Büyükelçilerin hadsizliğine muhalefet sessiz!

Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı ABD, Almanya ve Fransa'nın da aralarında olduğu 10 ülkenin Ankara büyükelçiliklerinin yaptığı ortak açıklamaya karşı anası yavrusu muhalefet sessizliğe büründü. Hükümete ve Cumhur İttifakı’na gelince kaplan kesilen muhalefetin, Türkiye’yi hedef alan bu hadsizliğe sessiz kalması akıllardaki soru işaretlerini daha da artırdı.  

Büyükelçilerin hadsizliğine muhalefet sessiz!

ABD, Almanya ve Fransa'nın da aralarında olduğu 10 ülkenin Ankara büyükelçilikleri ortak bir açıklama yayımlayarak, iş insanı Osman Kavala'nın serbest bırakılması çağrısında bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içişlerine karışmaya kalkan hadsiz açıklamaya karşı devlet gereken tepkiyi gösterirken, ne yazık ki aralarında milliyetçilik ahkamları kesenler dahil muhalefet partileri sessizliğe büründü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İP Genel Başkanı Meral Akşener, büyükelçilerin hadsizliğine tek kelimeyle bile tepki göstermezken, millet ittifakının ana ve yavru muhalefetinin Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala konusundaki tutumlarının bu tepkisizlikte etkili olabileceği akıllara geliyor. Gezi ihanetinin organizatörü Kavala ile terör faaliyetlerinden tutuklu Demirtaş için muhalefetin yıllardır süren ikircikli tutumu, böylesi devleti hedef alan bir açıklamada bile devam ediyor. 


BÜYÜKELÇİLER DIŞİŞLERİNE ÇAĞRILDI
Türk yasalarına göre tutuklanarak cezaevine gönderilen ve halen cezaevinde olan Sorosçu Osman Kavala’nın serbest bırakılması için Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda'nın Ankara Büyükelçileri ortak basın açıklaması yayımladı. Türk devletinin içişlerine müdahale etmeye kalkan hadsiz açıklamanın ardından Dışişleri Bakanlığı, Osman Kavala'nın yargılama sürecine ilişkin açıklamaları nedeniyle bakanlığa çağırdığı 10 ülkenin diplomatik misyon temsilcilerine, bu açıklamanın hadsiz ve kabul edilemez olduğunu iletti.


BAKANLIKTAN AÇIKLAMA GELDİ
Açıklamada, "Bu ülkelerin Büyükelçileri/Maslahatgüzarlarına, sosyal medya üzerinden yapılan ve bağımsız yargı tarafından yürütülen hukuki bir süreçle ilgili bu hadsiz açıklamanın kabul edilemez olduğu, hukuki süreçlerin siyasallaştırılmasına ve Türk yargısına baskı yapmaya yeltenen bu açıklamanın reddedildiği, söz konusu açıklamanın büyükelçilerin savunduğunu iddia ettikleri hukukun üstünlüğü, demokrasi ve yargı bağımsızlığına da aykırı olduğu iletilmiştir." ifadesine yer verildi. Açıklamada, "Anayasamızda da kayıtlı olduğu üzere, Türkiye'nin insan haklarına saygılı, demokratik bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış ve Türk yargısının bu tür sorumsuz açıklamalardan etkilenmeyeceği hatırlatılmıştır." denildi. 


ÇİFTE STANDARTLI BİR YAKLAŞIM
Kavala davasının sürekli ve ısrarla gündemde tutulmasının, "çifte standartlı bir yaklaşım" olarak nitelendirildiği açıklamada şunlar kaydedildi: "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, bazı ülkelere yönelik verdiği ve yıllardır uygulanmayan kararlarını görmezden gelenlerin, sadece Türkiye ile ilgili davalara odaklanmalarının ve özellikle Kavala davasını sürekli ve ısrarla gündemde tutmaya çalışmalarının samimiyetsiz ve çifte standartlı bir yaklaşım olduğuna dikkat çekilmiş, Büyükelçiler/Maslahatgüzarlar Viyana Sözleşmesi kapsamında görevlerinin sorumlulukları içerisinde kalma konusunda uyarılmışlardır."


İKTİDARDAN BÜYÜK TEPKİ
Büyükelçilerin hadsiz açıklamasına tepkiler gecikmedi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Türkiye'de 'devam eden dava' hakkında, TBMM'de soru sormak ve görüşme yapmak bile anayasa tarafından yasaklanmışken, mahkemenin nasıl karar vereceğini söylemek başka ülkelerin büyükelçilerinin hakkı değildir; büyük bir haddini bilmezliktir. İşinize bakın" dedi. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de yaptığı açıklamada, "Diplomatlar, kabul edildikleri devletin hukukuna saygıyla mükelleftir" dedi. Mahkemelere "tavsiye ve telkinde bulunma"nın hiçbir büyükelçinin haddi olmadığını söyleyen Gül, "Hukukun üstünlüğüne gölge düşüren şey de bu had ve hudut bilmezliktir" ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da şunları söyledi: “Dün akşam bir bildiri yayımlandı. Bu aralar çok moda oldu, canı sıkılan bildiri yayımlıyor. 10 tane büyükelçilik bir araya gelmiş, içinde Amerika'sı da var Almanya'sı da var. Diyorlar ki 'Ey Türk yargısı, Osman Kavala'yı serbest bırak hem de derhal serbest bırak, talimatımızın dışına da çıkma'. Osman Kavala için seferber olmuş Batı'ya diyeceğim şudur; Türk yargısı 'bitti' demeden, bitmez, bunu da herkes böyle bilsin. Türkiye artık dışarıdan parmak salladığınız, parmak salladıkları zaman süklüm büklüm olan bir Türkiye değil. İki satır açıklamayla istediğiniz gibi yönetebileceğiniz bir ülke hiç değil. Hukukun üstünlüğünden ve demokrasiden bahseden Batı, Türk yargısına talimat veremez, 'derhal birisini serbest bırakın' diyemez. Bunu kabul etmiyoruz. Burası bir çadır devleti değil. Burası 2 bin yıllık Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir, herkes aklını başına alsın, herkes haddini bilsin." AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik de, "Ülkemizde görev yapan diplomatların Türk yargısını etkilemeye yönelik beyanatları kabul edilemez" dedi.


(Alpaslan YILDIZ)
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24