'Halkımıza sorabiliriz'

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Türkiye, (AB ile) müzakereler tamamladıktan sonra tabi ki halka soracak, halkımıza soracağız. Şu anda müzakere

'Halkımıza sorabiliriz'

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Türkiye, (AB ile) müzakereler tamamladıktan sonra tabi ki halka soracak, halkımıza soracağız. Şu anda müzakere süreci eğer tıkanırsa, Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği, bundan sonra nasıl devam edeceğimizi de halkımıza gayet sorabiliriz." dedi.


 

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt ÇavuşoğluAB ile müzakereler tamamladıktan sonra halka sorulacağını belirterek "Biz gücümüzü milletimizden alıyoruz. Bu tıkanma olduğu zamanlar için de geçerli. Şu anda müzakere süreci eğer tıkanırsa, Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği, bundan sonra nasıl devam edeceğimizi de halkımıza gayet sorabiliriz." dedi.


Çavuşoğlu, Malta Dışişleri Bakanı George Vella ile bakanlıkta baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından yapılan ortak basın toplantısında vize serbestisinde gelinen son durumu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AB’ye yönelik eleştirilerini değerlendirdi.



"AVRUPA'NIN GELECEĞİ İÇİN ENDİŞE VERİCİ"


Türkiye'nin vize serbestisi ve geri kabulün uygulanması için yapıcı tavrını bugüne kadar devam ettirdiğini fakat Avrupa’da artan İslamofobi ve Türkiye karşıtlığının yansıması olarak buradaki politikacılardan olumsuz açıklamalar geldiğini hatırlatan Çavuşoğlu, siyasetçilerin bu yola tevessül etmesinin Avrupa’nın geleceği için çok endişe verici olduğunu anlattı.



"TÜRKİYE'YE BÖYLE BİR MUAMELE YAPILAMAZ"


Çavuşoğlu, 67 ya da 69 kriteri yerine getiren bir ülkeye böyle bir muamele yapılamayacağını vurguladı.


Türkiye'nin hangi adımları atabileceğini, hangilerini atmayacağını muhataplarına söylediğini dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:


"Örneğin bu ortamda terör ile ilgili bir değişiklik yapamayacağımızı söyledik. Timmermans ile Antalya'da mutabık olduğumuz üzere uzmanlarımız 2-3 Haziran'da bir araya geldi. Bu arada, çalışma grubunu tekrar harekete geçirdik. AB ve Avrupa Konseyi nezdinde diyaloglarımız devam ediyor. Dün Timmermans ile telefonda görüştük. 30 Haziran’da 33. fasılı açacağız ancak ayrıca da Timmermans ile AB Bakanımız ve hatta Adalet Bakanımızı da davet edeceğiz ve bir araya geleceğiz. Biz başından beri nasıl AB üyesi ülkeler Türkiye’nin AB üyeliğini referanduma götüreceğiz dedilerse biz de müzakereler bittikten sonra sözünü söyleyin, biz de Türkiye olarak halkımıza soracağız demiştik. Yani müzakereler tamamlandıktan sonra tabii ki halkımıza soracağız. Biz gücümüzü milletimizden alıyoruz. Bu, tıkanmalar olduğu zamanlar için de geçerlidir. Yani şu anda müzakere süreci tıkanırsa, Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği, bundan sonra nasıl devam edeceğimizi halka sorabiliriz.



"HALKIMIZDAN AB'YE KARŞI RAHATSIZLIK VAR "


Çünkü halkımız da AB'den gelen açıklamalardan dolayı büyük bir rahatsızlık ve AB’nin sözünde durmamasından dolayı da bir güven bunalımı var. Biz de çok ciddi baskı altındayız. Vatandaşlarımız bizi de eleştiriyor. Bu kadar Türkiye karşıtlığının olduğu bir yerde bizim daha fazla adım atmamızı ya da gözden geçirmemizi istiyor. Dolayısıyla ileride tıkanma olursa vatandaşımıza sorarız adım atmak için. Bunları söyledikten sonra sanki bir tehdit gibi algılanıyor. Bu bir tehdit değil, Türkiye’nin hayati konularda karar alırken halkıyla istişaresi gibi algılamalıdır. Ama biz inanıyoruz ki önümüzdeki toplantılarla beraber yine aklıselim hakim olacak ve yolumuza AB ile özellikle vize serbestisi konusunda devam etmek istiyoruz. Hakkımız olan bir şeyi istiyoruz. Gürcistan tüm kriterleri yerine getirdiği halde bile bu ülke halkına vize verilmemesinin de ayrı bir haksızlık olduğunu da vurgulamak isterim."



"SİYASİLER İNCİRLİK ÜSSÜNE GİREMEZ "


Bakan Çavuşoğlu, Almanya Savunma Bakanlığından bir yetkiliye İncirlik Üssü’ne girişine izin vermediğine yönelik haberlere ilişkin, Türkiye’nin DAEŞ’e karşı koalisyonun aktif bir üyesi olduğunu söyledi. Türkiye'nin DAEŞ ile mücadele etmek için İncirlik Üssü'nde asker bulundurmak ve uçaklarını getirmek isteyen koalisyon üyesi ülkelere her türlü teknik desteği verdiğini belirten Çavuşoğlu, bu çerçevede Almanya, ABD, İngiltere, Katar, Suudi Arabistan’ın unsurlarının İncirlik’te konuşlandığını hatırlattı.


Çavuşoğlu, “Bu üsse gelmek isteyen askeri teknik heyetlerin hepsi gelebiliyor fakat şu aşamada askeri olmayan heyetlerin ve özellikle de siyasetçilerin İncirlik’e girişi uygun görülmemektedir. Olayın özü budur.” diye konuştu.



"MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ"


Mevlüt Çavuşoğlu, bir basın mensubunun Türkiye’nin PYD’ye karşı Esed rejimiyle iş birliği yapabileceği yönündeki iddiaları hatırlatması üzerine, bu iddiaların doğru olmadığını söyledi.


Çavuşoğlu, “Bizim halen sivillere, hastane, okul ve evlere saldıran; kimyasal silah, varil bombaları kullanan bir rejim ile iş birliği yapmamız mümkün değil. Elbette DAEŞ ile de YPG ile de mücadelemizi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.



"KENDİMİZİ TÜRKİYE'NİN YERİNE KOYUP DÜŞÜNMEMİZ GEREKİYOR"


Malta Dışişleri Bakanı George Vella da Türkiye’ye Malta’dan dışişleri bakanı düzeyinde ilk ziyareti gerçekleştirdiğini belirterek, ziyaretinde iki ülkenin sorunlarının dostluk ve saygı çerçevesinde nasıl ele alınabileceğinin değerlendirildiğini söyledi.


Vella, AB’nin, vize serbestisi sürecinde Türkiye’den Terörle Mücadele Yasası’nda değişiklik yapması talebinde bulunmasına ilişkin, "Birbirimize açık ve net bir şekilde pozisyonumuzu anlatıyor olmamız gerekiyor. Acaba bu yasalara ihtiyaç duymamızın nedeni tam olarak nedir, ne ölçüde bu tür yasalara ihtiyacımız var? Bizi ülkelerin daha fazla aydınlatması gerekiyor. Türkiye’yle ilgili olarak da neden bu yasalara ihtiyaç duyuluyor, bunun çok açık ve net bir şekilde anlatılması gerekiyor. Bence diyalogla her şey çözülebilir." diye konuştu.


İki tarafın arasına perde çekilmemesi, diyaloğun ön plana çıkarılması gerektiğini ifade eden Vella, şunları kaydetti:


"Türkiye gibi ülkelerin karşı karşıya kaldığı çok ciddi tehditler var. Ben böyle bir tehdit altında olmadığım için Türkiye gibi değerlendirmeler yapamam. Dolayısıyla daha fazla bilgiye ve değerlendirmeye ihtiyacımız var. Tabii ki terör faaliyetlerinin ve şiddetin artmasından biz de endişe duyuyoruz ama aynı zamanda Türkiye, Terörizmle Mücadele Küresel Forumu’nun kurucu ülkelerinden bir tanesi. Dolayısıyla aynı dili konuşuyoruz. Tarafların birbirini dinlemesi ve ikna etmesi gerekiyor."


Malta’nın terörün karşısında, barış ve istikrar yanlısı bir ülke olduğunu söyleyen Vella, "Türk hükümetinin yaşadıklarını iyi anlıyoruz, bu anlamda daha fazla diyalog, daha fazla işbirliği, daha fazla açıklamaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Deyim yerindeyse, kendimizi Türkiye’nin yerine koyup düşünmemiz gerekiyor." diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2016, 16:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24