Tırmanış günlükleri: 'Spil Dağı'

Zorlu yamaçları ve tabiatıyla görenleri kendine hayran bırakan Uludağ’da eğitim alan Bursalı dağcılar, yurt içi ve yurt dışında unutulma

Tırmanış günlükleri: 'Spil Dağı'
Zorlu yamaçları ve tabiatıyla görenleri kendine hayran bırakan Uludağ’da eğitim alan Bursalı dağcılar, yurt içi ve yurt dışında unutulmaz tırmanış rotalarına akın ediyor. Bu rotalardan biri ise 1500 metreden fazla yüksekliğe sahip Spil Dağı.

Cihan KAYALI

Bursa’da edebiyat öğretmenliğinin yanında birçok kuruluşta arama kurtarma gönüllüsü ve profesyonel dağcılık yapan Arif Kevenoğlu, geçtiğimiz günlerde tırmandığı Spil Dağı’nın özelliklerini ve kullandığı rotoları gazetemiz ile paylaştı.

Daha önce Spil Dağı’ndan daha zorlu tırmanışlar yaptığını belirten Kevenoğlu, ancak Spil Dağı’nın ayrı bir öneme sahip olduğunu belirtti. Tırmanışı anlatan Kevenoğlu, “Spil Dağcılık Kulübünden Sabahattin Tezel -ki çok değerli dağcıdır- ile yapacağımız tırmanış rotasını belirlerken klasik rotadan farklı olarak Oduncu Rotasını tercih ettik. Saat ilerledikçe ısınan hava ne kadar doğru karar verdiğimizi de gösterdi. Çam ve Gürgen ağaçlarının koyu gölgesinde yer alan bu güzergah üzerinde birden çok durak var. Bunlar wikilog uygulaması kullananlar içinde işaretlenmiş durumda. Dağbükü su ihtiyacı için ilk mola noktası. Bundan sonra Geyik Pınarı'na kadar geçeceğiniz Yarkesiği boyunca su bulunmuyor. Zirvenin hemen altındaki son durak ise şehri ayaklarınıza seren Manzara Tepe buradan sonra zirve 250 metre yukarıda bulunuyor. Yabani atların ve dağ keçilerin yaşam alanı da bu yükseltiden sonra başlıyor. Bu andan sonra etrafınıza dikkatli bakın çünkü mekanın asıl sahipleri mutlaka etrafınızda oluyor ya da bir yerlerden sizi gözlüyor. Ağaçlık alanı geride bıraktığınızda ise zirve tüm ihtişamıyla önünüze çıkıyor. Bu mitolojik dağın tüm gizemleri arasından geçip başının üzerinde yer bulmak... Her şey buna değer dediğimiz an bu andır.” İfadelerini kullandı.



HER DAĞ'IN BİR GİZEMİ VARDIR

Kevenoğlu, “Dışarıdan bakıldığında cansız ve yalnız görülen dağlar içine girme izni verdiği andan itibaren size sırlarını bir bir açıyor. Tıpkı mikroskop altına konan bir damla kanın içinde sakladığı gizemli dünya gibi. Aslında bu insan ve hayat ilişkisinin yansıması. Hayat bize aşılmaz gibi duran sorunlar çıkardığında çaresiz hissettiğimiz çoktur. Fakat mücadeleye girdiğiniz de görürsünüz ki her sorun kendi çözümünü ve hayat deneyimini içinde saklar. Zirveye giden yolda önümüze çıkan dik yamaçlar aşılmaz gibi duran derin uçurumlar hissettiğimiz yorgunluk ve gördüklerimiz karşısında duyduğumuz şaşkınlık hissi varacağımız hazzı biraz daha yükseltmek içindir. Dağın doruğuna ulaştığımızda ardımızda bıraktığımız her mücadele anı tüm zorluğuna rağmen yüzümüze tebessüm olarak yansıyor. Bunun mükafatı ise yüce Dağ'ın başının üstünde yer almak oluyor. Deniz seviyesinden metrelerce yükseklikte hissettiğiniz başarma duygusu tüm bedeninizi ürpertiyor. Yenilendiğinizi kendi sınırlarını tanımanızı dağ ile aranızda organik bağ kurmanızı sağlıyor.

Bir an durup nefes almak isterseniz rotanızı dağlara çevirin; her mevsiminde yeni güzellikler ve gizemler ile o koca oğlan sizi şevkatle sarmak için bekliyor olacak.” Tırmanışlarla ilgili fotolara ve bilgiye @gezgininruyasi_16 instagram hesabından ulaşabilirsiniz.



DÜNYANIN EN BÜYÜK MIKNATISI

Gediz ovasına kurulu Manisa (eski adıyla Magnesia), Spil Dağı'nın manyetik çekimi altında bulunan bir mıknatıs kent. Bu dağ dünyanın en büyük mıknatısı olarak biliniyor. Daha ilginç olan ise Milattan öce 6.yüzyıl da Tales bu dağa ait taşın demir cevherlerini çektiğini keşfedince bu taşa Magnesia taşı adını vermiş manyetik ismi de buradan gelmiş. Bugün halen bu dağ, bu özelliğinden dolayı uçakların uçuş rotasında bulunmuyor.



TÜRKİYE’NİN EN KALABALIK YILKI ATI TOPLULUĞU

Türkiye'nin en kalabalık yılkı atı topluluğu bu dağda yaşıyor. Sık ağaçların kapladığı patikalarda ilerlerken meraklı gözlerle sizi süzen bu güzel varlıklar Spil dağının 'Atalanı' denilen bölgesinde özgürce dolaşıyor ve yaz boyunca esen serin rüzgarlar onların neşeli ve hür kişnemelerini vadi boyunca şehrin sokaklarına taşımaya devam ediyor. Tabi ki nazlı mı nazlı Spil Lalesi dağın kuzey yamacında sarp kayaların oyuklarında yetişen ve bu dağın havasından suyundan beslenip serpilen narin çiçekler. Özellikle Mart-Mayıs döneminde ziyaret edenler bu nadide lalenin koca bir dağı gelin gibi nasıl süslediğini görebilirler.



ŞİFA YAYLASI( SULTAN YAYLASI)

Bunların yanında; akciğer kanserlerin şifa bulduğu Sultan Yaylası, 1300 metrede serin sularla beslenen Sülük Göl'ü,12 çocuğunu kaybedip gün gece demeden gözyaşı döken Niobe'nin Zeus tarafından taşa döndürülmesiyle şekillenen ağlayan kayası Antik Roma dönemine ait dağın eteklerini çepe çevre saran kale surları ömrünü ağaçlandırmaya adayan Türkiye'nin ilk çevrecisi Manisa tarzanı ile Spil Dağı neden cazip olduğunu bizleri anlatmak için bekliyor.
Güncelleme Tarihi: 27 Ağustos 2019, 11:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19