Koronayla mücadele vicdani sorumluluktur

Dünya pandemi ile boğuşmaya başlayalı 1 yılı geçti, tam kapanmaya da sayılı saatler kaldı. Halen sırası gelip aşı olmayan, aşı karşıtı propaganda yapan, ailesinde pozitif vakalar olduğu halde temaslılık riskini düşünmeden dışarıda olmayı sürdüren insanların sorumsuzlukları ve buna benzer kural tanımaz davranışlar yüzünden mücadelemizin daha ne kadar devam edeceğini bilemiyoruz. Oysa bu salgın hepimizi etkileyen bir süreç ve ancak birbirimize değer verip dikkatli davranarak, kurallara ve korunma tedbirlerine tam uyarak mücadeleyi kazanabiliriz. 


Birbirimize değer vermek de önce aile içinde yakın çevrede başlamalı ve devamın da geniş kitlelere uzanmalı. Bu yardımlaşma örneğini de Hindistan’a ülkemiz de dahil pek çok yardım teklifinden de görüyoruz. Sadece sahada tedavi konusunda değil, aşı uygulamasında da bu yardımlaşma örneklerini görmemiz, koronayla mücadelede küresel adım atmamız önemli diye düşünüyorum. 


Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Gökser Gökçay, salgınla küresel mücadelede aşı yardımlaşmasının önemini şu şekilde anlattı: “Burada devreye tekrar diplomasinin girmesini bekleyebiliriz. Hali hazırda aşıya ulaşım anlamında yüksek gelirli ülkelerin büyük bir avantaja sahip olduğu ve düşük gelirli ülkelerin daha yıllar boyunca nüfuslarının büyük bir bölümünü aşılayamayacakları çok aşikâr. Dünya nüfusunun büyük bir kısmı aşılanmadan da sadece Kuzey Amerika’da ve Avrupa’da aşılanmanın tamamlanmasıyla eskisi gibi bir uluslararası dolaşıma dönülmesi mümkün gözükmüyor. Bu noktada yine ülkelerin veya bölgelerin içlerine kapanması ve çatışmaların artması korkuları devreye girebilir.” 


Gökçay’ın değerlendirmesinin dünya genelinde kabul gören, gıda ve ilaç yardımı gibi yaygın aşı yardımı yapılmasının algınla mücadelede etkili olacağı şüphesiz gerçekten. Umalım ki uluslararası sağlık ve yardım kuruluşları bu alanda ciddi planlamalar yaparak bir an evvel adım atabilsin. 

YORUM EKLE

banner19

banner24