Sahte profilleri nasıl tanırız?

Bir dönem polisiye dizi arasında adli tıp çalışma yöntemleri hakkında verdiği ip uçlarıyla popüler olan, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, aileleri kendilerini ve çocuklarını sosyal medyadaki sahte kimliklerden korunmaları için uyarılarda bulundu. Sosyal medyada açılan profillerin paylaşımlarını katıksız doğru kabul etmek, siyasetten sağlığa, güvenlikten toplumsal ilişkilere her alanda spekülasyonlara yol açıyor.

Bazen bir sanatçının ya da alanında uzman bir akademisyenin fotoğrafı altına yazılan ifadeler, siyasetçiler ağzından onlar söylemiş gibi paylaşılan fikirler dikkatli davranmayıp ciddiye alınırsa yaşanan tatsızlıkları geri çevirmek de güçleşiyor.

Biz yetişkinler bile ekranda gördüğümüz duyduğumuz her paylaşıma inanıyorken, çocuklarımızı korumak pek de kolay değil!

Prof. Dr. Sevil Atasoy, sanal platformlarda kurulan ilişkilerden gerçek duygular beklemenin yaratacağı travmalar ve başka zararların da üzerinde duruyor. Çevremizde de duyduğumuz gördüğümüz vakalar yok değil; hepimiz arkadaşlarımızı tanıdıklarımızı, onlarla sohbetlerimizde geçen olayları bir hatırlayalım; muhakkak internetten alışveriş, ilişki, yardım yapma, bağışta bulunma, sosyal sorumluluk projesine katılma gibi farklı amaç ve isteklerle kandırılanları duyuyoruz.

İyi de bu durumda ne yapabiliriz?

Bizler de kriminolojik araştırmalara mı kalkışalım?

Hepimiz adli tıbbın yardımına mı başvuralım?

Tabii ki hayır!

Prof. Dr. Sevil Atasoy’un bu konuda verdiği ip uçları aslında çevremizdeki sahte profilleri temizlememiz için oldukça etkili ve yeterli:

  • En basiti profildeki fotoğraf araştırılabilir. Google’da yer alan, geriye yönelik fotoğraf arama motorunu kullanarak söz konusu fotoğrafın daha önce başka bir yerde yayınlanıp yayınlanmadığını tespit edebilirler. İkincisi bu kişinin belirttiği yerde oturup oturmadığını anlayabilmek üzere IP sayısının bildirdiği şehirle bağlantılı olup olmadığına bakılabilir. Google’ın IP arama motorundan yararlanılabilir.

  • Sosyal medya üzerinden tanımadığı kişilerle bağlantı kurmak isteyen kişiler, karşı tarafla eski okulundan ya da eski iş yerinden olduğunu iddia ederek iletişime geçiyor. Bu bilgi rahatça araştırılabilir.

  • Tehditlere karşı cesur durmak gerekiyor. Sosyal medya üzerinden karşısındaki kişiyi tanımadan uzunca bir süre ilişki yürüten, kimi zaman karşısındaki kişiye özel fotoğraflarını gönderen kişiler bir süre sonra bu ilişkiyi sonlandıramıyor. Çünkü korkuyorlar. Ancak bundan korkmamak lazım çünkü zararın ve tehlikenin neresinden dönülürse kardır.

  • Çocuklara başka şeyler öğretmek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi tabi ki internet üzerinden görüştüğü hiç kimseye güvenmemesi gerektiği anlatılmalı. İletişim kurduğu kişinin aslında başka biri olabileceği, kimliğini gizlemiş biri olabileceği, 11-12 yaşında olduğunu zannettiği kişinin aslında erişkin biri ya da kız olarak tanıdığı kişinin aslında yetişkin bir erkek olabileceği söylenmelidir. İnternet üzerinden görüşülen kişiyle buluşulmaması gerektiği ya da bu kişinin adresini öğrenmek istemesine karşı özel bilgilerin kesinlikle verilmemesi gerektiği anlatılmalı. Bu tip bilgilerin istenmesi halinde çocuğun mutlaka ailesini haberdar etmesi istenmeli. Çocukla her zaman yakın ilişkide bulunmak ve güçlü bir iletişim kurmak önemli.

  • Çocuğun şunu bilmesi lazım; hiçbir erişkinin bir çocuğun yardımına ihtiyacı yoktur. ‘Köpeğimi kaybettim gel beraber arayalım’ diye çocuktan yardım istenmez ya da ‘Şuraya nasıl gidilir?’ diyerek yol tarifini çocuğa sormaz. Böyle bir soruyla karşılaştığı zaman çocuğun bundan tedirgin olmasını öğretmek lazım. İkinci önemli nokta, hiçbir şekilde bir yabancıyla bir otomobile binmemesi gerekiyor. Okuldan onu kim alacaksa o kişiyle beraber okuldan ayrılması gerekiyor.

YORUM EKLE

banner19

banner8