Online alışverişi sevdik

Kim gidecek market market dolanacak?
Kim taşıyacak, kim toplu taşıma araçlarında torbaları koyacak yer bulacak?
Kim merdivenlerden çıkartacak?
Kim kasa kuyruğunda bekleyecek?
Kim kim kim derken hayatımız online alışveriş oldu. Ülkemizde de özellikle pandemi sonrası hepimiz online alışverişlere yöneldik.
Pandemi öncesindeki alışveriş alışkanlıklarımızı bir gözden geçirelim evvela, daha doğrusu alışkanlıktan öte bildiğimiz yaygın yöntemi hatırlayalım. Çünkü pandemi öncesinde yıllarca direkt alışveriş ile online alışveriş eşit oranda tercih hakkımız olan bir yöntem değildi. 
Eğer yaşamın çoğunu evde geçiren, çarşı pazar markete gün içinde çıkıp, en uygun tezgahtan almak, görerek beğenerek, tek tek seçerek tarttırmak hatta yıllardır tanıdığınız esnaftan tavsiyeler alarak bir de sizin filenize “bu da bizden olsun” diyerek 2 elma atıldığını yaşamışsanız sizin için alışveriş bir gereklilikten çok tanış muhabbetine evrilmiş demektir. O zaman da kimse klavyenin tuşlarıyla, mouse hızıyla sepete birşeyler atmak, “bozuk yok, üstü kalsın, sonra ödersin” gibi ufak ekonomik diyaloglardan uzak kredi kartı şifresi tuşlayarak birşeyler almak istemez. 
Ancak pandemi sonrasında özellikle de kısıtlama günlerinde alışveriş rutinimiz tamamen değişti. Önceleri bilindik büyük marketlerden bile çekinerek sipariş veren özellikle orta yaş ve üstü bireyler bile artık alışverişe daha az zaman ayırmak ve daha hızlıca çok seçeneğe ulaşmak için bu yolu seçiyor. Bir de alışveriş ihtiyacı çevresinde kendisiyle ilgilenen yakınları tarafından karşılanan yaşlı ve desteğe ihtiyacı olan bireyler grubu var ki, online alışveriş sayesinde ihtiyaçlarının akşam iş çıkışı, haftasonu gibi başkalarının müsait olduğu zamanı beklemeden karşılanması rahatını yaşayabiliyorlar. 
Durum böyle olunca, çeşitli satış uygulamaları, online alışverişi büyük marketlerden mahalle esnafına yöneltti, artık bazı uygulamalar sipariş verene en yakın adresten paketi hazırlayıp teslim ediyor ya da mahalle esnafı kendi sipariş uygulamasını oluşturuyor. Böylece hiç evden çıkmadan tanıdığınız manavdan kasaptan ve diğer esnaftan ihtiyaçlarınızı karşılıyorsunuz. 
Bu değişime dair bir oran vermek gerekirse yapılan araştırma rakamları gerçekçi bir şekilde ortaya koyuyor.
Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 94’ü son bir yılda en az bir kez online alışveriş yaptı. Online alışveriş sepetleri yaklaşık 186 TL’ye dolduruldu. Tüketiciler pandemide dijitale yatırım yapan markaları tercih etti.
Ipsos tarafından Türkiye’deki 5 bin kişilik katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 94’ü son bir yılda en az bir kez online alışveriş yaptı. Hızlı tüketim ürünlerinde bu oran yaklaşık yaklaşık 70’i buldu. Bir sepete ortalama 186 TL ödendi. 
Hal böyleyken tüketiciler önceden güvensizlik örnekleri olduğu için online alışverişe çekingen yaklaşıyordu. Markalar hizmet kalitelerini arttırarak tüketicinin güvenini kazandı. Cisco AppDynamics, pandeminin başlangıcından bu yana tüketicinin dijital hizmetlere olan güveninin arttığını ortaya koyan bir rapor yayımladı. Dünya çapına 13 binden fazla tüketicinin dijital davranışlarını inceleyen araştırmada tüketicilerin artık dijitaldeki kötü alışveriş deneyimine ikinci bir şans vermediği belirtiliyor. Tüketicilerin yüzde 72’sinin ise dijitalleşmeye yatırım yaparak hizmet kalitesini artıran markalara bağlılığının arttığı vurgulanıyor.
Tüketicinin pandemiyle birlikte dijitalleşen markaları tercih ettiğine değinen dijital performans ajansı EG Bilişim Teknolojileri CEO’su Gökhan Bülbül, şu açıklamalarda bulundu; “Tüketicilerin yüzde 76’sının şirketlerin dijitalleşmesi konusundaki beklentisi 2020’nin başından bu yana arttı. Dijitaldeki müşteriyle kurulacak doğru ve etkili iletişim, hedef kitleyi büyütecek ve karlılık oranını artıracak en kritik basamaklardan biri. Basamakları sağlam adımlarla çıkmak için marka hedefine uygun olarak geliştirilmiş dijital pazarlama stratejilerinden güç almak, içinde bulunduğumuz dijital çağın bir zorunluluğu.” 

YORUM EKLE

banner19

banner24