Memur-Sen'den idam kararına protesto!

Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için alınan idam kararını Orhangazi Parkı’nda düzenlediği eylemle

Memur-Sen'den idam kararına protesto!

Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için alınan idam kararını Orhangazi Parkı’nda düzenlediği eylemle protesto etti.

İdam kararlarının Mısır’daki vahşetin tescili olduğuna dikkat çeken Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, Bu mücadele Firavun'un torunları ile Hz. Musa'nın torunları arasındaki mücadeledir. Bu mücadele Cemil Meriç'in ifadesi ile Olimpos Dağı’nın çocukları ile Hira Dağı’nın evlatları arasındaki mücadeledir” dedi. Mısır’da Mursi için alınan idam kararına Memur-Sen de sessiz kalmadı. Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği, Orhangazi Parkı’nda gerçekleştirdiği eylemle sisi cuntası tarafından devrilen  Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için alınan idam kararını protesto etti.  Sendika üyeleri ve eyleme katılan vatandaşlar ellerinde ‘Ümmet Seninle, Bütün Mursi’leri Assanız Yine De Bir Musa Çıkar Karanlıklar Ardından’ yazılı dövizlerle kararın protesto edildiği eyleme AK Parti Bursa Milletvekili Önder Matlı ve AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Ali Yılmaz da katıldı.

"FİRAVUN'UN KARŞISINDA HZ. MUSA'NIN YANINDAYIZ"

Eylemde basın açıklamasını okuyan Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, “Hafta sonu darbe hukuku Mursi, Muhammed Bedii ve Karadavi'nin de aralarında bulunduğu 106 kişinin dosyasını, idam kararıyla ilgili görüş alınması için müftülüğe gönderdi. Bugün Katil Sisi’yi lanetlemek, darbeci mahkemelerin kararlarını protesto etmek, Mursi’ye ve mazlumlara sahip çıkmak için buradayız. Açıkçası Firavun’un karşısında; Hz. Musa’nın yanındayız” dedi. İdam kararlarının Mısır’daki vahşetin tescili olduğunun altını çizen Numan Şeker, “Zulme sessiz kalmayıp meydanları terk etmeyerek, binlerce şehit vererek dünyada eşi benzerine az rastlanan örnek bir direnişe imza atanlar değil; darbeciler yargı önünde hesap vermelidir. İspat edilmiş tek suç bulunmazken milletin seçtikleri yargılanamaz, siyasi kararlarla özgür düşünce esir alınamaz, baskı, dayatma, idam sehpaları direnişi durduramaz” diyerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Ama kazanacağız. Zalimlere karşı iyiler kazanacak, siyonizmin tetikçisi darbeciler, onuruna sahip çıkanları diz çöktüremeyecek. Mısır’a Ortadoğu’ya özgürlük direnişle gelecek.”

"YOK ONLARA BİR ÇAĞRIMIZ, YOK ONLARDAN BİR BEKLENTİMİZ”

Batı’nın zulme ortak olduğunu ifade eden Şeker, “Mursi’nin ilkeli ve tavizsiz tutumu karşısında acziyet içine düşenler, bugün Muhammed Mursi’yi, darbe karşıtlarını nasıl ve niçin yargıladıklarını hiç kimseye anlatamazken Batı bu zulme ortak oluyor. Son hukuksuz karar ve Batı’nın sessizliği dünya sisteminin nasıl adaletsiz olduğuna ışık tuttu. Haksız hukuksuz kararlar karşısında sessiz kalan, darbecilere örtülü ve açık destek veren emperyalizmin kanlı yüzünü bir kez daha deşifre etti. Batının sadece kirli yüzü değil; doğasındaki küfrü de bir kez daha ortaya çıktı. Bunlar tüm değerlerimize savaş açan kapitalist cinayet şebekesi. Hepsini kınıyor, lanetliyoruz.  Sahte demokrasileri de, insan hakları anlayışları da yere batsın. Yok onlara bir çağrımız, yok onlardan bir beklentimiz” diye konuştu.

"TARİH BUNU DA AFFETMEYECEKTİR"

Ortadoğu’daki Arap ülkelerine son kararı verecek Mısır müftüsüne seslenen Şeker, “İran, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Körfezin baronları ve tüm Ortadoğu ülkeleri bu zulme seyirci kalırsa 3 maymunu oynamaya devam ederse tarih bunu da affetmeyecektir” diyerek, son kararı verecek Mısır müftüsü için ise şunları söyledi: “Ey Müftü! Hukuki, insani, ahlaki ve vicdani olmayan bu kararı onaylama. Darbecilerin suçuna ortak olma. Zulme geçit verme. Aksi halde vicdan azabından kurtulamayacaksın. Vicdan azabından kurtulsan Allah’ın gazabından kurtulamayacaksın. Mahkeme-i Kübra’da hesabını vereceksin. Kararı onaylarsan 800 bine aşkın üyemizle birlikte iki elimiz yakanda olacaktır.”

“BU ZULMÜN BİR SORUMLUSU DA BM'DİR"

Mısır’da zulmün kol gezmesine rağmen BM’nin sessiz kalmasını da eleştiren Numan Şeker, “Mısır’da darbe olmasaydı, Suriye’de devrim tamamlansaydı, azgın İsrail bu kadar rahat katliam yapamayacaktı. Ama BM darbeciye darbeci, diktatöre diktatör diyemediği gibi her defasında onların değirmenine su taşıdı. İki yüzlü davranışıyla BM bu coğrafyaya zarar verdi, mazlum halkların ahını aldı. Mısır, İsrail’e yandaş, Suriye küresel emperyalizme sırdaş oldu. Mısır Gazze’nin can damarlarını tıkadı, Suriye Filistin mülteci kamplarını bombalayarak katliamlara ortak oldu. Bu zulmün bir eseri de BM’dir. Sizi de asla affetmeyeceğiz! İnsanlığa yine ihanet ettiniz. Tarih bunu da affetmeyecektir” şeklinde konuştu.

"YETER ARTIK AYAĞA KALK VE KARDEŞLERİNE SAHİP ÇIK”

Mısır halkı tüm zorbalıklara rağmen direnişten hiç vazgeçmediğini söyleyen Şeker, “Onlar direnerek hepimizin onuruna sahip çıktı. Peki, biz ne yapıyoruz? Artık Batı’dan medet umma devri bitmiştir. BM’den adalet bekleme devri kapanmıştır. Diktatörlerden aman bekleme devri sona ermiştir. Gün bugündür! Siyonistlere, emperyalistlere, diktatörlere, darbecilere dur deme vaktidir. Bizim için, Ümmet için direnen kardeşlerimizin yanında, kapitalist barbarların karşısında durma vaktidir. İnsanlık öyle ses vermeli ki utanç verici, insanlık dışı, insanlık ayıbı karar kaldırılsın. Hukuki ölçütü olmayan insanlık kriterlerine uymayan, İslami hükümlerle bağdaşmayan bu karar iptal edilsin. Şikayet etmeyeceğiz, ayağa kalkacağız, kardeşlerimiz özgür kalana kadar da oturmayacağız” dedi.

"MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ"

Memur-Sen olarak haklı mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirten Şeker, “Mısır, Gazze, Suriye, Irak, Arakan, Bangladeş, Doğu Türkistan başta olmak üzere emperyalizm tarafından sömürülen ne kadar ülke varsa özgür kalıncaya kadar mücadele edeceğiz. Mahkemelerde hesap verenler Mursi’ler değil Sisiler, Esed’ler ve onların küresel ortakları olana kadar vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadele Firavun'un torunları ile Hz. Musa'nın torunları arasındaki mücadeledir. Bu mücadele Cemil Meriç'in ifadesi ile Olimpos Dağı’nın çocukları ile Hira Dağı’nın evlatları arasındaki mücadeledir” diyerek, sözlerini şu cümlelerle tamamladı: “Son sözümüz şudur; binlerce darbe karşıtının katledildiği Mısır’da katillerin verdiği hukuksuz kararları tanımıyor,  silaha ve şiddete bulaşmayarak örnek bir duruş sergileyen Mısır halkının yanında durduğumuzu Memur-Sen olarak deklare ediyoruz. Mursi dahil tüm İhvan tutukluları serbest bırakılmalı, Muhammed Mursi'nin göreve iadesi sağlanmalı, darbenin asker-sivil tüm aktörleri yargılanmalıdır.”

Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2015, 15:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8