Sulh Konseyi’nce hazırlanan sözde sıkıyönetim emri geldi.

2- Saat 22:45’te Hareket merkezi Astsubayı darbe emri geldiğini telefonla Yurdakul Akkuş’a bildirdi.

3- Saat 23:00’de Yurdakul Akkuş, yardımcısı olan Albay Hakan D.’yi telefonla arayarak “Ben sıkıyönetim komutanı olarak atandım, benden başka kimseden emir alma. Tüm personeli süratle İl Jandarma Komutanlığında topla.” emrini verdi. (Bu emirle Bursa’daki hain darbe girişimi başlamış oldu.)

4- Bu emir Yardımcı Albay tarafından personele iletilmek üzere İl Jandarma Personel Şube Müdürü Yüzbaşı Ali B.’ye bildirildi. (Yarım saat içerisinde tüm personel üniformalı olarak birliğe gelmesi emri verildi)

5- Yüzbaşı Ali B. de aldığı ‘darbeyi başlatma emri’ni o gece darbe için oluşturulmuş ortak whatsup grubundan tüm il jandarma personeline gönderdi. (İl Jandarma Personeli bu emir üzerine evlerinden hareket ederek yaklaşık 300 kişilik subay- astsubay ve uzmanlardan oluşan grup Bursa İl Jandarma Garnizon Komutanlığı Nizamiyesinin önüne gelip toplandı.)

6- Darbe lideri Yurdakul Akkuş 23:00’ten sonra kısa bir süre içinde Garnizona gelerek İl Jandarma Hareket Merkezine girdi. Hareket merkez görevlisi Erkan Ş. tarafından mesajlar zarf içerisinde kendisine teslim edildi. Akkuş, Hareket merkezine oturarak Yurtta Sulh Heyeti’nden gelen sıkı yönetim emirlerini okudu.

7- Koridora çıkan Yurdakul Akkuş “Darbe emirlerini ilçe jandarma komutanlıklarına gönderin.” emrini verdi. Bu emir üzerine sıkıyönetim emirleri görevli Ardan A. tarafından Bursa’nın ilçe jandarmalarına çekildi.

8- Darbe lideri Akkuş, elinde darbe emirleri ile birlikte İl Jandarma Komutanı Makam Odasına girip oturdu. Buradan, hareket merkezi görevlisi Erkan Ş’ye verdiği emirle tüm “ilçe jandarma ve karakol komutanlarının tüm personelle birlikte birliklerinde hazır olması” emrini verdi. Bu emir, Erkan Ş tarafından İl Jandarma telsiz görevlisine bildirildi ve tüm ilçe jandarmalara ulaştırıldı. İlçe jandarmalar ve karakollar bu emirle darbeye katılmış oldu.

9- Darbe lideri Akkuş, Halkın ulaşıp bilgi sorduğu Jandarma 156 imdat telefonunun kapatılması emrini verdi. Bu emir, Erkan Ş tarafından görevli personele iletilerek jandarmanın 156 telefonu iletişime kapatıldı.

10- Akkuş, İl Jandarma makam odasından verdiği emirlerle darbeyi yönetti. (Tutanakta yazılmamakla birlikte gerçekleşen olaya göre Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık, garnizona ulaşınca Nizamiyeye inerek darbeye müdahale etti. Darbeci albayın emrini ileten ve “Odanıza gidin, başka bir yere girmeyin” şeklinde darbeye uyulması yönünde kendisine emir vermeye kalkan FETÖ’cü nöbetçi astsubayını yumruklayıp dövmesi üzerine nizamiyeye gelen Yurdakul Akkuş’u da yakasına yapışıp sürükleyip yaka paça nizamiye dışına attı. Nizamiye dışında biriken personele bağırarak, “Kimse kanunsuz emre uymasın, ben haram lokma yemedim. Bu emre karşıyım. Ben Cumhurbaşkanımın, Genel Kurmay Başkanımın emrindeyim. Dağılın” şeklinde darbeye gelenlerin evlerine gitmeleri emrini verdi. Bu şekilde Garnizondaki yaşanan darbe sonlanmış oldu.)

11- Yurdakul Akkuş nizamiye dışında personelin Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığında toplanması emrini verdi ve bu emir yarbay Bircan K tarafından orada bulunan personele iletildi.

12- İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Hakan D cep telefonu ile Yurdakul Akkuş’u arayarak “İl Jandarma Komutanlığı nizamiyesine geldim, içeri giremedim. Emriniz nedir?” diye sordu. Yurdakul Akkuş da, “Nizamiyede bulunan personel ile birlikte Osmangazi ilçe jandarma komutanlığına gel” emrini verdi.

13- Yardımcı Albay Hakan D, darbeci albay Akkuştan aldığı emri personele iletilmesi için personel şube müdürü Yüzbaşı Ali B’ye iletti. Yüzbaşı Ali B de nizamiyede kalanlara emri iletti.

NE YAPILMASI GEREKİR?


Öncelikle anlaşılıyor ki FETÖ’cülerin yazdığı bu sahte raporun hukuken düzeltilmesi gerekmektedir. Jandarma tarafından gerçek tüm olayları esas alacak olay tutanakları ile örtüşecek, gizlenen sanıkları ve eylemleri açıkça yazılacak bir tahkikatın yapılması ve bu tahkikatın adliyeye gönderilerek Bursa Cumhuriyet Bbaşsavcılığınca ek iddianame ile Bursa ve ilçelerindeki tüm hain FETÖ’cülerin silahlı eylemler dahil tüm darbe eylemlerini içeren ek iddianame ile yargılama yapılması gerekmektedir.

TUTANAK DA EKSİK YAZILDI


İhanet gecesinde garnizonda yaşanan ve olay tutanağına geçmeyen detaylar ise şöyle: Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık, nizamiyeden komutanlık binasına geçip Bölge Komutanı makamına ulaştığında kriz merkezi kurdu. “Neler yaşandı” diye sorduğunda, Yurdakul Akkuş’un harekat merkezine girdiğini ve darbe emrini ilçelere gönderdiğini öğrenmesi üzerine “Derhal gözaltı yaptıracağım” şeklinde bağırdı. Yüzbaşı Şevket Soyer’i telefonla arayarak Yurdakul Akkuş’un arkasından Osmangazi ilçe jandarmaya gönderdi. Gözaltı kararını il baş savcısına bildirdi. Yüzbaşıyı görevlendirdi ve Akkuş gözaltına alındı. Bu arada Osmangazi Jandarma İlçe Komutanlığına yönlendiğini öğrenmesi üzerine yardımcı albay Hakan D’yi ve yarbay Bircan K’yı arayarak “Derhal Bölge Komutanı makam odama geleceksiniz. Tüm personele emrimi iletin. Osmangazi İlçe Jandarmaya kimse gitmeyecek” emrini verdi. Yardımcı albay ve yarbaylar bölge komutanı makam odasına gitti. Garnizonda Yurdakul Akkuş’un il jandarma makam odasına oturduğunda görevli iki askere “gidin silahlıktan silah ve mermilerinizi alın gelin” şeklinde verdiği emir, erler tarafından uygulandı. Erler, bölge komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık’ın “nizamiyede kimseye silah verilmeyecek” diye bağırarak emir vermesi üzerine nöbetçi astsubay Selahattin başçavuş tarafından görüldü ve nöbetçi uzman çavuş Mehmet Şahan tarafından komutanlık binasına doğru koşarlarken yakalandı. Silah ve mermilerden arındırıldı. Yurdakul Akkuş’un emrinde garnizondaki 100 kişilik bölük o gece silahlık önünde toplanarak silah almaya yeltendi. Bölge komutanının müdahalesiyle silah verilmesi önlendi. Tüm ilçeler sıkıyönetim emrini kabul edip ilçelerde toplandı. Keles’te bir astsubay bir uzman darbe emrini alıp ilçe emniyete gitti. Burada polislere emri sallayarak “birazdan görüşeceğiz” şeklinde ifadede bulundu. Gürsu’da darbe emri ilçe jandarmaya ulaşınca, bir kısım personel “bu sıkı yönetim emri kesindir, uyacağız” şeklinde bildirimde bulundu. Bazı vatansever astsubaylar “bu bir darbedir, biz bu darbe emrine uymayacağız” şeklinde beyanda bulunarak ilçe jandarmada tartışma ve küfürleşmeler yaşandı. Yenişehir ilçe jandarmada darbe emri ulaştıktan sonra ilçe jandarmada bir asker timi görevlendirilerek bursa Yenişehir havaalanına gönderildi ve tim asker timi havaalanına girdi. Nilüfer’deki cezaevi bölüğü darbe emri ulaşınca tüm personel toplandı ve silahlıktan silahlar alındı. Bir gardiyan “ne yapıyorsunuz, darbe oluyor, niye silah alıyorsunuz” diye karşı çıkmasına rağmen silahlar ve malzemeler ile personel hazır oldu. Bölge komutanı tümgeneral Seyfullah Saldık’ın garnizona ulaşıp garnizonda kontrolü ele geçirdikten sonra verdiği emirle ilçelerde toplanan tüm personel evlerine geri gönderildi.

Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2020, 14:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24