HDP, Millet İttifakı ile nasıl anlaştı? 

 Hayra yorun, geçen gece bir rüya gördüm  
Bir türkü çalıyor rüyamda   
“Zalimliktir yaptığın kalleşliktir yaptığın  
Gel artık dön artık ömrüm kurtulsun  
Urfa sana küsmüş haberin olsun  
Urfa bana küsmüş…  
  
Rüya Bursa’da yaşanıyor ama türkü Urfa’dan   
   
Yerel seçimler varmış Mustafa adında bir aday var, Faruk Bey adında müteahhitlik yapan bir kişi var, müteahhit arkadaşı adına firma kurmuşlar ama asıl firma sahibi Faruk Bey’miş  
Faruk ile Mustafa ortak işler yapıyorlarmış, imarlar, rantlar kırıla gidiyormuş  
  
Bu ortaklığı yerel seçimlerde devam ettirelim diye karar alıp uygulamaya başlamışlar, önce yerel bir medya kurmuşlar elbette arkadaşı üzerine  
Bu medya ile Mustafa allanıp pullanmış, diğer aday yerin dibine batırılmak için türlü türlü yalanlar uydurulmuş  
  
Yetmediği durumda Hortumcu Cavit’in adamlarından destek alınmış, masraflar rantçı müteahhitler arasında paylaşılmış (ne karışık rüya Hortumcu Cavit kim mesela? Adı var yüzü yok rüyada)  
  
Derken seçim günü gelmiş çatmış, sonuçları gören Faruk Bey’in beti benzi atmış gitti bizim paralar deyip yukarıdaki türküyü değiştirip söyleyerek gezmeye başlamış   
  
  
“Bursa bana küstü, Bursa bana küstü” ... 
 
  
Neyse uyanıp su içip kendime geliyorum, ben bu rüyayı neden gördüm diye düşünürken gazetede okuduğum bir haber geliyor aklıma “Ak Parti Bursa il danışma toplantısında Faruk Çelik konuşturulmamış “vay nasıl konuşturulmaz” başlığıyla bir kısım medyada bu iş konu olmuş” Rüyamdaki Faruk ismi oradan geliyor demek ki, isim benzerliği tabii ki  
  
Neyse ki Faruk Çelik Bey’in imdadına Olay Gazetesinin “bağımsız yazarı” Ahmet Emin Yılmaz yetişmiş de en azından gazeteye konuşmuş Faruk Bey  
  
Ardından enBursa sitesinde iki “bağımsız gazeteci” daha bu konuda köşe yazdılar da Faruk Bey’in neler söyleyeceğini öğrenmiş olduk 
 
Burada ilginç bir noktayı atlamayalım, Olay gazetesi, EnBursa sitesi, sabah akşam Ak Partiye, Abdulhamid’e, Vahdettin’e ne hakaretler ne eleştiriler yazıp çiziyorlar okuyorsunuz fakat konu Faruk Çelik olunca onu Ak Partili saymadıkları için mi bilinmez patronları gibi koruyup kolluyor müthiş destek veriyorlar 
 
  
Neyse konumuz bu değil elbette 
  
Ahmet Emin Yılmaz’a konuşan Faruk Bey, konuşmanın bir yerinde enteresan bir cümle kuruyor “  
“2023’e gidilirken HDP ortaya ‘tutum belgesi’ koydu. Bir amacı kapatma davası, ama diğer yönü çok önemli. Türkiye’nin sorunu olan terörle ilgili parlamentodan talep doğru adım. İlginç olan şu: HDP’de geçmişte başkan olan birisi ‘Çözümün adresi İmralı’ derken, bir başkası anayasanın değiştirilemez ilk 4 maddesinin değiştirilmesini ortaya koyuyor.”  
“Tutum belgesini rafa kaldıran yaklaşımlar aynı partinin yetkililerine yaptırılıyor. Bu yönüyle, tutum belgesi HDP’nin dağın çemberinden çıkma gayretiydi, ama dağ buna yol vermeyecek gibi.”  
 
Böyle diyor Faruk Çelik Bey 
  
Bende geçen hafta ki yazımda https://sehirmedya.com/kusatma-makale,316305.html  bir daha ki yazımda HDP’nin tutum belgesini ve bunu yanlış anlayan eski bakanı bilgilendireceğimi söz vermiştim işte yazımızın esas konusu bu ve başlayalım  
 
 
 
HDP’nin ”Tutum Belgesi adını verdiği belge Atlantik ötesiden yazılıp, oya işler gibi niyetler metne üstü kapalı yerleştirilmiş  
Metinde göze çarpan “geçiş dönemi” ifadeleri var, bu dönemden kasıt 2023 seçimlerinde HDP Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayacak ve kim olduğuna bakmaksızın Millet İttifakının adayı desteklenecek bu aday kazandığında HDP’nin öne sürdüğü şartlar sağlanırsa parlamenter sisteme geçiş için HDP onay verecek. İşte bu zaman aralığına geçiş süreci denmiş 
 
HDP, CHP ve İP tarafından tozlu raflardan indirilen “Kürt Sorunu” ve nasıl çözüleceği ile ilgili öyle sanıldığı gibi (Faruk Çelik Bey’in de sandığı gibi) adres meclis olarak gösterilmiyor 
Metin dikkatli okunduğunda; …" Cumhuriyetin demokratikleşmesi ile doğrudan bağlantılı ve iç içe geçmiş olan bu sorunun çözümü için muhataplarla diyalog kurulması, inkâr ve bastırma siyaseti yerine demokratik ve barışçı bir çözüm için adım atılması gereklidir. Meclis, diyalog ve çözüm zeminini kurarak, demokratik müzakere yöntemleriyle tüm toplum için geleceğin kazanılmasına önayak ve odak olmalıdır. Bu çerçevede, başta anadili hakkı olmak üzere tüm evrensel kimlik haklarının tanınması için gerekli düzenlemelerin yapılması büyük önem taşımaktadır. 
 
Metnin orijinalinde ki “muhataplarla diyalog kurulması” bu diyaloğun kurulmasında meclisin görev alması öneriliyor 
Yani metne gizlenen cümlenin doğrusu şudur “meclis Kandil’le diyalog kurarak sorunu çözmeli” aslında bu bir itiraftır bu ülkenin Kürt sorunu çözülmüştür Ak Parti çözmüştür, ülkenin sorunu terör sorunudur  
 
HDP’nin parlamenter sisteme geçmek için öne sürdüğü diğer bir şartta Özerk yerel yönetimler şartı var diğer bir ifadeyle Demokratik Özerklik isteniyor. Metinden alıntı yaparsak “Güçlü demokrasi, aynı zamanda yerinden ve yerelden yönetim anlayışını gerektirir. Bu nedenle kuvvetler ayrılığının yerele doğru genişletildiği, yerel yönetimlere yetki ve kaynak devrinin güvence altına alındığı, yerel katılım mekanizmalarının işlediği güçlü bir yerel demokrasi olmadan güçlü demokrasiyi inşa etmek mümkün değildir. Diye ifade edilmiş  
 
Diğer bir şart; tüm siyasi hükümlülerin serbest bırakılması isteniyor. Nasıl yani demeyin siyasilere genel af istiyor HDP, FETÖ ve PKK’lı mahkum kalmayacak diyor nasıl söylüyor diyorsanız çok metih edilen tutum belgesine başvuralım bakalım ne yazıyor “... Yargı eliyle siyaseti ve toplumu dizayn eden, yargıyı muhalefeti tasfiye etme aracı olarak kullanan anlayış, adaleti her anlamda yerle bir etmiştir. Bu nedenle tüm siyasi davaların ve mahkumiyetlerin sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını, adaletin ve toplumsal barışın tesisi açısından bir gereklilik olarak görüyoruz.” Diyerek siyasilere genel af talebi var 
 
Diğer bir şart; Doğu ve Güneydoğu il ve ilçelerini PKK yönetsin diyorlar, Kayyumlara karşı çıkarak “bu hak ihlallerinin son bulmasını istiyorlar” hatta Boğaziçi üniversitesindeki atamaya bile itiraz ediyorlar 
 
Diğer bir şart; Suriye, Doğu Akdeniz, Libya, Kıbrıs, Ege...tüm haklarımızdan vazgeçelim diyorlar, dış politikada monşer dönemine geri dönüş isteniyor metinden okuyalım “Yurtta, bölgede ve dünyada barıştan yana, uzun vadeli iş birliğine yönelik stratejiler yeni dönemin dış politika anlayışının temelidir. Komşularımız başta olmak üzere diğer ülkelerle savaş ve çatışmaya, askeri güç gösterisine dayalı, maceracı politikalardan uzaklaşmak, güçlü ve ilkeli diplomasiye, diyaloga ve her alanda iyi ilişkilere dayalı barışçıl politikalar yürütmek, hepimizin yararınadır. 
 
Diğer bir şart; İstanbul Sözleşmesine geri dönülmesi, dağlarda sözde komutanların koynuna girmediği için işkence edilen, öldürülen yüzlerce Kürt kızının varlığından utanmadan, kendi vekillerinin dövdüğü, tecavüz ettiği kadınların durumundan utanmadan “kadın haklarından, İstanbul sözleşmesinden” bahsediyorlar, toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı da metne yedirilmiş 
 
 
Diğer bir şart; Atlantik ötesinden metin yazılır da KHK ile görevden alınanlar unutulur mu? Elbette unutulmaz HDP’de unutmuyor, metinde “KHK ile oluşturulan hak gaspları giderilmelidir” diyor aynı cümleyi Kemal Bey ve Meral hanımın kurmuş olması kimseyi şaşırtmıyor çünkü ittifak dediğin söylem birlikteliği ister  
 
Diğer bir şart; tabii ki olmazsa olmaz (ki bu konuda da Millet ittifakı üyeleri defalarca görüşmüş ve bir mutabakata varmıştı) yeni anayasa, anadilde eğitim ve eşit yurttaşlık isteniyor metinde yani anayasanın ilk dört maddesini değiştirmek istiyorlar, metinden okuyalım “Bu anayasa; farklı kültürlere, kimliklere, inançlara, anadillerine ve yaşam tarzlarına saygıya dayalı eşit yurttaşlığı esas almalıdır. Anayasanın hazırlanma süreci, her kesimi kapsayan, demokratik katılım ve toplumsal müzakereye dayalı bir yöntemle yürütülmelidir”. Diyor 
 
Metni bir bütün halinde değerlendirirsek; parlamenter siteme geçiş için kilit oy oranına ulaştığını sanan HDP, Millet ittifakına şartlarını sunuyor, bu şartların büyük bölümü ittifak üyelerince kısık seslerle gündeme getirilmişti zaten 
 
Örneğin CHP lideri Kürt sorunu diye bir sorun ortaya koyarak HDP metnine metin açıklanmadan destek vermiş daha kısık bir sesle Meral hanımdan da destek bulmuştu bu söylem 
 
Vatandaşlık ve yönetim biçiminde değişiklik öngören HDP’nin tutum belgesinin anayasa şartı, millet ittifakı üyeleri arasında İP’li Ahmet Erozan CHP’li İbrahim Kaboğlu başkanlığında aylarca süren çalışmalarla üzerinde anlaşılan anayasa değişikliği toplantılarında belirlenmişti  
 
Yani sonuç şu; HDP Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayacak ve ittifakta olduğunu deklare etmeyecek ama HDP’nin tutum belgesinde yazılanlar ittifak tarafından kabul edilip hayata geçirilecek 
HDP parlamento seçimlerine ittifaktan ayrı olarak tek başına girip alabileceği en yüksek sayıdaki vekille (Ak partinin bölgede daha az vekil almasını sağlayarak) mecliste anayasayı değiştirecek veya referanduma götürecek yeterliliğe ulaşıp eline koz sağlamak istiyor 
 
HDP bildiğimiz gibi değişen çok fazla bir şey yok, Kandilin yani ABD’nin hizmetinde siyaset yapmaya devam ediyor.

HDP seçmenine lafımız yok ama HDP yöneticilerinin ve Millet ittifakının tutum belgesi bu ittifakın ipini kimin tuttuğunu çok net anlatıyor
 
 
Selam ve saygıyla  
 
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bayraktar
Bayraktar - 5 gün Önce

Abi biz çok özgür bi ülkeyiz terör sevicileri ve yandaşlarına ceza yok ülkenin Cumhurbaşkanı na hakaret et ceza yok haddinden fazla özgürüz

banner19

banner24