Nereden nereye…

Türkiye’nin son yıllardaki dış politika başarısı birçok alanda ülkenin önünü açtı. Barış Pınarı Harekatı ve gemilerimizin Doğu Akdeniz’de petrol araması bir nevi dünyaya meydan okumak. Onca karşı görüşe rağmen eylemleri gerçekleştirmek gerçekten zor.

Hani bizler bazen masa veya televizyon başından bir şeyleri eleştiriyoruz ama sahada olmak farklı bir şey. Dünyanın iki büyük gücüyle masaya oturup, kendi isteklerini tüm dünya kamuoyu önünde bu güçlere kabul ettirmek her babayiğidin harcı değil.

Ama Türkiye son yıllardaki atılımlarıyla dış politika da gerçekten önemli bir güç kazandı. Her zaman doğrular yapıldı diye bir tezim yok. Tabii ki yanlış giden şeyler de oldu zaman zaman. Ama inanın ki artılar eksilerden çok daha fazla.

Şimdi… dış politika o kadar hareketli ki belki de bazı detayları kaçıyoruz. Türkiye artık yurt dışı operasyonları yapabilir hale geldi. Birçok FETÖ suçundan aranan sanık yurt dışında yakalanıp ülkeye getiriliyor. Suriye’de DEAŞ’a PKK/PYD’ye operasyon çekebiliyor artık Türkiye.

Bazıları belki de olması gereken zaten bu diyecek ama. Üzgünüm biz bu günleri çok bekledik. Önceden bildiğiniz gibi Kandil’e girmek Türkiye için büyük bir olaydı. Gazete ve televizyonlar Kandil’e girilse günlerce manşetten verirdi. Şimdi her gün Kandil’e operasyon yapıyoruz ama haberi yok. Neden Türkiye için bu konular artık basitleşti.

Bunların yanında örgütün sözde üst düzey yöneticileri öyle elini kolunu sallaya sallaya orda burada gezemiyor. Gezdiği an Türkiye tepesine biniyor. Kırmızı, gri, mavi ve turuncu listeye her gün yeni bir çizik atılıyor. Terörden arananlar listesi hızla siliniyor.

Tabii bunların nedeni sadece dış politika başarısı değil. Yüzde 70’lere varan yerli ve milli savunma sistemi de Türkiye’nin elini rahatlattı. SİHA’lar İHA’lar 24 saat havada uçuş yapıyor. Biliyorsunuz ki eskiden bu konuda dışa bağımlıydık. Operasyon yapmak için bile birçok ülkeden izin aldırdık. Ama şükürler olsun ki o günler geride kaldı.

Şimdi… başarıları daha da ileriye taşıma vakti. Çünkü başarı sınırsızdır elde ettikçe bir üstünü istersiniz. Türkiye’nin dünyanın karışık olduğu şu günlerde aradan sıyrılıp, yepyeni bir boyuta geçmesi gerek.

Yüzde 70 olan yerlilik oranı yüz 100’lere çıkmalı. F-35’ler S-400’ler değil. Türkiye’nin yerli uçakları yerli savunma sistemleri konuşulmalı. Dışa bağımlılık azaldıkça neler olduğunu görüyoruz. Eğer yerlilik oranını ileriye seviyeye taşımayı başarırsak bu ülkenin önünde kimse duramaz. Tabii birlik ve beraberliği kaybetmediğimiz sürece.
YORUM EKLE

banner19

banner8