Sayın başkan(lar)a!

  Sayın başkan; gençliğinizin Ramazan geceleri bir başka idi değimli? Kaldığınız, sobalı öğrenci evinde derste

 Sayın başkan(lar)a!


 

Sayın başkan; gençliğinizin Ramazan geceleri bir başka idi değimli?

Kaldığınız, sobalı öğrenci evinde dersten çıkıp koşarak pişirdiğiniz çorbanın tadı bir başka idi iftar sofrasında. Bir de yanında domates salatası ya da karpuz varsa, ziyafet sayılırdı.

İftar sofrasından kalan çorba sahurluk olurdu. Çorba yoksa, peynir ve zeytine iştirak eden çay, mükemmel sahur yemeği olurdu.

Teravih namazını hızlı kıldıran imam tercih edilse de, namaz öncesi vaazında suya sabuna dokunanı makbuldü imamın.

Namaz çıkışı; “bidat” le başlayan sohbetler, mazlum ve mustazafların kurtuluşu için yapılması gerekenler ya da yapılmayanlarla bazen alevlenirdi. Evine ekmek götüremeyen işsizlerin iş bulacağı, horlananların özgür olacağı bir dünyaya kapı aralayacak usul ve modellerin hayali ile duygular şelale halini alırdı.

Sahur vaktine kadar uykusuz kalmak, sabah dersine gitmeye mani değildi.

Okumak, başarmak başta ailemiz olmak üzere parya muamelesi gören insanların umudu olmak durumundaydınız.

Nefsi dizginlemenin bir yolu da nafile oruç tutmaktı, bir kısmınızın o yıllarda devam ettiği, mana okullarının eğitmenleri şiddetle tavsiye ederlerdi nafile orucu, teheccütü.

 

Hâsılı bir başka olurdu o yılların Ramazan’ları…

O günlerde, samimi yüreklerle semaya açılan ellerin içerisine yıllar sonra iktidar meyvesi kondu…

Ve siz bu meyveyi hasat görevini ifa ediyorsunuz şimdilerde.

Cuma kıldığınız caminin hatibi Ramazan ayının yaklaştığı zamanlarda “ Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. …ramazan ayını idrak eden onda oruç tutsun….” İlahi hitabıyla bezenmiş vaazı ile hitap ediyor cemaatine. İmam’ı ise; hutbesini “ Kim Ramazan ayını, Allah’a iman ve sevabını O’ndan bekleyerek ibadetle geçirirse, geçmiş günahları (ndan bazıları) bağışlanır” Hadis-i Şerif’i ile bitiriyorlar…

 

Efendim, “din nasihattir” düsturunca yeri ve zamanı geldikçe israftan da bahsediyorlar hatipler. Camidekiler dinlesin, dinleyenler anlasın, anlayanlar amel etsin ve de tebliğ etsin diye…

Yoksa insanlığın hüsranının yaklaşacağı tehlikesi nasıl bertaraf edilebilir ki?

 

Bir zamanlar, ibadetini yapmaya çalışanların horlandığı, aşağılandığı o günlerde, istikbale umutla bakan siz sayın başkan(lar)ım!

Şimdilerde belki o günlerin kıvamında sohbet yapamıyorsunuzdur.

Yine de o günlerde sofranızı paylaştığınız birilerini gördüğünüzde, burnunuzun direği sızlıyordur eminim.

Dünün hayali bu günün gerçeğisiniz…

 

Bu ülkede insanların en fazla iltifat ettiği ibadet sanırım oruç tutmaktır. İnsanların ekserisi Ramazan’da oruç tutmakta, farz namazlarını kılmayan bir kısım insanlar teravih namazını kılmaktalar.

İbadet ve tefekkür ayı olan bu zaman diliminde, manevi duyguların yoğunlaştığı bu günlerde, asayiş hadiselerinde bile ciddi azalmalar olduğu istatistiklere yansımaktadır.

Hayır, hasenatın daha fazla yapıldığı, “içinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı olan Ramazan ayının” bu manevi havasını, oyun ve eğlenceye tahvil etmek arzu ettiğiniz bir durum olmasa gerek.

Ramazan ayı, Müslümanlar için özelliği ve güzelliği olan bir zaman dilimidir. Yani sizin, bizim hepimiz için.

Müslüman’a özel olan bu zaman diliminin Müslüman eliyle sulandırılması, Ramazan adına eğlenceler tertip edilmesi, adeta O zamana ait manevi havanın temeline dinamit konulmasından farksızdır.

 

Yılın ekseri kısmını, gafletle geçiren Müslümanlar için de; manevi hayatı içselleştirilmesinin başlangıcı olabilecek zaman dilimini, oyun ve eğlenceye tahvil etmek en hafifinden gaflettir.

 

Müslüman olmayanlar için sıradan bir zaman dilimidir Ramazan.

İslam düşmanları içinse husumet beslenilecek bir zaman dilimidir…

Maksat bu yolla onlara şirin görünmekse “Din gününün sahibi, bunun boş bir gayret olduğunu haber vermekte” tebliğcisi olan O yüce Kişi’nin ise; tebliğ usulünde böyle bir yöntem bulunmadığı sizlerin malumudur…

O’na rağmen O’nun adına hiçbir şey yapılamayacağını siz daha iyi bilmektesiniz.

 

Teravihten çıktığında cami avlusuna kadar ulaşan, Ramazan eğlencenizde sahne almış şarkıcının sesine, tepki olarak ellerini semaya kaldıran kişi/lerin sedası semaya ulaşmadan,  bu Ramazan’ı eğlencede değil, hayır yarışında önde olarak, bitirebilmek için programlar yapacağınız umuduyla Ramazanınız mübarek olsun Sayın başkan(lar)ım...
Güncelleme Tarihi: 30 Haziran 2013, 22:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8