Sivas'ta Bursa İzleri

Sivas'ta Bursa İzleri
ömer

Vâsıl olmaz kimse Hakk'a cümleden dûr olmadan

Kenz açılmaz şol gönülde tâ ki pür-nûr olmadan

Sür çıkar ağyârı dilden tâ tecellî ede Hakk
Padişah konmaz sarâya hâne ma'mûr olmadan

Hak cemâlin ka'besini kıldı âşıklar tavâf
Yerde Ka'be gökyüzünde Beyt-i ma'mûr olmadan

Bir devâsız derde düştü bu dil-i Şems-i müdâm
Hakk'a makbûl olmak ister halka menfûr olmadan  

(Şemsettin Sivasi)

                                                                                                                                                                                                                        Ömer Kaptan'ın kaleminden/ kaptanomar@gmail.com

 

Gittiği her şehirde istese de istemese de Bursa’ya ait izler bulan bir Bursa aşığı olarak Sivas izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. Son dönemde Kardeş Payı dizisi ve Düğün Dernek filmi gibi yapımlarda ismini ve görüntülerini sıkça görüp duyduğumuz Doğu Anadolu’nun haşin şehirlerinden biri Sivas. Yiğidoların memleketi. Sivas’a giderken kafamda iki yeri görmek vardı. Şehrin simgesi sayabileceğimiz Çifte Minareli Medrese ile Divriği ilçesindeki UNESCO dünya mirası listesinde bulunan Ulucami. Ancak Sivas’ta bunlardan çok daha fazlasını buldum. Medreseleri camileri ve daha pek çok tarihi yapısıyla Sivas aradığımdan çok daha fazlasını bana verdi diyebilirim.

Sivas denince hemen şehrin ortasında çifte minaresiyle asilce duran bir Selçuklu şehri göz önüne geliyor. Şehir merkezinin en dikkat çekici yapıları olan medreseleri, içindeki kafeleri ve çay bahçeleriyle Bursadaki hanlarımıza benziyor diyebilirim. Şifaiye ya da Bürûciye medreselerinden birinin içine girip çay yudumlamaya başladığınızda ortamın canlılığı ve muhabbet ortamı size Pirinç han ya da Koza handaymışsınız izlenimini veriyor. Bizim hanlarımız UNESCO dünya mirası listesine girdi, darısı Sivas’ın başına diyelim.

DİVRİĞİ ULUCAMİ

SİVAS6Gerçi Sivas’ın bizden çok daha önce dünya mirası listesine giren bir eseri var. Divriği ilçesindeki Ulucami bundan tam 30 yıl önce Unesco’ya girmişti. Divriği Ulucamii yanındaki darüşşifasıyla tam bir şaheser. Yapıya şaheser denilmesinin öncelikli sebebi muhteşem kapıları. Zaten iç kısmı kapıları kadar gösterişli değil ve Bursa Ulu camimize rakip olamaz. Hünkâr mahfilinin sadece yeri belli Bursa’dakiyle kıyas kabul etmez. Aydınlık fenerinin de Bursa’dakinin aydınlık veren kubbesinden çok geride olduğunu söyleyebiliriz ki zaten orijinal hali günümüze ulaşamamış. Caminin içinde en güzel kısım mihrap ve künde kari minber. Mihrap, nev’i şahsına münhasır özgünlükte, taş işçiliği sade olmasına rağmen etkileyici bir görüntüye sahip. Minberi Bursa ulu caminin minberiyle kıyasladığımda daha az gösterişli ve alçak olduğunu söyleyebilirim. Ama yine de Tiflisli bir usta tarafından yapılmış olması dikkat çekici. Gürcülerden adam çıkmaz derler, ki kendimizi sürekli şeyh şamilin torunları olarak avutmamız bu iddiayı destekliyor olabilir. (93 muhacirlerinden bir gürcüyüm ben de) Çünkü gürcülerden kendimizi isnad edeceğimiz pek kimse yoktur tarihte, ama bu Tiflisli usta bizim için bir umut oldu diyebilirim J.

Bunlarla birlikte caminin kapıları yapının tüm kusurlarını örtüyor diyebiliriz. Biz daha çok Divriği ulu camiinin namaz kılan ya da kitap okuyan insan şeklindeki gölgesiyle Tekstil kapısını biliriz. Ama caminin Cennet kapısı insanın asıl başını döndüren kapısıdır. Denildiğine göre bu kapının arkada olmasının sebebi güzelliğinden baş döndürmemesi için en son görülmesi gereken kapı oluşu.

ABDULVAHAB GAZİ

SİVAS2Bursa İznik’te şehri doyasıya seyretmemize imkan veren ve şahane bir İznik gölü manzarası olan bir yer vardır. Bayraklı tepedir burası. Bayraklı tepe denmesinin sebebi peygamberin sancaktarı olarak bilinen Abdulvahab gazinin burada yatmasıdır. 8.Yy.’da Emeviler döneminde İslam orduları İstanbul’un fethi için Anadolu’da ilerlerken peygamberin sancağını taşıdığı için ‘sancaktari’ veya ‘bayraktari’ olarak anılan kişidir Abdulvahab gazi. Abdulvahab gazinin İstanbul yakınlarında İznik’te oluşu gayet anlamlıdır. Ancak Sivas’a gittiğimde bir türbesinin de orada olduğunu öğrenmem beni bi hayli şaşırttı. Sivasın hâkim tepesinde tıpkı İznik’te olduğu gibi yükseklerde bir Sancak tepe/Bayraklı tepe ziyaret ettik. İsmi bayraklı tepe yatan şahıs ta Abdulvahab sancaktari, İzniktekiyle birebir aynı. Peygamberin sancaktarı burada da yüzyıllardır yad edilmekteymiş meğer.

Daha sonra yaptığım araştırmada şunu gördüm; Halkın muhayyilesinde nasıl bir iz biraktıysa artik, Abdulvahhab sancaktari hakkındaki bilgilerin çoğu efsaneden öteye geçmese de peygamberin sancaktari denen bu şahsı Anadolu insanı öyle bağrına basmış ki pek çok şehirde makam türbeleri hala mevcut. Hatta Yunus emre gibi Anadolu insanının gönlüne yer etmiş büyüklere bile makam sayısı olarak rekabet edebilir.  Abdulvahab sancaktarinin Sivas ve İznik ten başka Muşun çatbaşı köyünde, Bayburt’ta, Malatya’da, Ahlatta, Harput’ta ve Afyon Bolvadin’de ziyaret edilen makam türbeleri var.

Abdulvahab sancaktarinin türbe ve camiini gezerken sadece İznik’i hatırlamadık elbet, camisinin içindeki bazı hat yazılarını Görünce Bursa Ulu camiden kopya edilmiş pek çok istif gördüm. Ulu camide Şefik efendinin yazdığı sanılan  ‘Ya hu ve ya men hu’ yazısı ve munafikun suresinin 8. Ayetinin 4 tane vav’ın iç içe büyükten küçüğe geçirilerek yazılmış halini caminin duvarlarında pek çok hat yazısı arasında görmek mümkün.

SULTAN SÜLEYMAN’IN OĞLU ŞEHZADE BAYEZİD 

Bir diğer Bursa çağrışımını da Kanuni Sultan Süleyman’ın küçük oğlu şehzade Bayezid’i Abdulvahab türbesinde görünce yaşadık. Şehzade Bayezid, babasının desteklediği Selim’e (sani)  yenilince İran şahı Tahmasb’a sığınmış ve daha sonra Sultan Süleyman’ın şahla yaptığı görüşmeler sonunda idam edilmişti. Şehzade Bayezid daha önce babasının gadrine uğrayan abisi Mustafa gibi Bursaya gömülmedi. Tahttan daha da uzak bir yere, Sivas’ta defnedildi ki sanırım İstanbuldan daha uzak bir yere defnedilen bir başka şehzade yoktur. Şehzade Bayezid’in, Bursa’da medfun abisi Şehzade Mustafaya benzediği kaynaklarda nakledilir. Kaderleri de benzemiştir. Ve padişaha isyan gerekçesiyle ikisi de siyaseten katl edilmişlerdir.

ŞEMSETTİN SİVASİ 

Tarihte meşhur olmuş üç Şems vardır. Bunlardan birincisi Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin hocası olan Şems-i Tebrîzî, ikincisi İstanbul'un fethinde Fâtih Sultan Mehmed Hanın yanında bulunan Akşemseddîn, üçüncüsü de 3.Mehmed Han ile birlikte Eğri Seferine katılan Kara Şems'tir. Kara şems, sivasta bulunan Zile doğumlu Şemsettin sivasi hazretleridir. Biraz esmer oluşu sebebiyle Kara Şems diye şöhret olmuştur. Şemsettin Sivasi’nin ismi ise ‘Sivasiler’ adıyla uzunca dönem Kadızadelilerin karşısında kapıları açan değil kapıları kapatan din anlayışına karşı verilen mücadelenin ismi olmuştur. Yeğeni ve öğrencisi olan Abdulmecid Sivasi, hocası Kara Şems’in öğretilerini payitahtta yaymış sivasiler ekolü meydana çıkmıştır. Bursamızda sivasiler adıyla iki tarihi mescid bulunmakta, fakat Sivasilerin Bursada asıl görüşlerinin menbaı olan Ahmed gazzi efendinin Bursadaki dergahı maalesef Süleyman çelebi lisesinin altında yok olmuştur. Şemsettin sivasi hazretlerinin hayatından  bir anekdotla iktifa edecek olursak; kendisi padişahla birlikte eğri seferine katılırken, Bursa’mızdan İstanbula giden Aziz Mahmud Hüdâyî, yaşlı haliyle sefere katılmasının sebebini sorduğunda, şimdiye kadar cihâd-ı ekber yaparak Peygamber’in sünnetine uyduğunu, fakat cihâd-ı asgara katılamadığını, bu yolda da onun sünnetine uymak arzusunda olduğunu söylemiştir.

KAMLUMBAĞA TERBİYECİSİ’NİN PENCERESİ 

SİVAS5Şemsettin sivasi hazretlerinin türbesi Meydan camiinin hemen önündedir. Bu camiyi Koca Hasan Paşa 1564 yılında yaptırmış. Caminin en dikkat çekici yanı hat süslemeleri. Beni özellikle vuran ise şimdiye kadar sadece Bursa Yeşil cami’nin hünkar mahfilinde gördüğüm Osman Hamdi bey’in Kaplumbağa terbiyecisi resminde pencereyi süsleyen ‘Şifaul Kulup, Likail Mahbub’ (Kalplerin şifası sevgiliye kavuşmaktır) yazısı. Camide kapının hemen üzerine kopyalanmış. Bu yazının sadece farklı bir yazı çeşidi ile Geyve’de Ali Fuat Paşa köprüsünde olduğunu biliyordum. Bir kopyasını da Sivas’ta görmüş olduk. Meydan camii daha pek çok ilginç ve güzel hat yazılarıyla Sivas’ta Kara Şems türbesini ziyarete gelenlerin görmesi gereken bir cami.

 

 

 

 
Güncelleme Tarihi: 30 Eylül 2014, 13:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8