iPhone ve Osmangazi…



Fotoğraf Zorlu Center’den…

14 bin liralık ıPhone 11 almak için kuyrukta bekleyen kişiler. Patates soğan kuyruğunda beklemek ayıp ama telefon kuyruğunda beklemek havalı bir şey…

Neyse konumuz zaten ne bu fotoğraf ne de kuyruklar…

Kuyruğu görünce aklıma Osmangazi Belediyesi’nde yaşanan iPhone 8 mevzu geldi…

Hemen hatırlayalım.

Bursa’da önemli yatırımlara sahip bir işadamı Dobruca taraflarında bir bina yaptırıyor…

Ancak inşaat biraz taşıyor.

Osmangazi Belediyesi ekipleri hemen bitiyor orada. İşadamı ile görüşüyorlar.

Mevzunun uzamaması için bir öneri sunuyorlar. Bize 8 adet iPhone 8 verirseniz kapatalım konuyu diyorlar.

İşadamı da bu isteği kırmıyor ve yerine getiriyor ancak aradan bir süre geçmesine rağmen işlemleri hallolmuyor ve alması gereken belgeleri alamıyor.

Bunun üzerine telefonları verdiği yetkililere başvuruyor.

Yetkililerin verdiği cevap gerçekten şok edici.

Bize 12 tane daha telefon vermelisiniz…

Başkan ve yardımcısını yakından tanıyan işadamı soluğu onların yanında alıyor ve durumu anlatıyor. İşadamının işi hallediliyor.

Telefon isteyen yetkililerden biri belediyeden kaymakamlığa gönderiliyor.

Konu böyle kapatılıyor…

Ancak aradan bir süre geçtikten sonra kaymakamlığa gönderilen kişi tekrar hem de aynı kritik müdürlükteki görevine dönüyor.

Sebep?

İddialar bununla da sınırlı değil…

Düğününe ünlü bir sanatçıyı getiren belediyedeki müdür, şaşaalı yaşamıyla herkesin dikkatini çekerken yönetimin dikkatini bir türlü çekmiyor.

Daha doğrusu mevzuya yönetim hakim ama müdürü bir türlü görevden alamıyor?

Siyasi iradenin hakim olduğu bir kurumda bir müdür neden görevden alınamıyor?

Bilmiyoruz?

Tahmin et deseniz edemiyoruz?

Bir kaç kez böyle bir adım atılmaya çalışılsa da nedense geri vites yapılıyor…

Müdür görevine devam ediyor, sürülen yardımcısı geri geliyor.

Şimdi de bu müdürlüğün son aylarda gerek zabıta uygulamaları, gerek basın müdürlüğü ile ilgili tartışmalar ve gerekse masaj salonlarıyla ilgili tartışmaların odağındaki Erkan Albayrak’a bağlanmış…

Albayrak diğer bağlı kurumlarda üstün başarılar göstermiş olacak ki yeni müdürlükler eklenmiş görev sahasına…

Osmangazi, bu dağılmış görüntüsünden nasıl kurtulacak acaba?

Dündar’ın işi toparlama durumu oldukça zayıf. Geriye Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Erdönmez kalıyor.

Erdönmez ağırlığını koyar ve işi ele alırsa bir miktar toparlanma sağlanabilir. Aksi halde korkarım Osmangazi’yle ilgili daha çok skandallara şahitlik etmek zorunda kalacağız.



 

Kemalist pazarlamacının Nezir Asaroğlu ile imtihanı…


Türkiye’de belli kesimlerin Mustafa Kemal üzerinden rant sağlama hevesi hiç bitmediği gibi maalesef bu rantçılara inanmaya devam eden de bir kitle hala varlığını koruyor.

İnsanların Atatürk’e olan hassasiyetlerini kullanan ve onlara kitap, dergi, kupa, küllük çakmak satarak yolunu bulmaya kalkanlar için tam da fırsat zamanı.

Malum Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümüne artık günler var. Ve bu durum Kemalistler tarafından ranta çevrilmeye çok müsait.

Dün öğlenden sonra Nezir ağabeyle (Asaroğlu) gündem üzerine sohbet ederken telefonu çaldı. Önce bir bant kaydıyla Atatürk’ün sesinin verilmesinin ardından genç bir kızımızın sesi duyuldu.

İstanbul Atatürk’ü Anlama ve Yaşatma Platformu’ndan aradığını belirterek başladı hanım kız. Bildiğiniz hamasi anlamsız goygoyun ardından kitap vs sattıklarını aktardı. Atatürkçülük ’ten dem vurdu, çok önemli görevleri yerine getirdiklerini söyledi.

Nezir ağabey bir süre sabırla dinledikten sonra rastgele bir numara arayarak mı yoksa bilinçli mi aradıklarını sordu.

Hanım kızın verdiği bilgi teyit edildi ve birilerinin bu platformu ciddi kafaya aldığı ortaya çıktı. Hanım kız kitapları pazarlamaya çalışırken Nezir Ağabey bir anda iyi de ben anti Kemalistim deyince bir anda kekelemeye başlayan hanım kız, oldukça bozuldu. Olabilir o halde diyerek telefonu apar topar kapattı.

Geçen yıl Yılmaz Özdil’in sıradan bir Atatürk kitabını 2 bin 500 liraya satması ve o kitabın kapışılması, rozettir kupadır, bilmem ne yemeğidir vs insanları sömürmeye Atatürk üzerinden rant sağlamaya devam eden bu gruplar maalesef vatandaşların da istismara dur dememeleri nedeniyle tezgahlarını yürütüyorlar.

Devletin de Atatürk ismini kullanan bu çakal tayfasına ciddi önlemler almadığı ortada. Atatürk ismi özel izinle ve gerçekten ticari olmayacak şekilde kullandırılmalı…


Pakdil ebediyete göçtü!


Kalbimin yarısı Mekke'dir, geri kalanı da Medine'dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır...



 
YORUM EKLE

banner19

banner8