“Kıbrıs Türk'ü yarım asırdır eşitlik ve adalet mücadelesi veriyor”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Barış Harekatı’nın 47. Yıldönümü etkinliklerine katılmak amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitti. Erdoğan, KKTC'ye hareketi öncesi yaptığı açıklamada, "Kıbrıs Türk'ü Ada'da yarım asırdan fazla bir süredir eşitlik ve adalet mücadelesi veriyor." ifadelerini kullandı.

“Kıbrıs Türk'ü yarım asırdır eşitlik ve adalet mücadelesi veriyor”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 47'nci yıl dönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konuk Evi'nde basın toplantısı düzenledi. "Adadaki kardeşlerimizle birlikte çifte bayram yaşayacağız." diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Garantörlük statüsünün doğan hak ve yükümlülüklerimiz temelinde gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı, Rumlar tarafından Kıbrıs Türkleri'ne 1963 yılından itibaren yoğunlaşan mezalimi sona erdirmiştir. Ziyaretimiz sırasında Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile bir araya gelecek, milli davamıza ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere dair durum değerlendirmesini yapacağız. Türkiye ve KKTC arasındaki yakın iş birliğinin daha da ileriye taşınmasına yönelik görüş alış verişinde bulunacağız. Lefkoşe’de bugün ayrıca Cumhuriyet Meclisi’nde tertiplenecek özel oturuma katılarak bir hitap gerçekleştireceğim. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar ile KKTC ile birlikte yürüttüğümüz farklı alanlardaki projelerin açılışlarını gerçekleştirecek, yeni projelerin ilk adımlarını birlikte atacağız." Kıbrıs Türk’ünün adada yarım asırdan fazla bir süredir eşitlik ve adalet mücadelesi verdiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu uğurda birlikte bedeller ödedik, nice badireleri birlikte atlattık. Kıbrıs Türk halkı, eşit ortağı olduğu adada egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye sahiptir. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar tarafından bu doğrultuda Cenevre’de sunulan öneri, bugüne kadar sonuç vermeyen çözüm çabalarını gerçekçi bir zemine oturtan, çözümün önünü açan tarihi bir fırsattır. Bu şekilde Kıbrıs Türk tarafı dünyaya kimin çökümden yana olduğunu, kimin de çözümsüzlükten nemalandığını bir kez daha göstermiştir. Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir gelecek arzu eden tüm taraflara bu tarihi fırsatı değerlendirmeleri yönündeki çağrımı tekrarlıyorum. Kıbrıs’ta çözüme ancak adadaki gerçekler temelinde ulaşılabilir. Bundan sonra yeni bir müzakere süreci olacaksa, bu ancak iki eşit ve egemen devlet arasında yapılabilir. Unutulmasın ki KKTC, her türlü zorluğa rağmen kendi ayakları üzeninde duran bir devlettir. Demokrasi geleneği, gelişmekte olan ekonomisiyle müreffeh bir geleceğe emin adımlarla yol almaktadır. Türkiye ve Türk halkının her bir ferdi de dün olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü’nün yanında olmaya devam edecektir.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm halkın Kurban Bayramı’nı tebrik ettikten sonra, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


"MÜJDEYİ KUZEY KIBRIS PARLAMENTOSU'NDA YAPACAĞIM KONUŞMADA AÇIKLAYACAĞIM"
KKTC'de vereceği müjdeyle ilgili soruya Erdoğan, "Biraz sonra Kuzey Kıbrıs Parlamentosu'nda yapacağım konuşmada inşallah orada açıklayacağım. Şimdi burada bunu açıklarsam o zaman Kıbrıs Parlamentosu'ndaki konuşmam boşa geçer." karşılığını verdi. Azerbaycan ve KKTC arasında parlamentolar arası çalışma kararı alındığı hatırlatılarak, başka ülkelerden üst düzey temas olmasını bekleyip beklemediğine yönelik soru üzerine Erdoğan, şunları söyledi: "Özellikle başta Azerbaycan olmak üzere dünyanın değişik ülkelerinden burayla bu tür temasların üst düzeyde kurulması, geliştirilmesi bu bizim gayretlerimiz, çalışmamızdır. Bunları devam ettireceğiz. Benzer bu noktadaki çalışmaları, nerede mağdur, mazlum ülkeler varsa hepsi için yapıyoruz. Örneğin bunlardan bir tanesi de Kosova'dır. Kosova için de dünyada Kosova'yı tanıyan ülkelerin sayısını artırmak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Şu anda 114 olan sayıyı daha da artıralım istiyoruz. Bu noktada bu yıl BM Genel Kurulu'nda Biden ile orada yapacağımız görüşmelerde bu konuları tekrar ele alacağız. 'Kosova'nın tanınması konusunda müşterek bir çalışmayı yürütelim.' bunu kendisine teklif edeceğiz."

"BİZ EŞİT, EGEMEN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDEN BAHSEDİYORUZ"
Yunanistan'dan adada çözüm önleyici açıklamaların yapıldığı ve Güney Kıbrıs basınında bazı haberlerin yer aldığı iddiasıyla ilgili sorulan soruyu yanıtlayan Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın öyle bir haber çıktığını ancak gerçekle alakası olmadığını ilettiğini söyledi. Erdoğan, "Bir yanlışın içine girmeleri onları çok çok zora sokar. Bunlara bizim asla tahammülümüz olmaz, gereği neyse anında gereğini de yaparız. Şu anda Cenevre'deki toplantılarda zaten Ersin Bey'in de orada çok açık söylediği gibi, bizim Dışişleri Bakanımızın da söylediği gibi biz eşit, egemen iki devletli çözümden bahsediyoruz, bundan yanayız. Çünkü biz 40-50 senemizi onların söyledikleriyle geçirdik ve netice alamadık. O devir kapandı artık. Bundan sonra eşit, egemen, iki devletli çözüm. Bir diğeri de tabii azınlık felsefesini de kabul etmiyoruz, böyle bir şey de yok." diye konuştu.


AB Adalet Divanı'nın başörtüsü kararı
AB Adalet Divanı'nın başörtüsü kararına ilişkin soru üzerine, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açık ve net bir açıklama yaptığını hatırlatan Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Adalet Divanı'nın ismini değiştirmesi lazım. Bunun Adalet Divanı'yla yakından uzaktan alakası yok. Bunların Adalet Divanı olduklarını ispat edebilmeleri için önce inanç özgürlüğü nedir bunu öğrenmeleri lazım. İnanç özgürlüğünden anlamayan bir Adalet Divanı olamaz. Bunların bir defa bunu öğrenmeleri lazım. Bunları anlamaları lazım. Bu lafı gitsinler aynen kipa takanlar için de söylesinler. Acaba kipayı takanlar için bu tür bir şey söyleyebilirler mi? İnancının gereği neyse inancının gereğini yerine getiren Müslümanlara böyle bir yakıştırmayı yapmak ne Adalet Divanı'nın veyahut da ne başka tür divanların hakkı da değildir, yetkisinde de değildir.”

Anadolu Ajansı ( AA )

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24