Ne Olacak Muhafazakarların Kazanımlarının Hali?

Geçtiğimiz günlerde 4 sözcünün peşpeşe açıklamalarını konuştuk. Bu 4 kişi ayrı ayrı partilerden/çevrelerden olsalar da, sanki birlikte aynı ortamda konuşmuşlar gibi birleştirip bir değerlendirme yapacağım.
Önce sözü CHP’nin, kendini darı ambarında gören, 20 yıldır biriktirdiği nefreti kusan, Etimesgut ilçe başkanı aldı: “Atatürk’ün gelmesini beklemeyin. Gelmeyecek. Hepiniz Atatürk olmalısınız. Bu ceberrut adamı bu ülkenin başından atacağız. Bir daha onlar gibi gelmesin diye de onların kökünü kazıyacağız. Bu kavgayı da Etimesgut'tan ateşleyeceğiz.  Artık kimler korkacaksa onlar korksun...  Bizim bir sloganımız var 'Korkmayacağız, yılmayacağız, susmayacağız' diye... " Korkutacağız, yıldıracağız, susturacağız" diyeceğiz...” 
Bu tehdit dili CHP ve ‘Dostları’nın muhafazakarlara ya da onların literatürü ile ‘Dindar Kesim’e mavi boncuk dağıtma stratejisine uymamaktadır. Bu kaba tehditin dillendirilmesi belki radikal kemalist çevrelerin duygusal bir tatmin yaşatabilecek olsa da, ‘Dindar kesim’in de 90 yıllık kemalist ve CHP fobisini tekrar harekete geçirmek gibi bir tehlike arzetmektedir.
İşte tam burada CHP ile aynı cepheden siyasi mücadele veren Deva Partisi genel başkanı Ali Babacan hemen söze girdi: “Bu ülkede artık hiç kimse dindar vatandaşlarımızın son yıllarda elde ettikleri kazanımları ellerinden alamaz.
Ardından sözü CHP iktidarının yeniden gelebilmesi için adeta cihad ilan eden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu sözü aldı: “İktidar değişirse muhafazakarların kazanımlarını kaybedeceğine inanmıyorum
CHP’nin, Kemalizmin ceberrut/ faşist baskısını 90 yıldır yaşayan dindarlar ya da muhafazakarların bu tehditten ne kadar etkilendiklerini bilen bahsi geçen parti yöneticileri söz konusu tehditi yumuşatma ihtiyacı hissetmişlerdir. Bir anlamda dindar/ muhafazakar seçmenlerine ‘Acımayacak, emin olun, bize güvenin. Kazanılmış haklarınız elinizden gitmeyecek, merak etmeyin. Rahat olun.’ Demişlerdi. Ancak bu tehdit ve benzer söylemlerden sonra ‘Dindar Kesim’ (bana da çok oryantalist bir tanımlama gibi geliyor) in yeniden konsolide olma riski ortada duruyor. 
Acaba neymiş bu dindar kesimin/ muhafazakarların kazanımları diye düşünürken, Bülent Arınç, dindar kesimin önemsedikleri kazanımı bizzat tecrübeleri ile söyleyiverdi: “Bakın siyasetten kalan bir tecrübemi söyleyeyim. Bizim dindar insanlarımızın bile tamamen tersine döneceğini bir gün göreceksiniz. Çünkü onlar dini, hamaset kokulu konuşmaların yanında, cebine giren paraya bakar, cebinden çıkan paraya bakar. Eğer onda bir eksilme görüyorsa din, iman, vatan, millet bunlar yine bir kenarda durur. Yine onlara saygısını eksik etmez. Ama değer yargıları değişebilir.” Arınç’ın darbe gecesi bahsettiği dindar insanlar tankın karşısında canla başla mücadele ederken, 14 katlı binanın eksi 1. Bodrumunda saklandığını düşünürsek herkesi kendisi gibi sanmasını anlamak mümkündür.
Ardından mahallenin sidik, sümük ve terlik uzmanı Cübbeli Ahmet namlı zat, dindar insanların kazanım kategorisinde üst sıralarda olduğu bilinen ‘İmam Hatip Lisesi/ Ortaokulu ve İlahiyat Fakülteleri’ nin hiç de kazanım olmadığını, tam tersine kayıp olduğunu yumurtlayıverdi. 
Bir anlamda, ‘imam hatipler, ilahiyatlar köpeeniz olsun. Hem benim dükkanımın önünde müşteri kaçırıyorlar. Terlikler, kefenler, sümükler elimde kaldı. Çekin bu imam hatip ve ilahiyatları dükkanımın önünden de rahat rahat islamofobiklere, ateistlere, deistlere malzeme tedarik işime devam edeyim.’ demek istemiştir.
Geride ne kaldı? Diğer kazanımlar neydi?
Türkiye’nin 1. Lig ülkeler arasında yer almasını sağlayan, ülkenin askeri ve bürokratik vesayet rejimi ile nato ve küresel güçler tarafından genel vali düzeyinde yönetilmesine son veren ve ülkenin kalkınmasını sağlayan her köprü, otoyol, hastane, üniversite, kanal, siha, iha vs.  muhafazakarlar için kazanımdır. 
Fettöcülerin KHK ile devletten def edilmesi, hapsedilmesi, yurdu terk etmesi vs. birer kazanımdır. 
Özetle, yukarıdaki sözcünün öfke nöbetlerine neden olan asıl icraatlar muhafazakarlar için kazanımdır.
Bu öfkenin yanında saf tutan bu sözcüler, bu konularda da muhafazakarların gönüllerini hoş etsinler de görelim.

YORUM EKLE

banner19

banner24