Haber okuma alışkanlığımız değişmeli

Türkiye’de son yıllarda haber okuma alışkanlığı oldukça geriledi. Gazetelere olan ilginin azaldığının hepimiz farkındayız. Özelikle sosyal medya sayesinde her şeyi çok hızlı tüketiyoruz. İnternet medyacılığı, gazetecilik sektörünün nabzını değiştirdi. Gazetecilik mesleğini icra edenlerde dahil sosyal medyanın gücüne kapıldık, yolumuza öyle devam ediyoruz. Bunun eleştirebilecek bir tarafı da yok. Zaman nasıl akıp gidiyorsa, teknoloji de o kadar gelişiyor. Ve… Hangi sektörde olursanız olun teknolojiye ayak uydurmadığını anda başarısız oluyorsunuz.

Sektörde geçirdiğim iki yıllık tecrübelerime dayanarak, haber okuma alışkanlığımızı değiştirmemiz gerektiği kanısındayım. Çünkü ülkemizde maalesef en çok asayiş, magazin ve spor haberleri okunuyor. İnternet medyacılığından örnek verecek olursak; ölümüm ya da cinsel saldırının geçtiği bir haber diğer haberlere göre çok daha fazla ‘tık’ alıyor. Bunun yanında magazin haberlerinin okuyucu kitlesi de oldukça fazla. Ortaya atılan ve yalan olduğunu bildiğimiz halde transfer haberleri hepimizin fazlaca dikkatini çekiyor.

Bunlara karşılık başarı hikayeleri ise gölgede kalıyor. Örneğin TUBİTAK’ta ödül almış bir proje haberi, kimse tarafından tercih edilmiyor. Büyük bir girişimcilik öyküsü içinde kolay yoldan para kazandırmayı vaat etmiyorsa kimsenin ilgisini çekmiyor. ‘Bu işe girdiler, zengin oldular’ gibi başlıklı haberleri seviyoruz. İlk dikkatimizi bunlar çekiyor. Ya da ‘Karısını öldüren adam intihar etti’ haberi birçok kişinin ilgisini çekmeyi başarıyor.



Ülkece ‘entrikayı’ seviyoruz açıkçası. Anlatılan veya yazılan herhangi bir olayın içinde entrika yoksa pek cezbetmiyor bizi. Kimsenin tercihini sorgulamak değil amacım. Bunları yaparken hepimizin şahit olduğu bazı paylaşımlar da görüyorsunuzdur sosyal medyada. Atıyorum, ‘Yaptığı projeyle dünyaca ünlü yarışmada birinci oldu. Ama bizim medyada haberi bile çıkmadı’ gibi paylaşımlar hepimizin karşısına çıkıyordur. Buradaki sorun kişinin neden haber olmadığı değil. Haberi yapıldığında neden kimsenin okumadığı. Biz bu haberi gördüğümüzde, görmemezlikten geldiğimiz için haber değeri taşımıyor.

Bir ülkede medyayı halk yönlendirir. Çünkü her haberci yaptığı haberin okunmasını ister. Haber okundukça değer kazanır. Bu yüzden haber tercihlerimize filtre getirmemiz gerekiyor. Yani kısacası haber okuma alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerek. Bizler başarı hikayelerine ne kadar çok değer verirsek medya da bu haberlere o kadar değer verir. Asayiş haberleri azaldıkça suç oranları düşer. Yalan transfer haberlerine itibar etmediğimizde, Türk futbolu kalite kazanır….
YORUM EKLE

banner19

banner8