Patronlar ve sendikalar nasıl örgütlendi?

Ergenekon darbe girişiminde medya planlama uzmanı gibi çalışan Bursa Jandarma Bölge eski Komutanı Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün  medya

Patronlar ve sendikalar nasıl örgütlendi?
Ergenekon darbe girişiminde medya planlama uzmanı gibi çalışan Bursa Jandarma Bölge eski Komutanı Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün  medya patronları ve sendikaları  “Hükümet Karşıtı” “Hükümet Yanlısı” ve “Yönlendirilebilir” şeklinde tasniflediği görülüyor. Başbakanı yalnız bırakmak ve AK Parti’yi dağıtmak için hazırlanan planda milletvekilleri fişlenmiş, gazete ve televizyon kanallarından hükümet aleyhine yayınlar yapılması için çalışılmış.

 

Sendikalarla temas kurulup sokağa dökülmeleri , Sarıkız kod adlı darbe planı çerçevesinde sendikalarla temas kurup sokağa dökülmeleri, planlanmıştır. Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden örgütün bu planı da hayata geçirdiği, plan gereği öncelikle Türkiye’de faaliyet gösteren tüm sendikalar ve konfederasyonlarla ilgili çok ciddi ve kapsamlı çalışmalar yaptıkları ve bu sendikalarla konfederasyonları “Hükümet Karşıtı” “Hükümet Yanlısı” ve “Yönlendirilebilir” şeklinde tasnifledikleri görülmüştür. Bu konu ile ilgili yapılan çalışmalar Cumhuriyet Çalışma Grubunun devre raporlarında kapsamlı olarak anlatılmıştır. Bunların yanı sıra sanık Levent Ersöz Türk-İş’e bağlı Yol İş Sendikası Başkanı Fikret Barın’la görüşme yaptığı ve bu görüşmede sendikaların sokağa dökülmesi ve yürütme organı aleyhinde gösteriler yapması için teşvik ve yönlendirmeler yaptığı görülmüştür. 31 Aralık 2004 tarihinde Fikret Barın ve misafir olarak belirtilen kişi ile sanık Levent Ersöz arasında yapılan görüşme çözümünde özetle;  Görüşmenin başlangıcında değişik konularla ilgili kısa bir konuşma yaptıktan sonra Levent Ersöz’ün, işler nasıl gidiyor diye sorduğu, Fikret Barın’da kamu yönetimi temel kanunu verildiği günden beri savaş hali yaşadıklarını, bu konu ile ilgili Danıştay’da sempozyum düzenlendiğini, bu konuyu her yerde tartıştıklarını söylediği, bu çerçevede Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmaya çalıştığını, bu konu ile ilgili de Hükümet içerisindeki değişik kişilerle görüşmeler yaptıklarını anlattığı, görüşmenin devamında Levent Ersöz’ün, bu olanlar karşısında Sivil Toplum kuruluşlarının hareket halinde olmadığını söylediği, Fikret Barın’ın da, kendilerinin de aynı dertten muzdarip olduklarını, herkesin üzerinde bir ölü toprağı olduğunu ifade ettiği ve değişik sendika ve konferadasyonlar hakkında serzenişlerini dile getirdiği, bu sırada misafir olarak belirtilen kişinin söze girerek “şimdi bir kere şu aşamada ekonomik kriz olmadan, geniş kitleleri harekete geçirmek mümkün değil” dediği, Levent Ersöz’ün de “O zaman bir kriz mi yaşayalım” dediği, misafir olarak belirtilen kişinin de “Kıbrıs meselesinde kriz yaşanacak, ekonomi şuanda bıçak sırtında ve ABD ve AB desteği ile ayakta durabilmekte”, “Kıbrıs konusunda çok açıkça siz sağlam durursanız Türkiye ile AB iş birliği bozulur. Kriz olur, yüzbinler sokaklara iner. Yani Kıbrıs konusunda siz ulusalcı çizgiyi bu güne kadar sürdürdüğünüz gibi sürdürürseniz o zaman bir ay içinde alluk bullak olur… AB genişleme süresinde en önemli kriz noktası Kıbrıs’tır… Hükümet-AB ilişkisini bozduğunuzda piyasa alluk bullak olacaktır… Eğer bu Hükümet döneminde ve kanundan ikinci dünya savaşından daha büyük bir yoksullaşma yaşanırsa şeriatçılık meselesi Türkiye’de kapanır… Daha büyük bir yoksullaşma yaşanırsa halk o zaman doğal tepki gösterecektir” dediği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün “Tabi bütün bunlara rağmen bu ekonomik krizlerden Ülkenin çok büyük darbe alması gerek, sonuçta bazı işlerin çok olumsuz boyutlara ulaşması demek, bunlardan daha nasıl olabilir diye düşünmemiz lazım. Masada ortaya koymak açmak lazım. Onun için tabi bizim bir takım faaliyetler var ama nerde yapılacak bu mevzu. Bunları düşünmek lazım dediğim gibi. Özellikle yerel seçimler gelmeden bu işi mutlaka ortaya açıklamak lazım”, “Şimdi biraz dojazı artıralım. Yerel seçimlere karşı olan dönemde bir hareketlenme sağlamak…” dediği, Fikret Barın’ın da “Efendim ben bir sendikanın genel başkanıyım, bu konferedasyon başkanları düzeyinde bu işin ele alınması lazım” dediği ve devamında TÜRK İŞ, TES İŞ, HABER İŞ ve benzer sendikaların çok sayıda personellerinin olduğunu, fakat bunları ayağa kaldıramadıklarını söylediği,

LEVENT ERSÖZ: “SİZ DE ELİNİZİ CEBİNİZE ATACAKSINIZ”

Görüşmenin devamında aralarında sendikalarla ilgili değerlendirmeler yaparken misafir olarak belirtilen kişinin Metal İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek’in bu işlere duyarlı olduğunu, fakat söz konusu sendika mensuplarının özel sektörlerde olması sebebi ile kitlesel anlamda yapılacak faaliyetlere katılamayacaklarını söylediği, ayrıca 28 Şubat süresince Türk İş, DİSK ve Esnaf Sanatkârlarının bir araya gelmesinin daha kolay olduğunu, bugün çok farklı bir süreç yaşandığını, o dönemde Alevilik ilişkilerinin de kullanıldığını anlattığı, Görüşmenin sonlarına doğru Levent Ersöz’ün, siz de elinize cebinize atacaksınız dediği, Fikret Barın’ın da “Az para değil ki, dolarlar konuşuyor. Adama getirttireceğim, yemeğini yedireceğim, sabah-öğle-akşam… En azından elimizden geleni yapacağız, bütün imkânlarımızı kullanacağız, ne yapalım? Diyeceğim ki otobüsün yarısı bizden olacak yarısı da memurları alacaksınız diyeyim öyle getirip götüreceğiz. Başka çaremiz yok. Onunla ilgili zaten sözümüz de var. Benim teşkilatta hazır. O mesajı da verdim, hazırlanın işaret bekleyin dedim” dediği, Levent Ersöz’ün’ de “Haberinizle gelin” dediği ve kısa bir süre sonra görüşmeye son verildiği anlaşılmıştır.

SARIKIZ DARBE PLANI: “BUNLARIN HEPSİNİ KESECEKSİN…”

Değerlendirme: Anlatılan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Özden Örnek’in M.Ö olarak kodladığı Mustafa Özkan ile gerekli görüşmeleri yaptığı, bu görüşmelerde İstanbul’da ki siyasi gelişmeler ve Aydın Doğan’la ilgili bilgiler aldığı, ayrıca basının desteğine ihtiyaçlarının olduğunu anlattığı, sonrasında medya patronlarından Aydın Doğan ile görüşme yaptıkları ve kendisine gerekli mesajları verdikleri, diğer taraftan o dönemde Karamehmet grubundan ayrılan sanık Ahmet Tuncay Özkan’la görüştükleri ve İstanbul TV’yi alması konusunda gerekli desteği verdikleri, bunların yanı sıra Rahmi Koç’la görüştükleri, darbe planları kapsamında basının ele geçirilebilmesi ve medyanın gerekli desteğinin alınabilmesi için diğer sanıklar Mehmet Şener Eruygur, Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur’un da gerekli çalışmaları yaptıkları, Bu kapsamda; sanık Ahmet Tuncay Özkan’ın tekrar Karamehmet grubunda çalışması için Mehmet Emin Karamehmet ile görüştükleri, bu görüşmeyi kayda aldıkları ve taleplerinin sanık Mehmet Şener Eruygur’dan geldiğini söyleyerek baskı uyguladıkları, yine bir medya kuruluşunun sahibi olan Cem Uzan ile görüştükleri, kendi planları doğrultusunda yayın yapılması ve AKP de bulunan bazı milletvekillerinin ayrılmasının sağlanması amacıyla telkin ve yönlendirmede bulundukları, ayrıca örgütün stratejisi doğrultusunda yayın yapan Cumhuriyet Gazetesinin tirajının artırılmasını ve böylece kamuoyunda daha etkin hale getirilmesinin sağlamak amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde dağıtım ve satışının sağlanması işini organize etmeye çalıştıkları, sanık Mustafa Ali Balbay’ın da telkinleri ile diğer medya gurubu sahiplerine baskı yapmak amacıyla plan yaptıkları, özellikle darbe yapılması konusundaki azim ve kararlılıklarını sanık Levent Ersöz’ün “Bunların hepsini keseceksin, bir daha başa geçmeyecekler” sözlerinin de ortaya koyduğu, netice olarak Özden Örnek’ten ele geçirilen günlüklerde belirtilen Sarıkız darbe planı ve stratejilerin adım adım uygulamaya konulduğu anlaşılmıştır.

AYIŞIĞI DARBE PLANI: ERDOĞAN’I YALNIZ BIRAKMA ÇABASI

Azami sayıda milletvekilinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı terk etmesi için, Milletvekillerinin analiz edilerek gruplandırılması, gruplarla temas kurularak organize edilmesi, liderlerin belirlenmesi Ayışğı kod adlı darbe planında, azami sayıda milletvekilinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı terk etmesi için, milletvekillerinin analiz edilerek gruplandırılması, gruplarla temas kurularak organize edilmesi, liderlerin belirlenmesi planlanmıştır. Bu planın uygulamaya geçirilmiş olmasına ilişkin olarak, bazı sanıklardan ele geçirilen dokümanlarda çok açık veriler bulunmaktadır. Örnek olarak; Sanıklar Ergün Poyraz, İsmail Yıldız, Mehmet Şener Eruygur ve Ahmet Hurşit Tolon’dan ele geçirilen dijital verilerde AKP Milletvekilleri ve Bakanları ile ilgili çok sayıda ve değişik kategorilerde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedildiği, hatta bu kayıtlardan birisinde tüm AKP’li milletvekillerinin isimlerinin karşısındaki diğer bilgilerin yanı sıra partiden kopup kopamayacağının belirtildiği görülmüştür. Yine sanıklardan ele geçirilen ve sanıklardan Levent Ersöz ile İsmail Yıldız arasında geçen bir konuşma çözümünde, sanık İsmail Yıldız’ın bu çalışmayı bizzat kendisinin yaptırdığını açıkça ifade ettiği ve bu çerçevede “Ben bu 368 milletvekilinin 368’i ile de ilgili dosya hazırladım. Ve sorduğumuz soru; AKP’den koparmasınız? Niçin koparsınız? Neden koparsınız? Ne zaman koparsınız? Hangi şartlar altında koparsınız? Ve ne istersiniz? Cevap;280 milletvekili AKP’den tabi ki kopabilirim diyor, bunlar devletle çatışmaya devam ederse, bunlar Türkiye’yi iyi idare edemezse ve ekonomik kriz çıkarsa, Günedoğu ile ilgili baskılar artarsa, Kıbrıs’la ilgili taahhütleri artarsa bu zafiyetlerde kopabiliriz diyor. Ya da bir siyası alternatif üretilirse. Bakın bu çok önemli, biz AKP’den kopabiliriz diyor” dediği anlaşılmıştır.

HANGİ MİLLETVEKİLLERİ HAKKINDA FİŞLEME DOSYASI HAZIRLANDI?

Kişisel Bilgilerin kaydedilmesi ve istihbari çalışmalar: Sanık İsmail Yıldız’dan ele geçirilen bilgisayarda, diğer verilerin yanı sıra “Milletvekilleri aciklamali1” isimli Word dosyasında; 368 AKP Milletvekilinin isimlerinin yer aldığı, çizelge halinde hazırlanmış yazıda, her milletvekilinin özgeçmişi ve haklarında notlar bulunduğu, kişilere ait Notlar bölümünde “MIT, İran, CIA, Mossad, Almanya, AKP yönetiminin güvendiği isimlerden, Konjonktürel davranabilir, İlişkilerinde pargmatist, AKP den kopabilir, AKP den kopmaz” gibi, kişinin yapısı, davranışları, ideolojisi ve etnik durumuyla ilgili bilgilerin yazıldığı, bu şekilde ayrı ayrı fişlemelerin yapılarak çok kapsamlı bir rapor hazırlandığı görülmüştür.

Sanık Ahmet Hurşit Tolon’dan ele geçirilen dijital verilerde, “019 Siyasi Partiler” isimli klasörde; Adana Milletvekili Ömer Çelik’in, Kültür ve Turizm eski Bakanı Atilla Koç’un; AKP’nin Genel Başkan Danışmanı Cüneyd Zapsu’nun, İstanbul Milletvekili Egemen Bağış’ın, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği, “Adalet Bakanı Cemil Çiçek.doc”, “Başbakan Abdullah Gül.doc”, “Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen.doc”, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu.doc”, “Devlet Bakanı Ali Babacan.doc”, “Devlet Bakanı Beşir Atalay.doc”, “Devlet Bakanı Mehmet Aydın .doc”, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler.doc”, “İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu.doc”, “Maliye Bakanı Kemal Unakıtan.doc”, “Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu.doc”, “Milli Savunma Bakanı Mehmet Vecdi Gönül.doc”, “Sağlık Bakanı Recep Akdağ.doc”, “Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun.doc” ve “Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım.doc” isimli bir MSword dosyaları olduğu, bu dosyalarda bahsi geçen Bakanların dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerinin kaydedildiği, “AKP tarikatçı milletvekilleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 100 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği, “Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır.doc”, “Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen.doc” ve “Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış.doc” isimli MSword dosyaları olduğu, bahsi geçen Bakanların siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği, “Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, dönemin Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdullatif ŞENER’in siyasi görüşlerine ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği, “Milletvekilleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 85 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği, “Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, dönemin Tarım Bakanı Sami Güçlü’nün dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği tespit edilmiştir.

“GERİLİMİ KİM NASIL TIRMANDIRACAK, PLANLAMAK GEREK”

Sanıklardan ele geçirilen dijital veriler içersinde, sanık Levent Ersöz’ün değişik kişilerle yaptığı görüşmelerin kayıtları ele geçirilmiş, bu kayıtlar incelendiğinde, bir kısmında ses dosyaları olduğu bir kısmında ise Levent Ersöz ve ekibince yapılan görüşme çözüm tutanakları olduğu görülmüştür. Bu veriler incelendiğinde sanık Levent Ersöz’ün sanıklar İsmail Yıldız ve Ahmet Tuncay Özkan’la yaptığı görüşmelerde, hazırlanan darbe planları çerçevesinde AKP’yi bölmek ve yeteri kadar milletvekilini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan koparmak için çok ciddi çalışmalar ve planlar yaptıkları tespit edilmiştir. Sanık Levent Ersöz bu konuda; Komutanı Mehmet Şener Eruygur’un talimatı ile görüştüğü kişilerle yaptığı konuşmaları kayıt altına aldıklarını beyan etmiştir. Sanık İsmail Yıldız’ın sanık Levent Ersöz ile görüşmesinde söylediği AKP ile ilgili yaptığını söylediği çalışmalar, hem sanık İsmail Yıldız’dan hem de sanıklar Mehmet Şener Eruygur, Ahmet Hurşit Tolon ve Hasan Atilla Uğur’dan ele geçirilmiştir. Dolayısıyla tüm bu veriler bir taraftan sanıkların darbe planları çerçevesinde yaptıkları faaliyetlerdeki birlikteliğini, diğer taraftan da örgütün darbe planlarını uygulamaya soktuğunu ortaya koymaktadır.

5 Kasım 2003 tarihinde Kıvanç Değirmenci Kod adlı sanık İsmail Yıldız’ın ile sanık Levent Ersöz arasındaki yapılan görüşmenin metninde; AKP’nin bölünmesi ile ilgili konuşmalar yaptıkları, görüşme içerisinde İsmail Yıldız’ın AKP’nin bölünüp parçalanmasının çok kolay olduğunu söylediği, bu çerçevede “hadiseden milletvekillerinin hepsi bu şekilde tesir edecek hale geldiler. Orada 219 tane milletvekili AKP’den kopacak durumda, bu sayı 250 ye çıkabilir” dediği, görüşmenin devamında bu durumu Mehmet Ağar’a anlattığını ve AKP içerisinde sadece 55 tane DYP kökenli milletvekili olduğunu, 40 milletvekilinin MHP kökenli olduğunu, 60 milletvekilinin ise ANAP geçmişi olduğunu söylediğini, fakat bunun için gerginliğin tırmandırılması gerektiğini ifade ettiği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün “gerilimi kim tırmandıracak, nasıl tırmandıracak” dediği, İsmail Yıldız’ın da “gerilimi de bir şekilde TSK tırmandırabilir. Stratejik olarak ama dini noktalar üzerine değil de milli noktalar, idari yapı ya da hukuk konularında sıkıştırabilir” “gerilimi orada tırmandırırsa, Ağar ılımlı mesajları vermeye devam ederse, hatta biraz daha yoğunlaştırırsa bunu, AKP nin milletvekillerinin DYP ye geçmesi için meşru bir zemin oluşur” dediği, Levent Ersöz’ün de “yani korkup kaçan mı olur” dediği, İsmail Yıldız’ın “hem korkup kaçan olur, hem de DYP böyle bir durumda en iyi adres galiba” dediği, İsmail Yıldız’ın Ali Müfit Gürtuna’nın AKP’den kopartılması gerektiğini öne sürerek “Ali Müfit Beyi mutlaka koparmamız lazım. Ali Müfit Bey, gelecekte Türkiye’deki Tayyip Beyin pozisyonunu doldurabilecek siyasi olarak görülüyor” dediği, görüşmenin devamında İsmail Yıldız’ın Mehmet Ağar’ı ne şekilde yönlendirdiğini anlattığı, bu çerçevede Mehmet Ağar’a, Türkiye’deki işsizlik sorununu çözeceğini ve ekonomi ile ilgili vatandaşı ikna edebilecek söylemlerde bulunmasını tavsiye ettiğini, bundan sonraki süreçte de Meclise yöneleceklerini söylerken “Meclis içerisinde bazı milletvekillerinin hiç değilse milli ve dini duygularıyla bir şekilde oynayalım, oradan bir grubu DYP ye etmeye başlayalım” dediği, görüşmenin sonlarına doğru İsmail Yıldız’ın yerel seçimlerde AKP nin ciddi anlamda oy almasının engellenmesinin gerektiğini söylediği anlaşılmıştır.

“AĞAR’A AÇIKÇA MESAJ GÖNDERDİK, ANLAMASI LAZIM”

22 Kasım 2003 tarihinde Kıvanç Değirmenci Kod adlı sanık İsmail Yıldız ile sanık Levent Ersöz arasında yapılan görüşme metni çözümünde; Başlangıçta İsmail Yıldız’ın DYP ile ilgili yoğun çalışmalarının olduğunu, DYP nin kamp faaliyetlerini yaptıklarını, burada karşıt grupları bir araya getirmeyi düşündüklerini, toplantının 10 Aralıkta Hilton otelinde yapılacağını söylediği, Levent Ersöz’ün de söz konusu toplantıya katılacak isim verebileceğini söylediği, görüşmenin devamında, İstanbul’da meydana gelen HSBC Bankası ve İngiliz Konsolosluğundaki patlama olaylarıyla ilgili konuştukları, bu konu ile ilgili konuşurken Levent Ersöz’ün daha önceden aralarında konuştukları AKP ile ilgili bir şeyi kastederek “alabildiniz mi onları” diye sorduğu, İsmail Yıldız’ın da “alamadık paşam, zannediyorum bu akşam operasyonu bitireceğiz, tam beş gündür uğraşıyoruz paşam” “patlama bizim işimize yaradı. Şimdi bir ekiple sürekli onu gözlüyoruz. Aslında aldığımız anda birçok şey kökünden değişebilecek. Çok fazla deşifre olmadan götürmeye çalışıyoruz” dediği, görüşmenin devamında AKP nin dağıtılması ve hükümetten düşürülmesi ile ilgili konuşurken İsmail Yıldız’ın “AKP yi tehdit edebilecek tek güç şu anda silahlı kuvvetler paşam. Başka bir şey yok” dediği ve devamında AKP nin dağıtılması için Mehmet Ağar ve Cem Uzan ile ilgili yaptıkları planları konuştukları, bu çerçevede İsmail Yıldız’ın Mehmet Ağar’ı ne şekilde yönlendirdiğini anlattığını, fakat Mehmet Ağar’ın bunu değerlendiremediğini söylediği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün “Ağar’a aslında anlaması gereken bir mesaj gönderdik. Onu algılaması lazım. Yani Şırnak Milletvekili ile ona mesaj gönderdik. Onu anlaması lazım” dediği, İsmail Yıldız’ın da Mehmet Ağar’la tesadüfen gerçekleşmiş gibi bir görüşme yapılıp yapılamayacağını sorduğu, Levent Ersöz’ün de “tesadüfe gerek yok, davet edelim Mehmet Ağar’ı, gelsin görüşelim, konuşalım” “ama öncelikle parti içerisinde birkaç milletvekili transfer etmesi gerektiğini düşünüyorum” dediği, İsmail Yıldız’ın da “beş tane milletvekili paşam, beşi geçecek, iki tane Isparta milletvekili, iki tane Muğla milletvekili, bir tane İstanbul milletvekili, benim temas halinde olduğum 15 tane milletvekili var. İlk aşamada beş transfer gerçekleştirebilecek durumdayız, ondan sonra parça parça diğerleri. Şimdi bir çalışma yapıyoruz. Kim ne karşılığı AKP den ayrılabilir diye. Önemli ölçüde tamamlanmak üzere” dediği,

HÜKÜMETİN DÜŞÜRÜLMESİNDE CEM UZAN’DAN FAYDALANMA PLANLARI

Görüşmenin devamında, İsmail Yıldız’ın “uzun lafın kısası paşam, Ağar’ı ikna edeceğiz paşam, orada bir tereddütümüz yok. Zannediyorum kısa zamanda, Aralık sonuna kadar da önemli sayıda milletvekiline ulaşabilecek durumdayız” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde DYP ve Mehmet Ağar olmadığı takdirde AKP nin alternatifinin Genç Parti ve Cem Uzan olabileceğini konuştukları, bu çerçevede İsmail Yıldız’ın “AKP nin alternatifinin Genç Parti olabileceğini söylüyoruz paşam. Çünkü para var. Hükümeti yıkma girişimi var” “…neticede Genç Parti önümüzdeki günlerde böyle bir çıkış yapabilir. Cem Uzan paranın, kesenin ağzını açabilir. Milletvekili transferi yapabilir. Ama nereye kadar yapabilir? İktidara gelebilir mi? Ben o kadar olacağını düşünmüyorum da, AKP yi, hükümeti zayıflatıcı bir faktör olarak kullanılabileceğini düşünüyorum” “...burada Cem kullanılabilir paşam rahatça hükümetin düşürülmesinde. Cem çok rahat kullanma makamı haline gelebilir” dediği, devamında, Mehmet Ağar ve Cem Uzan hakkında bir değerlendirme yaptıkları, bu çerçevede İsmail Yıldız’ın “sonuçta her ikisi de kontrolsüz güç paşam. Kesinlikle, çünkü Cem’in böyle endişeleri olmaz zaten, Cem parasına bakar, keyfine bakar, Cem’in en ufak bir milli düşüncesi yoktur, babasının belki olabilir. Ama dolar bütün milli düşünceleri yumuşatabiliyor… Burada gariban yine Ağar paşam, yani Genç Partiden de bir şey çıkarmamız mümkün değil” dediği, ayrıca görüşme içerisinde, İsmail Yıldız’ın Genç Partinin arkasında muhtemelen İngiliz İstihbarat Servisi MI 6 olduğunu söylediği, İsmail Yıldız’ın sonucun kısa zamanda alınabileceğini söyleyerek “burada ilk adım, partiyi dağıtacak ortam, arkasından dağıtmak, sonucu almak ve Mehmet Ağar’ı yada “X” i hadisenin başına geçirmek olabilir paşam” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, İsmail Yıldız’ın konuyu Mehmet Ağar’a anlattıklarını ve yavaş yavaş ısındırdıklarını, fakat Mehmet Ağar’ın bazı korku ve çekincelerinin olduğunu, ayrıca AKP den koparabilecek milletvekilleri ile ilgili çalışmalar yaptığını söylediği, bu çerçevede “bakın şu milletvekilleri, şunlar vaat edildiğinde partiden kopabilir. Seçim süreci yaklaştı, bunların hepsinin dosyası var aşağı yukarı. Örnek veriyorum, Miraç Akdoğan, Malatyalı, ne yapıyor? Erkan Mumcu’nun kasası, onun kirli işlerini yapıyor, seçimden önce bunu deşifre ederiz, adama dersinki sen artık epey kirlenmişsin, bunun dışında kal. Yani siyasette yapılmayan şeyler değil bu” dediği ve bu konuları Mehmet Ağar’a anlattığını, Mehmet Ağar’ın da yavaş yavaş aklına yattığını söylediği, devamında “aklına yatıyor yavaş yavaş, geçen gün bir iki milletvekili ile ilgili background verdim. Mesela Kırıkkale milletvekili Murat, milli görüşçü, AKP den, akrabaları DYP de, Kürt kökenli, akrabaları kürt kökenli ama DYP deler. Birkaç örnek verdim, bu adama milletvekilliği garanti versen AKP den bugün istifa eder. “garantiyi verirsek ne olacak” diyor, biz bunu aday yapmak zorundayız. Zorunda değilsin dedim.” dediği,

CAN ATAKLI’NIN AĞZI GEVŞEKTİR, SIR TUTMAZ

Görüşmenin devamında, İsmail Yıldız’ın AKP nin dağıtılması için yeterince malzeme olduğunu ve istendiği takdirde çok kısa bir sürede dağıtabileceklerini söylediği, bu çerçevede “AKP yi hükümetten indirmek, toplam bizim 15 günümüzü alır paşam en fazla” “15 günde rahat indirilebilir, çünkü gerçekten malzeme var… , tedbirli bir plan yapılabilir, aşamalı bir plan. O aşamalı plan dâhilinde önce yıpratıp sonra iyice dağıtmak” “…ben şunu söylüyorum, AKP yi dağıtmak için çok fazla bir şeye gerek yok paşam, rahatça dağıtılabilir bir parti AKP. Yeter ki Ağar siyasi hırsını biraz ilerletmiş olsun. Biraz hırslansa dediğim gibi AKP yi dağıtmak en fazla 15 günümüzü alır normal şartlar altında” dediği, görüşmenin içeriğinde İsmail Yıldız’ın AKP nin dağıtılması için medyanın öneminden bahsettiğiri, bu konuda medyanın verimli bir şekilde kullanılabilmesi için Cem Uzan’dan faydalanılabileceği, Cem Uzan’ın gerekli finansmanı sağlayabileceğini söylediği, ayrıca hükümetin aleyhinde yayın yaptırmak için araştırma yaptığını, birkaç kişiye sorduğunu ve mesela Karamehmet grubunun ilk yayın yapacak gruplardan biri olabileceğini anladığını, Levent Ersöz’ün de “peki Doğan da buna yanaşacak mı” dediğini, İsmail Yıldız’ın “paşam o da zor durumda birçok açıdan. Yani kendisinin Alman istihbaratıyla olan ilişkisinin yavaş yavaş deşifre edildiğini düşünüyor, yani zorlandığını düşünüyor. Kendisini ciddi anlamda şantaja tabi tuttuklarını düşünüyorum, Almanların ve içeride bazı grupların. Yine dışardan bazı grupların. Her an ilişkisinin deşifre edilebileceğinin korkusu var Aydın Doğan’ın” dediği, ayrıca Can Ataklı ile ilgili konuştukları, İsmail Yıldız’ın Can Ataklı için “ağzı gevşektir, sır tutmaz” dediği, Levent Ersöz’ün de “Hayrullah onu kullanıyor zaten” dediği, İsmail Yıldız’ın da “paşam biz kullanıyoruz. Fakat Cem Hayrullah’a soğuk. Tanımıyor Hayrullah’ı, birde Sabah grubundan geldi Hayrullah” dediği, daha sonra Ali Talip Özdemir ve Nesrin Nas hakkında konuştukları, İsmail Yıldız’ın Nesrin Nas’ın CİA ajanı olduğunu ve gayrimilli bir insan olduğunu söylediği, görüşmenin sonlarına doğru Levent Ersöz’ün konuştukları konularla ilgili bazı bilgi ve belgeler istediği ve ayrıca “bizimle olan ilişkin deşifre olmasın” dediği, İsmail Yıldız’ın da istenilen belgeleri en kısa sürede getireceğini, diğer konularda da çok ketum olacağını söylediği anlaşılmıştır.

 

HAFTAYA: Paşa ve Cem Uzan neler konuştu? Balbay ve Özkan’ın kariyer planlaması nasıl yapıldı?
Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2014, 16:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24