Kaçak villa sahibi AKP(*)’liler 

15 Temmuz 2016 yılında yaşanan NATO/FETÖ işgal ve darbe girişiminin ardından FETÖ ve PKK adına faaliyetler yürüten CIA ajanı papaz Andrew Brunson 7 Ekim 2016 tarihinde çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. 
ABD yönetiminin ısrarla serbest kalmasını istediği bu ajan nedeniyle ABD ülkemize çeşitli yaptırımlar uygulamış dolar kuru 4 seviyelerinden 7,21 seviyelerine yükselmişti.  
Cumhurbaşkanımızın, FETÖ ile girdiği mücadelede partili milletvekilleri tarafından yalnız bırakıldığı o süreçte, halk sürece sahip çıkmış hem ülkesinin bağımsızlığına hem de ekonomik yaptırımlara karşı ellerindeki dövizleri Türk lirasına çevirerek bu mücadeleye katılmıştı.  
“Öleceksek bir defa ölelim ama adam gibi ölelim” diyen Reis’in kimi milletvekilleri FETÖ ile mücadelede Reis’i yalnız bıraktıkları, 15 Temmuz gecesi evlerde saklandıkları yetmiyormuş gibi “Rahip” krizinde de kendi yüklerini doldurmak gibi vicdansız, kaçak işlerle uğraşıyorlarmış. 
Şubat ayından itibaren hem ulusal basında hem de (çok çok az) yerel basında bir haber çıkmıştı hatırlarsak “Faruk Çelik’in dağ evinin kaçak olduğu ortaya çıktı” diyordu basınımız. 
Maalesef sadece Faruk Çelik değildi kaçak işlere bulaşanlar, eski AK parti Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım, Kestel eski Belediye Başkan yardımcısı Cengiz Bayrak ve kaçak villaların yapıldığı Kestel ilçesinin Ak parti eski ilçe başkanı Hüseyin Yavuz’unda aynı bölgede kaçak evleri ortaya çıktı. 
Ülkenin Cumhurbaşkanı NATO ve FETÖ ile mücadele edip ABD yaptırımlarına boyun eğmeden “Öleceksek bir kere ölelim ama adam gibi ölelim” derken Bursa’mızın biri eski bakan, iki milletvekili ve yukarıda ismini andığımız zevat “yapacaksak şimdi yapalım” diye düşünerek kaçak villa dikmek peşindeymişler. 
İktidar dünyanın en zor ama hakkını veren için en güzel uğraşıdır.  
Zorluğu; hırsızın, ihalecinin, yolsuzun, gücün esiri olanın yuvalanacağı en uygun mekan iktidardır.
Bu durum iktidarın tercihi değildir elbette ama fotoğraf budur.
Siyasetin doğası gereği bu kesimler merkezi ve yerel iktidarlarla iç içe yaşarsa nefes alırlar. 
Yerelde iktidar olan Bursa Nilüfer’de göl manzaralı kaçak villası yakalanan CHP’li BELEDİYE BAŞKANI Turgay Erdem’i nasıl eleştirdiysek şimdi de “ama bizden” demeden bu kaçak villaları diken AK Partili (bence artık bu kişiler AKP’li) eski vekilleri de çok daha fazla eleştirmek boynumuzun borcudur. 
Bu kaçak yapıları dikenlerin hiç evleri olmayıp sadece başını sokacağı bir gecekondu diktiklerini bilsem inanın yıkılmasın diye kendimi binaya zincirlerim ama portları, partları, bulunduğu bölgenin imarını belirleyecek çapta kat kat gökdelenleri olan insanların kaçak villa yapmalarını anlamlandırmakta zorlanıyor insan ve sormadan edemiyor, “Ne zaman doyacaksınız?” 
Sadece kaçak villa yapmakla kalmayıp, imar affı kapsamından sonraki bir tarihte dikilen bu utanç yapılarını af kapsamına sokmak için verdikleri çabalarda başka bir utanç vesilesi. 
Bu köşeyi okuyanlar biliyor ki ben gazeteci değilim, köşe yazarı hiç değilim, sadece ülkemin dertleriyle dertlenen, bunları kaleme alan bir insanım ama her gün Reis’e hakaret eden, AK Partiyi yerden yere vuran şehrin “büyük” gazeteleri bu utancı görmüyorsa, sıvacı müteahitin sözde solcu/sağcı köşe yazarları her gün “Yunuseli Havaalanı imara açılmasın”, "İkizdere beton olmasın” diye yalandan köşe yazıp bu kaçak villalarla ilgili kalem oynatamıyorsa, patronlarına laf söyleyemiyorsa, bizim gibiler için köşe yazarı olmasak da bu haksızlığı yazmak bu adaletsizliğe ses çıkarmak vicdanımızın emridir.  
Köşe yazarı değilim ama şunu öğrendim, eğer bu kaçak villalarda ağırlanıp, o sofralarda yiyip içerseniz elbette bu haber karşısında üç maymunu oynarsınız (Kimleri kastettiğimi dikkatli okurlar anlamıştır)   
Bursalı eski vekilleri ve diğerlerinin bu rezilliğini otaya çıkaran şey CİMER’e yapılan bir başvuru, bu başvuruyu değerlendiren CİMER, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yazı göndererek gereğinin yapılmasını istiyor, Bursa Çevre İl Müdürlüğü, Bakanlıktan gelen yazı üzerine bu kaçak villaların yapı kullanım ruhsatlarını iptal ederek bunları kaçak yapı olarak tescil ediyor ve yıkımlarıyla ilgili yasal süreci başlatıyor. 
Geçen hafta ulusal basından izlediğimiz haberlere göre Çevre İl Müdürlüğü bu kaçak villaların su ve elektriklerinin kesilmesi için ilgili kurumlara yazı gönderiyor sırada ilk kepçeyi vurmak var. 
Reis ve ekibi bu ülkenin derdini sırtına yükleyip tek tek çözmek için halkıyla birlikte mücadele ederken, Reisin yanında gibi gözüküp kendi yükünü tutanları görmek şaşırtmasa da insanı üzüyor.  
Büyük emekler verilerek kurulmuş olan, kurulan tuzakları Allah’ın yardımı halkın sahip çıkmasıyla bertaraf eden, dünya mazlumların umuduna ve duasına mahzar olan, adında adalet olan bu partiye bu lekeyi sürmelerine bir gün dahi müsaade edilmemeli. 
Bursa’da başımız dik gezmek istiyorsak bunların bu kaçak villalarını yıkmak şart, yıkacaksak şimdi yıkalım ve bunları yapanları bu partiden atalım.  


*Başlıktaki AKP bilerek ve isteyerek yazılmıştır, bunlar gibi tipleri anarken AK Partili demek, partililere haksızlık olurdu.  


Selam ve saygıyla   

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sadettin Cangül
Sadettin Cangül - 4 ay Önce

Ulucami batısında Atatürk caddesi üzerindeki “Yesevi Kebap”ın olduğu yere de bir göz atarmısınız?

banner19

banner24