Tacizciye meydan dayağı!

Bursa dün iğrenç bir taciz olayının şokunu yaşadı. 5 yaşındaki kız çocuğunu öperek taciz eden 45 yaşındaki tacizci, mahalle halkı tarafından meydan dayağına çekildi. Polise teslim edilen tacizci, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.  

Yıldırım’da güpegündüz kapısının önünden alıp ara sokağa götürdüğü 5 yaşındaki kız çocuğunu öpen 45 yaşındaki tacizci, olayı fark eden mahalle sakinleri tarafından yakalanıp feci şekilde dövüldü. Tacizcinin kız çocuğunu sokaktan götürdüğü anlar güvenlik kamerasına yansıdı. 


TEKME TOKAT GİRDİLER
Yıldırım’da 45 yaşındaki bir fabrika işçisi, sokak ortasında oynayan 5 yaşındaki kız çocuğunu evinin önünden götürüp ara sokakta öptü. Durumu fark eden mahalle sakinleri, Murat Ö. isimli zanlıyı yakalayıp tekme tokat dövdü. Ağzı burnu kırılan ve kanlar içinde bırakılan Murat Ö., polise teslim edildi. Mahalle sakinleri evlerinin önünde yaşanan olaya isyan etti. Çocuklarının sokakta oynadığını belirten mahalle sakinleri, “Diğer çocuklar koşarak, ‘Anne küçük Z.’yi götürüyorlar’ dediler. Bizim koşmamızla tacizci kızı bırakmış. Mahalle sakinleri yakaladı. Böyle insanlara en ağır ceza verilmeli” dediler. Sapığın olayın yaşandığı mahalleye yakın bir yerde oturduğu öğrenildi.


“ÇOCUKLARI SOKAĞA ÇIKARMAYA KORKUYORUZ”
 Çocuklarını sokağa çıkarmaktan korktuklarını ifade eden Müsebbiye Tosun, "Akşamüstü camın önünde Kur’an okurken bağrışma sesleri duydum. Cama çıktığımda koşuşturma vardı. Gitme, dur kaçırma kızı. Bırak çocuğu diyerek geçtiler. Gençler kavga ediyor herhalde diyerek içeriye girdim ben de. Sonra bu olayın yaşandığını duydum. Ben de dar aralığa giderek baktım. Öğrendim ki 5 yaşındaki çocuk tacize uğramış. Mahalleli de hırpalamış biraz. Ben tutuklanmasını istiyorum. Benim de torunlarım var. Komşularımın da çocukları, torunları var. Çocuklarımızı sokağa çıkaramıyoruz. Korkuyoruz" ifadelerini kullandı.


 “BÖYLE İNSANLAR YA MÜEBBET HAPİS YA HADIM EDİLMELİ”

Bursa’yı ayağa kaldıran olayın ardından küçük kızın ailesi yaşananlara isyan etti. Kızının babası yaşında biri tarafından öpülerek taciz edildiğini söyleyen baba Birol Düş, böyle insanların ya müebbet hapse mahkum edilmesini ya da hadım edilmesi gerektiğini söyledi.
5 yaşındaki kız çocuğunu öperek taciz eden 45 yaşındaki sapık, olayı fark eden mahalle sakinleri tarafından linç edilmekten polis sayesinde kurtuldu. Sapığın kız çocuğunu sokaktan götürdüğü anlar güvenlik kamerasına yansırken, kızının babası yaşında biri tarafından öpülerek taciz edildiğini söyleyen baba Birol Düş, “Ben çalışıyordum. Hanım telefon etti. Apar topar geldim. Geldiğimde polis, ambulans ve mahalleli buradaydı. Çocuğum aşağı oynamaya indiğinde yanına gelmiş ve onu elinden tutup aşağı doğru inmişler. Diğer çocuklar, bırak onu diye bağırınca, ben onu geri getireceğim demiş. Dar olan sokağa kızımla birlikte girip, öperek taciz etmiş. Komşular bağırmaya başlayınca bırakmış. Komşularımız linç etmeye kalkmış. Polis vatandaşın elinden zor almış. Şu anda akıbeti hakkında bir bilgiye sahip değiliz. Benim için önemli olan ne kadar ceza aldığı değil. Önemli olan, salınıp başka çocuklara benim çocuğuma yaptığını yapmamasıdır. Ancak yasalarımızın gevşekliğinden bunlar yaşanıyor” dedi.


Bu gibi insanlara bu kadar basit cezalar verilmemesi gerektiğini belirten Birol Düş, “Bu kişilerin ya ömür boyu içeride tutulması, ya da hadım edilmesi gerekiyor. Bunlara bir çare bulunması lazım. Bu kişinin çalıştığı işten de çıkarılmasını istiyorum. Yazık günah değil mi? Bu savcıların, bu hakimlerin çocukları yok mu? Ağır cezalar getirilmesi gerekiyor” diye konuştu. 
Olaya şahit olan teyze Tülay Yerlikaya, “Çocuklarımız oynuyordu. Aşağı indikten 2 dakika sonra bağrışmalarını duyduk. Yeğenimi elinden tutmuş götürüyordu. Biz koşuşturup yakalamaya çalıştık. Çocuğumuz geri geldiğinde ağzını, yüzünü siliyordu. Biz çocuklarımızı aşağı salamayacak mıyız? Kendisine bir de utanmadan, ‘Ben ne yaptım. Bir şey yapmadım’ diyor. Böyle bir terbiyesizlik yok. Çocuğu veya torunu yaşındaki çocuğa bunu nasıl yapar? Biz sokağa çocuğumuzu salamayacak mıyız? Artık insanlardan korkuyoruz. Çocuğumuzu kimsenin yanına gönderemiyoruz. Evden dışarı çıkamıyoruz. Bunun sonu yok mu? Bu kişilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz. En ağır ceza verilsin ki, bir daha böyle bir şeyi yapmaya kimse cesaret edemesin. Çocuklarımız rahatça oynasın istiyoruz” şeklinde konuştu.


Öte yandan Emniyette işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen zanlı M.Ö., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Saplantı vahşeti!
Mudanya’da bir giyim mağazasının kundaklanması sonucu çıktığı öne sürülen yangın üst kattaki apartman katlarına sıçradı. Gece yarısı evde uykuda yangına yakalananlar can havliyle alev kapanından kendilerini dışarı attı. Yanan butiğin sahibi kadın, saplantılı aşığın yaktığını iddia ettiği küle dönen dükkanında gözyaşlarına boğuldu. 
Mudanya’nın Halitpaşa Mahallesi Mustafa Kemalpaşa Caddesi’ndeki Coştan Apartmanın alt katında faaliyet gösteren giyim mağazasında önceki akşam çıkan yangında üst katlara kadar çıkan alevler büyük paniğe neden oldu. Fehime Acar'a ait iş yerindeki yangın görgü tanıklarının ifadesine göre kundaklama sonucu çıktı. Acar'ın eski çalışanı tarafından çıkarıldığı iddia edilen yangında giyim mağazası tamamen yanarken, alevler binanın üst katlarına sıçramadan söndürüldü. Ancak gece yarısı yangına uykuda yakalanan apartman dairesindeki vatandaşlar büyük panik yaşadı. Panikle dışarı çıkanlar o anları kayda aldılar. Olayda yaralanma ve can kaybı olmazken dumandan etkilenenlere 112 acil servis müdahale etti. Yangın başlamadan bir kişinin camı kırarak içeri girdiğini ve mağazayı ateşe verdikten sonra bir araca binerek uzaklaştığı iddia edildi. Mudanya Emniyet Müdürlüğü ekipleri olayla ilgili geniş çaplı çaplı araştırma başlatırken, zanlının yakalanmasına çalışılıyor.


GÖZYAŞLARI İÇİNDE ANLATTI
 Mudanya’da saplantılı bir aşığın dükkanını yaktığı kadın, gözyaşları içinde yaşananları anlattı. Gözü yaşlı kadın, “Bana, ‘Dükkanın yandığı sırada evini de yakmaya geldim’ diye telefonda söyledi. Ben burayı dişimle tırnağımla, pazarlarda kazandığım para ile açmıştım” dedi. 42 yaşındaki Fehime Acar’a ait olan giyim mağazası iddiaya göre eskiden yanında çalışan ve kendisine ilgi duyan M.E (67) tarafından kundaklandı. Gece yarısı komşularının telefonu ile olay yerine gelen Fehime Acar, küle dönen dükkanının görünce gözyaşlarına boğuldu. Çıkan yangın üst kattaki apartmanlara da sıçradı.


CAMI KIRARAK İÇERİ GİRİP ATEŞE VERDİ
Yangın başlamadan bir kişinin camı kırarak içeri girdiğini ve mağazayı ateşe verdikten sonra bir araca binerek uzaklaştığı iddia edilirken, bu kişinin mağaza sahibi Acar'ın yanında çalıştırdığı M.E olduğu üzerinde duruluyor. Mudanya Emniyet Müdürlüğü ekipleri olayla ilgili geniş çaplı çaplı araştırma başlatırken, şüphelinin yakalandığı öğrenildi.


“ÇEVREDE İMAM NİKAHLI EŞİM DİYORMUŞ, ÖYLE BİR ŞEY YOK”
Dükkanı yakılan Fehime Acar, “Ben bu adamı yanıma aldım, baba gibi gördüm. Pazarlarda tanıştık, bana geçmişte yardım etti. Sonra içki içmeye başladı. Alt katımda kalıyordu, bir süre sonra kapıyı zorlamaya başladı. Bana göz koymuş. Çevrede herkese "imam nikahlı eşim" diyormuş. Ben öyle olmadığını söylüyordum. Sonra ben onu uzaklaştırdım. Eve gelmeye başladı. Kapıyı zorluyor, küfürler ediyordu. Daha önce kapıyı zorladığı için oğlumla tartışmalar da çıkmıştı, mahkemelik olmuştuk. Ben hakkında şikayetçi olmuştum” dedi.


“BİR LİTRE BENZİNE BAKAR”
“Dün akşam da aradılar, ‘dükkan yanıyor’ dediler. Ben de geldiğimde dükkan bu haldeydi. Güvenlik kameralarına baktık, yakan kişi o. Beni sürekli tehdit ediyordu. ‘Bana alt katını vermezsen dükkanını yakacağım’ diyordu” diyerek iddialarını sürdüren Fehime Acar, “Bana sürekli ‘Bir litre benzine bakar. Sen kimseye yaramazsın’ diyordu. Burayı yaktıktan sonra eve de gelmiş. Kızım evdeydi, buraya geldiğimde kızım üst kattaydı. Çocuğu görünce evi yakamamış. 1 milyon TL’ye yakın zararım var. Burada kiracıyım. Bina hasar görmüş, üst komşu çok kötü durumda. Evini boşaltıp gitmişler. Ben bunları dişimle tırnağımla kazandım. Çocuklarım küçüktü, pazar yerlerinde büyüttüm onları. Polis memurları şüphelinin yakalandığını söylediler. Ben bu olay olunca kendisini aradım telefonu kapalıydı. Sabah 05.00’te aradım telefonu açtı. Bana, ‘Dükkanın yandığı sıralarda ben evini de yakmaya geldim. Yaktım, senin evini de yakacağım’ dedi. Kendi ağzıyla yaktığını bana söyledi. ‘Kızın evde olmasa evi de yakacaktım’ dedi ve küfürler etti” diye konuştu.


“SENİN HER TARAFINI KESECEĞİM”
Acar, sözlerini şöyle tamamladı: “Bana sürekli ‘Senin her tarafını keseceğim’ diyordu. Ben tutuklanmasını istiyorum, ömür boyu hapiste yatsın. Çıkınca bize zarar vermesinden korkuyoruz. Ben burada içeride kabine bile giremiyordum. Girdi, girecek korkusuyla. Polise gidip uzaklaştırma alana kadar canım çıkıyordu. İş çıkışı gidiyordum, uzaklaştırma almak için. Küfür edince uzaklaştırma vermiyorlar, illa ki darp edilmen gerekiyor” Fehime Acar’ın annesi Emine Yaran da, “Dükkanı dişimiz tırnağımızla, kredilerle açtık. Benim bin lira kenarda param yok. Emekli maaşı ile geçinmeye çalışıyorum. Burayı açtık, mallarla doldurduk. Akşam hepsini yakmış. Ben o sırada Kuran-ı Kerim okuyordum, komşular aradı, ‘Yetiş abla, dükkanın yanıyor’ dediler. Geldim sanki mahşer günü gibi burası. Bin 830 TL ile geçiniyoruz. Torunum üniversite okuyor, kız lisede eğitim görüyor” ifadelerini kullandı.


 

İhlas Haber Ajansı ( İHA )

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24