Ne izlesek? Ne izlemesek?

Ne izlesek? Ne izlemesek? Bu hafta iki yeni film izledim sinemada. Bundanlar birisi “Ruhlar Evi” diğeri ise “Brimstone”du. Lakin

Ne izlesek? Ne izlemesek?

Ne izlesek? Ne izlemesek?



Bu hafta iki yeni film izledim sinemada. Bundanlar birisi “Ruhlar Evi” diğeri ise “Brimstone”du. Lakin ikisi üzerine de yazmanın pek doğru olmayacağını düşündüm. Neden mi? Çünkü Ruhlar Evi filmi Budizm temalı bir korku filmi ve korku sever birisi olarak söyleyebileceğim şu: bazı sahnelerinde seyirciyi germeyi başarmış olsa da gerek konu gerek karakter gelişimi olarak çok vasat bir film olmuş. Brimstone ise ilk gördüğümde bana Quentin Tarantino tarzını anımsatsa da aslında hiç alakası olmayan hatta Ruhlar Evinden bile daha anlamsız bir senaryoya sahip bir film olmuş.



Uzun bir süredir korku filmleri etrafımızı kuşatmış durumda. Her hafta neredeyse birkaç korku filmi vizyondaki yerini alıyor. Üstelik hemen her ülke artık kendi korku filmlerini üretip uluslararası izleyici bulabiliyor. Bunların çoğu korku filmlerinin iyi para kazandırması sebebi ile yapılıyor. Türkiye’de bile korku sineması hakkında hiçbir fikri olmamasına rağmen sırf “cin filmleri” tutuyor, insanlar seviyor o halde çekelim uyduruk bir şey de para kazanalım” diyen sözde yönetmenler gördüm. (Filmleri battı ve bir daha film çekemediler orası ayrı) Tabi durum böyle olunca kalitesiz ve son derece gereksiz filmler hem zamanımızı hem de paramızı çalmış oluyor.



Bu hafta sinemada ne izleyeceğiz diyenlere önerim ise Zombi Ekspesi, Dunkirk, Sarışın Bomba, Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu.



Zombi Ekspresi filmini önceki hafta bolca övmüştüm ve yine tekrarlayacağım: korku filmlerini sevin ya da sevmeyin, bu film korkudan çok daha ötesini sunuyor. Son zamanların en popüler konularından olan Asya kültürü ve sanatı artık alıştığımız bir konu oldu. Daha önceleri Türkiye’de bir Hint veya Kore filminin gösterime girmesi bize son derece ilginç gelse de artık yeni çıkan bütün popüler filmlerin Türkiye’de vizyona çıkmasını bekler olduk.  Üstelik bu sene bolca Asya filmi vizyona girdi.



Ben “Er Ryan'ı Kurtarmak” filminden dolayı asker filmlerini pek sevmem. Er Ryan'ı Kurtarmak filminden o kadar çok etkilenmiş ve üzülmüştüm ki bu tarz filmler kendimi kötü hissetmeme sebep oluyor. Lakin yönetmen koltuğunda özellikle Batman Kara Şövalye filmleri ile tanıdığımız Christopher Nolan oturunca dikkat çekiyor. Hatta eminim bu filmi büyük bir çoğunluk sırf Nolan için izledi ve izleyecek.



Sarışın Bomba filmi ile gerçekten bomba gibi gelen Charlize Theron, fragmanı ya da filmi bir yana, film afişi ile bile “vay canına” dedirtmeyi başarıyor. Afişte yazdığı gibi tam bir dişi John Wick olarak karşımıza çıkıyor Theron. Film, soğuk savaş sonrası İngiliz gizli servisinin en yetenekli ajanı olan Lorraine Broughton’ın (Charlize Theron) Berlin’e gizli bir görev için gitmesini ve orada yaşanacak büyük macerayı anlatıyor. Bu arada yapımın Antony Johnston'ın yazıp Sam Hart'ın çizdiği 2012 de yayınlanan The Coldest City adlı çizgi romandan uyarlandığını belirtelim.  Aksiyon ve macera severler için son derece iyi bir film.



Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu tam da bilim kurgu ve fantastik film severlere göre. Son yıllarda oldukça dikkat çeken oyuncu Cara Delevingne, yine bir fantastik filmle karşımızda. Kendisi mankenliği bırakıp film yıldızı olma konusunda ısrarcı gibi görünüyor. 28.yy.’da bin gezegenden gelmiş tüm ırkların bir arada yaşadığı huzur dolu ortamı bozmak isteyen kötü güçler ortaya çıkar. Özel ajanlar Valerian (Dane DeHaan) ve yardımcısı Laureline (Cara Delevingne) bu kötü güçlere karşı savaşarak barış dolu ortamı korumak ve tüm ırkları güvende tutmaya çalışacaklardır.


Film, Pierre Christin'in 1967'de yayınlanmaya başlayan Valérian ve Laureline isimli çizgi roman serisinden uyarlanmıştır. Hepinize keyifli bir hafta sonu diliyorum.


Hepinize keyifli bir hafta sonu diliyorum.

Güncelleme Tarihi: 28 Temmuz 2017, 22:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24