Ulucami bombacıları yeniden yargılanıyor!

Bursa'da 6 yıl önce tarihi Ulucami yakınında bir kadın teröristin canlı bomba saldırısıyla ilgili biri firari, 7 sanıkla ilgili davada verilen kararın Yargıtay tarafından tutuklular yönünden bozulması sonrası 3 tutuklu sanığın yeniden yargılandığı davada mütalaa açıklandı.

Ulucami bombacıları yeniden yargılanıyor!

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, haklarında verilen karar Yargıtay tarafından bozulan ve dosyaları birleşme talebiyle mahkemeye gönderilen tutuklu sanıklar Emine Kızıl, Ümmü Gülsün Meşe ve Mithat Tunç, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanık avukatları ile bazı sanık yakınları ise mahkeme salonunda hazır bulundu.


“PKK İLE BAĞLANTISINI BİLMİYORDUM”
Sanık Emine Kızıl, ailesiyle yaşadığı sorunların ardından 2014'te Diyarbakır'a gittiğini aktardı. "Gençlerin yürüttüğü toplumsal çalışma eğitimlerine katıldığını" ileri süren Kızıl, bunun terör örgütü PKK ile bağlantılı olup olmadığını bilmediğini iddia etti. İletişimde olduğu bir kişi tarafından Bursa'da bir adrese ihtiyaç duyulduğunun belirtilmesi üzerine daha önceden tanıdığı Ümmü Gülsün Meşe'den yardım istediğini anlatan sanık, onun da kendisine Mithat Tunç'u söylediğini dile getirdi. Kızıl, bu adrese gidecek kişi için kendisine bazı eşyalar gönderildiğini, bunların eğitim materyali olduğunu düşündüğünü ileri sürdü. 


“NORMALDE ÇANTAYI BEN GÖTÜRECEKTİM”
Bu eşyaları götürmesi için Meşe'ye, Sultan isimli akrabasının eşyaları olduğunu ve onun eşyaları Tunç'un evinden alacağını söylediğini belirten Kızıl şöyle devam etti: "Ben bu çantayı normalde kendim Bursa'daki adrese götürecektim. Ümmü Gülsün'ün kendi yaz okulu için Bursa'ya gideceğini öğrenince kendim gitmekten vazgeçtim. Küçük 2 kutunun bulunduğu poşeti Ümmü Gülsün'e verdim. 'Benden bahsetme' diye bir şey söylemedim. O da akrabamın yardım talebinde bulunacağını düşündüğü için farklı bir şey sormadı. Poşeti alıp valize koydum, içerisine de kıyafet, çarşaf koydum. Valizi Ümmü Gülsün'e verdim. O Bursa'ya götürdü. Ben oradan Afyon'a evime gittim."


"TERÖR ÖRGÜTÜYLE BAĞLANTISI OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNEMEDİM"
Sanık Ümmü Gülsün Meşe de 19 yaşında üniversite öğrencisiyken meydana gelen olayın ardından hayatının altüst olduğunu ifade etti. Kızıl'ın kendisini bulduğunu ve onu dindar biri olarak gördüğünü anlatan sanık, "Gözaltına alındıktan sonra nasıl bir olaya bulaştırıldığımı anladım. Emine'nin o kadar sıradan bir hayatı vardı ki bir terör örgütüyle bağlantısı olabileceğini düşünemedim. Bugün başkalarının tercihleri yüzünden burada oturuyorum. Ben bu olayın en büyük mağdurlarından biriyim." dedi. Örgüt üyesi olmadığını ileri süren sanık, gözaltına alındıktan sonra olayın bir an önce çözülmesi için bildiği her şeyi anlattığını, bu sayede polislerin Emine Kızıl'a ulaştığını dile getirdi. Bursa'ya götürdüğü kutularda ne olduğunu bilmediğini ileri süren Meşe, Kızıl'ın "ilahiyat okuyan bir akrabasının eşyaları olduğunu" belirtmesi üzerine merak duymadığını savundu. Tunç ise önceki savunmalarını tekrar etti.

SAVCI MÜTAALASINI AÇIKLADI

Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanık Emine Kızıl'ın, "tasarlayarak kasten öldürme" ve "yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten öldürme" suçlarından 2'şer kez ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan cezalandırılmasını istedi. Savcı, Ümmü Gülsün Meşe'nin de "tasarlayarak kasten öldürme" ve "yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten öldürme" suçlarından 2'şer kez, "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma", "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi", "müşterek faillik suretiyle suça iştirak" suçlarından, sanık Mithat Tunç'un ise "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Sanıkların ve avukatların mütalaaya karşı süre talebini kabul eden mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.


DAVANIN GEÇMİŞİ
Tarihi Ulucami'nin batı girişi bölümünde, 27 Nisan 2016'da "Sultan Yıldız" adına düzenlenmiş sahte kimlik kullanan Eser Çali adlı terörist, üzerindeki bomba düzeneğini patlatmıştı. Olayda terörist ölmüş, civardaki 13 vatandaş yaralanmıştı. Teröristin örgüt bağlantılarının ortaya çıkarılması amacıyla başlatılan soruşturma kapsamında, Bursa, Mardin, Şanlıurfa, İzmir, İstanbul ve Afyonkarahisar'da 17 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 11'i, savcılıktaki sorgularının ardından salıverilmiş, Emine ve kardeşi Tuba Kızıl ile Ümmü Gülsün Meşe, Zekiye Zarka, Mithat Tunç ve İsa Casim sevk edildikleri hakimlikçe tutuklanmıştı. İddianamede teröristin, silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın, metropollerde canlı bomba tarzı eylemlerde bulunan TAK yapılanmasının talimatları doğrultusunda saldırıyı gerçekleştirdiği, sanıklardan Emine Kızıl'ın da canlı bomba eylemi için Mardin'in Kızıltepe ilçesine giderek kendisine teslim edilen patlayıcı maddeyi paketleyip valiz içinde Afyonkarahisar'a getirdiği, ardından bunun Bursa'daki saldırıda kullanıldığı aktarılmıştı. Ümmü Gülsün Meşe ve Mithat Tunç'un ise patlayıcının teröriste ulaştırılmasına ve Bursa'da saklanmasına yardımcı oldukları ifade edilmişti. Sanıklardan Zarka ilk celsede, Tuba Kızıl ile İsa Casım ise sonraki duruşmalarda tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde "Silahlı terör örgütüne üye olma", "Silahlı terör örgütlerine silah sağlama", "Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs", "Mala zarar verme" ve "İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme" suçlarından yargılanan tutuklu sanıklardan Emine Kızıl, ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 77 yıl 1 ay hapis cezası ile 33 bin 320 lira para cezası, Ümmü Gülsün Meşe, ağırlaştırılmış müebbet ve toplamda 57 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası ile 760 lira para cezası, Mithat Tunç da 8 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edilmişti. Tutuksuz yargılanan 3 sanığın beraatine, firari sanığın dosyasının ayrılmasına karar verilmişti. İstinaf talebinin ardından Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararı ile sanıklar hakkında "Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçundan usulüne uygun olarak açılmış dava olmadığından Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilerek dava açılmasının temin edilmesi isteminde bulunulmuştu. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin müzekkeresi ile sanıklar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine Başsavcılık, "Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçundan birleştirme talepli dava açmıştı.

Anadolu Ajansı ( AA )

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24