Okul sadece konumdan ibaret değildir!

Biz yetişkinler hayatımız iş yeri, ev, market, hastane diye binalara hapsettiğimizden çocuklarımızın hayatlarında önemli yeri olan okulları da böyle bir bina olarak görüyor, eve yakınlığı, konumu, servis ücreti, binanın mimari imkanları üzerine düşünüp çocuklarımız adına karar veriyoruz.

Peki yaptığımız bu tercihler ne kadar doğru acaba?

Klinik Psikolog Duygu Barlas, okul değişikliğinin çocuk üzerindeki etkilerini değerlendirerek ailelere okulun sadece binadan ibaret olmadığını anlattı:

Okulun, çocuğun yaşamdaki temel bilimlere ilişkin bilgileri öğrendiği, yaşama dair temel beceriler kazandığı, sosyal becerilerini geliştirdiği, sınırları, esneklikleri gördüğü bir yaşam alanı olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Duygu Barlas okullarda nelere dikkat etmek gerektiğini anlattı: “Okul sadece temel bilimlere ilişkin bilgileri öğrendiği bir yer değildir. O yüzden okul değişiklikleri yapılırken sadece eğitim kalitesine değil, sosyal şartlarına, öğrenci profiline, yaşama dair beceri gelişimini ne kadar önemsediklerine bakılması gerekmektedir.”

Okul değişikliği ile beraber çocukların neredeyse günlerinin çoğunu geçirdikleri yaşam alanlarını değiştirdiklerine dikkat çeken Duygu Barlas, bu durumun bazı uyum sorunlarını beraberinde getireceğini şu sözlerle anlattı: “Arkadaşları, öğretmenleri, belirli düzene oturmuş kuralları ve daha birçok şeyi de değiştirirler. Bu bakımdan okul değiştiren çocuklarda, okul değişimi ile beraber, çeşitli uyum sorunları görülebilir. Yeni okula gitmek istememe, ağlama atakları, bedensel şikâyetler (mide bulantısı, karın ağrısı vb.), uyku sorunları (uykuya dalmakta güçlük, sürdürmekte güçlük, gece kâbusları), çocuksu davranışlar, bakım verenden ayrılma güçlüğü, yeni arkadaş ortamına uyum sağlayamamaya bağlı olarak daha üzgün, umutsuz ve zaman zaman öfkeli hissetme ihtimaller kapsamında olan belirtilerdir. Bu sayılanlar elbette ki bütün olasılıklar göz önüne alınarak söylenmektedir. Özellikle çocuğun rızası olmadan, keyfi bir şekilde okul değişikliği gerçekleştiğinde bu belirtilerin ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir.”

Okul değişikliği yapılmasına ilişkin de Barlas şu örnekleri veriyor: “Kuralları pek önemsemeyen bir okula geçiş yapıldığında çocuğun kurallara uyma alışkanlığı azalma gösterebilir, karşı gelme davranışları hali hazırda var ise bunlar artış gösterebilir. Aslında, ‘okul değiştirmek’” başlı başına anlamı olmayan bir durumdur. Okul değiştirmek, bu durumun ebeveynler tarafından nasıl yönetildiği ile anlam kazanmaktadır. Eğer öncesinde çocuğa bilgi verilmediyse, fikri sorulmadıysa, keyfi bir değişim ise, hazırlık yapılmadıysa, dönemin tam ortasında bir anda gerçekleştirildiyse bu iyi yönetilememiş bir süreçtir. Yukarıda bahsedilen belirtilerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.”

Okul değişimi yaparken keyfi bir tutum sergilenmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Barlas’ın ailelere önerileri şöyle: “Eğer mevcut okulda çocuğun ciddi uyum sorunları var ise, çocuğa yönelik herhangi bir istismar söz konusu ise, eğitim kalitesi beklenen seviyenin altında ise, çocuğun becerilerini geliştirmesine olanak tanımayan bir okul ise okul değişikliği düşünülebilir. Ani alınmaması gereken bir karardır. Bu karardan önce ebeveynlerin, çocuğun, rehber öğretmenlerin bir araya gelerek ve eğer çocuğun profesyonel destek aldığı birisi var ise onun da görüşü alınarak okul değişikliğinin avantajları ve dezavantajları listelenmelidir. Elbette tüm kararların kendine göre avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, okul değişikliği yapıldığında avantajlarının daha fazla olmasıdır.”

O zaman, çocuğunuzla okuluna dair daha sık sohbet etmeli, okulunu gözlemleyerek neler olup bittiğine hakim olmalısınız.
YORUM EKLE

banner19

banner8