Darbe planı için neler söylediler?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve ailesiyle birlikte hükümeti hedef alan paralel yapının 17- 25 Aralık darbe operasyonunun üzerinden bir yıl

Darbe planı için neler söylediler?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve ailesiyle birlikte hükümeti hedef alan paralel yapının 17- 25 Aralık darbe operasyonunun üzerinden bir yıl geçti. AK Parti Bursa Milletvekilleri ile bu süreçte nasıl mücadele ettiklerini konuştuk.

 

AY528706BEDRETTİN YILDIRIM: “HSYK ARTIK DEMOKRATİK BİR YAPI”

17 Aralık Türkiye’de bir yargı ve algı operasyonu olarak yapılmak istendi. Yolsuzluk üzerinden siyasi idareye son verme. Bunu yaparken bir perde açılıyor, o perdeye kimi bakanların çocuklarıyla ilgili tapeler, bunların doğruluğu tartışılır. Bunlar hakkında mecliste komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Kimsenin bu ülkenin kaynaklarını şahsi menfaatleri için kullanmasına gönlümüz de razı değil. Müsaade etmeyiz. Bunlar yapılmış mıdır? Bunu komisyondaki vekil arkadaşlarımız çıkaracaktır. Ama bunları bahane ederek insanların yatak odalarını izleyerek ve bunu yargıdan bazı kararlar çıkararak yapmak, hiç de etik olmayan anlayışla yapmak doğru değil. Özellikle dershanelerin kapatılması sürecinde bu tür dinlemeler patladı. 25 Aralıkta 2. Dalga ile birçok kişiyi gözaltına alınacaktı. Devamında daa hükümeti yıkacaklar ve kendileri iktidar olacaklardı. Türkiye de 10 yılda bir askeri darbe olurdu. Bu da yargı ve bürokrasi darbesiydi. Paralel yapılanma darbesiydi. Bu artık deşifre oldu. Milletimiz net bir şekilde gördü. Yerel seçimlerde ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gerekli cevabı milletimiz verdi. Bu operasyonu yapanlar muhalefetle de işbirliği içine girdiler. Halkımızdan tokadı yediler. Paralel cemaat yapılanmasından öte bir yapılanma. En çok yargıda, istihbaratta ve özellikle de idari mali işlerde, TÜBİTAK’ta, devletin kaynaklarını pas edecek yerlerde, emniyet ve yargı işbirliği ile çalışılıyor. Anayasa değişikliğine rağmen paralel yargı, HSYK’ya kendi düşüncesindeki hakim ve savcıları, tek tip oyla seçip gönderdiler. Emniyetteki ödüller kendi yapılarına dağıtıldı. Paralel yapının beyni oldular. Şimdi HSYK’da homojen bir yapı sağlandı. Yeni mahkemeler kurulacak. Muhalefetin de ciddi desteği oldu yargıda düzenleme için. Başbakana rağmen genel kurmay başkanı tutuklandı. Devletin içinde devlete, abilerin yönettiği bir sisteme bu ülke fırsat vermemeli. Bursa’da da bu tür yapılanmalara karşı mücadelemiz sürecek. Bursa’da bir devlet hastanemizde seçimler döneminde 3 asansörleri çalıştırmadılar. Millete 3 ay işkence çektirdiler. Bu yapının elemanları yaptılar AK Partiye oy verilmesin diye.

 

10 ÖNDERÖNDER MATLI: “ERDOĞAN, KEFENİNİ GİYİP MÜCADELE ETTİ”

Kamuoyu 17 Aralık sürecini çok yakından biliyor. Yolsuzluk operasyonu gibi gösterilen bir darbe girişimidir. 2 seçimde de kamuoyunun nasıl algıladığını çok net gördük. Devletin içerisinde 17 Aralıktan 1-2 yıl önce zaten görülen zirve noktası oldu. Devlet içinde devlet yapılanmasını gördük. Bizim devletten beklentimiz 77 milyona eşit davranmasıdır. Bundan sonra devlet içerisinde böyle bir şeye müsamaha edilmeyecektir. Siyasi istikrarla beraber ak parti Türkiye’yi hayal edilemeyecek noktalara taşıdı. Bunun mihenk taşı da ilk Cumhurbaşkanımız olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu operasyon bumerang gibi ters dönerek kendilerini vurdu. Dünya hızla değişiyor, dengeler değişiyor. Biz bu yeniliklere karşı ses getiren yeni Türkiye’yi oluşturuyoruz. Erdoğan kefenini giyerek mücadele etmiştir biz de ekip olarak arkasındayız. Bunlar bizi yıldırmıyor, yıldıramaz, dimdik duruşumuza devam edeceğiz. Farklı siyasi senaryolar sürdürülüyor. 6-7 ekim provakasyonları, Kürt ayaklanması olarak çıkarılmaya çalışılan olaylara karşı mücadelemiz sürüyor.

 

10 CANANCANAN CANDEMİR ÇELİK: “MİLLİ KARDEŞLİK BAŞLATTIK"

17 Aralık sürecinden itibaren önemli bir yıl geçirdik, bir yerel bir cumhurbaşkanlığı seçimi geçirdik. Bu bir yargı darbesi girişimiydi ve bunun başarısızlığını net gördük. Bu da Türkiye’nin ne kadar güçlendiğini gösteriyor. 1 yıllık sürecin zorluğu yanında bundan sonraki çalışmalarımız da demokrasi standartlarımızın yükselmesi yönünde olacak. Bunun ilk aşaması darbeler sürecinin ne koşulda olursa olsun bittiğini görmek istiyoruz. Güçlü bir ekonomi yeni bir Türkiye görmek istiyorsak darbelerle boğuşmayan bir ülke olmalıyız. Diğer yandan özgürlüklerin yaşandığı bir Türkiye gerçekleştirmek istedik, bu yönde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunun bir boyutu herkes inandığı gibi yaşıyor, tüm kadınlarımız inançları doğrultusunda giyinip eğitimlerini sürdürüyor. Milli kardeşlik sürecini başlattık. Bu da herkesin kendini ifade etmesi noktasında önemli. Dil, din, ırk, mezhep, inanç noktasında eşit Türk vatandaşlığı getirdik. Bunları sağlarken bir de darbe süreciyle mücadele ettik. Bakanlıklarımızın, AK Parti grubumuzun çabaları devam ediyor, 2023 hedeflerine hazırlanıyoruz.

 

10 HAKANHAKAN ÇAVUŞOĞLU: “PARALEL YAPI ARTIK KIRMIZI KİTAPTA”

17-25 Aralık bir darbe operasyonu olduğu çok nettir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ilk andan itibaren buna dikkat çekti. Devam eden süreçte siyasal bir mühendislik çalışması olduğu ve yurtdışından çeşitli odaklardan kaynaklandığını gördük. Ülke yangın yerine çevrilmişti. Demokratik kurallar çerçevesinde iktidarı almayı hedefleyecek partiler bile paralel yapının kendilerine sunduklarıyla hareket ettiler. 30 Mart seçimlerinde bunun bir yolsuzluk değil darbe teşebbüsü olduğunu göstermiş oldular. Yenilen çevreler temel hedefleri olan 10 Ağustos seçimleri idi. Çatı formülü ortaya çıktı ve 15 partiye karşılık Erdoğan ilk seçilmiş cumhurbaşkanı oldular. Biz görüyoruz ki paralel yapı hakikaten devletin bir çok yerine sızmış ve başka bir amaca yönelik bunu yapmış ve düğmeye basmıştır. Davaların, dinlemelerin, delillerin içerisinden sağ salim çıktığını gördük. Paralel yapının risk olduğu kırmızı kitapta da yerini aldı. Bu da tehdit unsuru olarak mücadelenin süreceği anlamına geliyor. Yapılacaklar var. Gerekli ihtimamı göstermeyenler de var elbette. Ama Türkiye bu tehlikenin büyüklüğünü görmüş ve ak partiye sayın cumhurbaşkanımızın bunların inine gireceğiz demesini onaylamıştır. Süreç devam ediyor. Ne yapılırsa yapılsın, bu süreç Türkiye’den tasviye edilir. Darbe ve operasyon geçmişi olan bir ülkeyiz. Artık milletimiz bu siyasal mühendisliğe prim vermiyor.

 

10 HÜSEYİNHÜSEYİN ŞAHİN: “ERDOĞAN’I ARKASINDAN VURDULAR”

Türkiye’nin sağlam temellere oturduğunun en büyük göstergesi seçimlerde halkın iradesinin sandığa yansıyarak, merkezi hükümetin ve yerel yöneticilerin seçilmesidir. Millet tarihimizin en önemli dönüm noktası cumhurbaşkanının seçilmesidir. Her şey normal giderken, bir sabah uyandık ki kendini cemaat olarak adlandıran yapılar, yargıçlar hakimler eliyle darbe yapmak, hükümeti yerinden etmek, başbakan ve ailesini tutuklamak, başbakan değişikliği ile yeni bir hükümet kurulmasını planlamışlar. Milletimizin dirayeti bu yapının çürüklüğünü gözler önüne serdi. Başbakanımızın dik duruşuna minnettarız. Milletimizin önüne konulan bariyerleri ortadan kaldırdı. Bizimle aynı düşüncede olduğuna inandıklarımızın arkadan hançerlemesine üzüldük. Her şey iyiydi güzeldi, dünya çapında okullar açılıp Türkçe ve İstiklal Marşı okunuyordu da ne oldu başbakanımızı arkadan vurdunuz. 30 Mart seçimleri öncesinde AK Partinin ve başbakanımızın şahsında hükümetimizin yıpratılmak istenmesidir. Milletimiz çok alicenap, bu yapılanlara safsatalara prim vermedi. Bu suçlamalara prim vermediler. Osmanlı şamarı attılar. Bu mahfillerin halen ders almadığını, yargı oyunlarıyla hükümetimizi, ülkemizi baltalamak istediklerini biliyoruz. Her camiada seçmenlerinizi uyandırmaya çalışıyoruz. İçerideki oyuncakları ile tezgâhladılar. Bizim tek ülkümüz arzumuz, büyük Türkiye cumhuriyeti ve onun milletinin dünyada hatrı sayılır bir yere gelmesidir. Bunun içinde ekonomimizi büyüteceğiz, halkımıza ayırım yapmadan hizmet edeceğiz. Küçük kırgınlıklar da barış ortamı ile, çözüm süreci ile aşılacaktır. Bundan 30 yıl sonra evlatlarımız bu günlerde kurulan kumpası hatırlayacak ve AK Parti iktidarının dik duruşunu anlatacak. Paralel yapılanmanın oyunlarının millet tabanında destek bulmadığını belirtiyorum, güvencemiz aziz Türk milletidir.

 

10 İSMAİLİSMAİL AYDIN: “HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK”

Yıllar boyunca din kisvesi altında bir yapılaşmaya gittiler, 17 Aralık’ta darbe girişimi oldu. 10 yıldır vesayetlerle uğraşıyoruz. Gün oldu asker gün oldu mahkeme olarak çıktılar. En son cemaat olarak karşımıza çıktı. Bir kırılma yaşandı. Bugüne dek; din, öğrenci, eğitim, işiyle ilgilendiğini iddia eden yapı polis ve adalet yapılanmasıyla hükümetimize savaş açtılar. Biz milletimize, bize verdiğiniz yetkiyi kimseye kullandırmayacağız dedik. Bunlar tamamen devletin içinde çöreklenmiş, alınlarında yazmayan gizli oluşumlardı. HSYK değişimi ile gün yüzüne çıkan savcılar mesleklerinden ihraç talebiyle yargılanıyorlar. Devletin makamlarında tespit edildikçe hesap sorulacak. Bunun basın ve iş adamı uzantısı da var. Ekonomik geliri olan insanları kullandılar. Biraz özen gösterilmesi gereken bir mücadele. AK Partiyi kendilerine verilen yetkiyi kimseye kullandırmayacaktır. Bu yapının dış bağlantıları da gün yüzüne çıkmıştır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

 

10 İSMETİSMET SU: “HALKIMIZ YANLIŞI AFFETMEYECEK”

17 Aralıktan bu tarafa, 2 seçim vardı, 2sini de kazandık. Milletimiz doğrunun yanında yer aldı. Bu devlete millete karşı yanlış yapanı halkımız yayılmasına izin vermez. Azınlık olarak kalırlar. Yanlışın içinde kim varsa doğruyu bulurlar diye umuyorum. Hayatımız hep mücadeleden ibaret. Kimin nerede hangi gizli görevde olduğunu bilemiyoruz, zamanla ortaya çıkar ve yanlışın yanında olanla mücadelemiz sürer. Yanlışın içindeydik ama doğru yolu bulduk diyenler milletin çizgisine gelsin. Devletin toplumun zararına olanla mücadele ediyoruz. Bu sadece ak parti mücadelesi değildir, halkımızın devletimizin mücadelesidir. Haziran 2015 seçimlerinde de bir kez daha göreceğiz. Anketler de gösteriyor ki; oylar artırılarak seçim kazanılacaktır.

 

10 MUSTAFAMUSTAFA ÖZTÜRK: “KADROLAŞMA VE TEKELCİLİK GEÇMİŞTEN GELİYOR”

Aslında paralel yapının vesayet anlayışı 17 Aralık’a dayanmıyor. Özellikle yargı-emniyet ve bürokrasideki kadrolaşma ve tekelcilik anlayışı çok öncelere dayanıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın belirttiği gibi maalesef bu anlayışın bu kadar büyük bir ihanet çetesine dönüşeceği düşünülmemişti. Bu yapı bürokraside belli bir güce ulaşınca, kendi gruplarının menfaatlerini, isteklerini dayatmak istediler. Paralel yapı artık siyasete ayar çekmek istiyor, her yöneticinin kendilerinden olması gerektiği ve bürokrasinin kendi kuruluşlarını desteklemesi gerektiğini açıkça ifade ediyordu. Adeta siyasete emrimizde olun demek istiyorlardı. Yeni bir vesayet anlayışı çıkarmaya çalışıyorlardı. Mit Müsteşarı’nın ifadeye çağrılması olayında, Gezi olaylarındaki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında oluşturmaya çalıştıkları algı operasyonunda, 17-25 Aralık darbe operasyonlarında iktidar biziz anlayışıyla ortaya çıktılar. 17-25 Aralık tarihlerindeki darbe girişimiyle büyük bir algı oluşturarak seçimle iş başına gelmiş, meşru hükümetimizi devirmeye çalıştılar. Her biri ayrı olayları bir bütün olarak göstererek bir infial oluşturarak seçilmiş meşru hükümeti yargı ve emniyet içindeki yapılanmaları ile çökertmeye çalıştılar. Ben TBMM Genel Kurulu’nda 17 Aralık’tan bir gün sonra 18 Aralık 2013 tarihinde yaptığım konuşmada; ' Bu operasyon Türkiye'ye yapılan bir operasyondur. Bu operasyon millete yapılan bir operasyondur. Bu operasyon Türkiye Ekonomisine yapılan bir operasyondur' demiştim. Siyasete dışarıdan vesayeti ve toplum mühendisliğini asla kabul edemeyiz. Bana göre bu tarihlerdeki darbe operasyonları dış kaynaklı yapıldı. Paralel yapının üst yöneticileri maşa olarak kullanıldı. Bu vesileyle demokrasinin kurumsallaşması, özgürlüklerin genişletilmesi, ülkemizin refahının ve yaşam kalitesinin arttırılması, güzelleştirilmesine dair çalışmalarımızı aynı hızla ve kararlılıkla devam edeceğimizi ifade etmek isterim. Ülkemizin menfaatlerini hiçe sayarak, kendi gruplarının menfaatleri için ülkemizi yangın yerine çevirmeye çalışan, siyasete ayar çekmeye çalışan, bu vesayetçi yapının karşısında dik duruşuyla bizi cesaretlendiren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu'nun şu ana kadar yanında olduğumuz gibi, bundan sonra bu ve bunun benzeri yapılara karşı sürdürecekleri mücadelelerde yanlarında olacağız. Milletimize bu süreçte verdikleri destek ve gösterdikleri sağduyudan dolayı şükranlarımı sunarım.

 

 
Güncelleme Tarihi: 22 Aralık 2014, 13:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24