Millet İttifakı’nın planı ve AK Parti’nin sahaya inişi!

Önümüzdeki ilk yerel seçimlerin en büyük mücadelesi Bursa’da yaşanacak. Bursa için hala ağıt yakan CHP, 3 yıl önceden adayını sahaya sürdü. 
CHP ve Millet İttifakı, Türkiye geneli için olduğu gibi, Bursa için de kaos ve yalan rüzgarları ile algı operasyonları stratejisini esas alan bir yöntem geliştirmiş durumda. Bursa’da iki il başkanı ile her gün doğru yanlış birçok konuda açıklama yaparak toplumu etkilemeye çalışılırken, medyadaki her türlü rezilliği yalanı ve iftirayı kolayca yapabilen karakterdeki birkaç kepaze de bu organizasyonun başka bir ayağı. Burada hemen bir hatırlatmayı yapalım. Gazetecilik yapan ve etik değerlere uygun bir şekilde muhalif olan arkadaşlarımıza sözümüz asla olamaz. Buradaki kastımız gazetecilikle ilgisi olmayan tamamen algı ajanlığı yapan ve ne idüğü belirsiz olan tipler. 
CHP ve Millet İttifakı, Cumhur İttifakı’nın en çok oy aldığı iki ilçeye özellikle çalışıyor. Bunlardan ilki Yıldırım. Yıldırım güçlü bir destekle son seçimde Büyükşehir’in el değiştirmesinin önüne geçen bir ilçe olarak ortaya çıktı. Dahası çok çalışkan ve sevilen Oktay Yılmaz gibi bir başkana sahip. Oktay Yılmaz, sürekli halkın içine girerek ve milletle ilgilenerek etkili oluyor. 
İşte Yıldırım olmadan Büyükşehir’i alamayacağını bilen CHP adayı Mustafa Bozbey, o nedenle aylardır Yıldırım’dan çıkmıyor. Özellikle Yıldırım’daki Kürt oylarını hedefleyen Bozbey, her fırsatta Yıldırım’da oluyor ve geceli gündüzlü çalışıyor. Osmangazi ya da diğer ilçelerde o kadar görünmeyen Bozbey’in Yıldırım’a ağırlık vermesinin ana nedeni yoğun Kürt nüfusu. 
CHP’nin ikinci hedefi ise İnegöl halkını maniple etmek olarak görünüyor. Sık sık TBMM’ye İnegöl’ün il olması için kanun teklifi vermelerinin nedeni İnegöl il olursa Bursa’da seçimi kazanma ihtimalleri. Dahası sık sık bu il mevzuunu gündemde tutarak iktidar partisini zorlamak, zor durumda bırakmak. Taktik iki türlü de kazan kazan üstüne. İnegöl il olursa Bursa yerel seçimlerindeki güçlü desteği olmayacak. İl yapılmazsa ilçe halkı bunun kırgınlığı ile belki Millet İttifakı’na döner beklentisi. 
Tıpkı Yıldırım’da olduğu gibi İnegöl’de de halkın içinde sürekli halka iletişim halinde güçlü ve sevilen bir başkan var. Alper Taban, gerçekten her alanda önemli çalışmalara imza atıyor. Tevazu sahibi, mesaisini halk için mücadele vererek harcayan Taban, insani ilişkilerde de yatırımlarda da ve sosyal çalışmalarda örnek gösterilecek bir isim. Bu da CHP’yi ve Millet ittifakını zorlayan önemli nedenlerden biri. 
Uzatmayalım. Millet İttifakı bir süredir bu çalışmaları yürütürken Cumhur İttifakı sessiz bir görüntü sergiliyordu. Ancak artık özellikle AK Parti sahaya inmeye başladı. İl Başkanı Davut Gürkan, milletvekilleri ve belediye başkanları gece gündüz mahallelerde, sokaklarda, çarşıda ve pazarda milletle haşır neşir oluyor. Biryandan Bursa’nın önemli sorunlarının çözümü için çaba harcanırken bir yandan da milletle beraber siyaset geliştiriliyor. 
Kaos ve algı ile yürütülen muhalefet siyaseti kısa sürede çöker. Onların medyadaki algı ajanlarının zaten zerre itibari ve inandırıcılığı yok. Bunu onlar da biliyor ve eminiz ki kendileriyle kısa sürede vedalaşırlar. 
Ve son olarak şunu da ekleyelim. Millet ittifakının her iki partisinde de çok yakın zamanda iç hesaplaşma kaçınılmaz. Bu süreci seçime kadar taşımaları pek mümkün görünmüyor. Onlara umut bağlayan, alttan alta destek veren karşı mahallenin ağır ağabeylerinin de hayallerinin hızla tükendiğini zaten görüyorum. 
 

YORUM EKLE

banner19

banner24