'Temsilde israf olmaz'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber’in ortak canlı yayınında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Diyarbakır’da meydana g

'Temsilde israf olmaz'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber’in ortak canlı yayınında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Diyarbakır’da meydana gelen patlamayla ilgili konuşan Erdoğan, “Patlamayla ilgili İçişleri Bakanımızdan bilgi aldım. 100’e yakın yaralı olduğu konusunda bilgi aldım. Temennimiz, ağır yaralıların şifa bulmasıdır. Rabbim ölenlere rahmet, yaralılara da şifa versin” diye konuştu.

“OLAY SEÇİMDEN 2 GÜN ÖNCE OLMASI NEDENİYLE SEÇİME CİDDİ MANADA GÖLGE DÜŞÜRDÜ”
Miting esnasında 2 ayrı noktada patlama yaşandığını belirten Erdoğan, “Trafo önündeki bir bölgede bir simitçinin olduğu söyleniyor. Bir de 40-50 metre mesafede bir çöp kutusunda olduğu söyleniyor. Ankara’dan uzman ekipler bölgeye gitti. Orada çalışmalarını sürdürecekler. Bu işin nereden, nasıl kaynaklandığı incelenecek ve bir neticeye varacağız. Şuanda yapılacak tespitler erken olur diye düşünüyoruz. Bizi en çok üzen şudur; şuana kadar şöyle ya da böyle arzu edilmeyen olaylar oldu. Mesela Siirt’te bir muhtarımız öldürüldü. Şırnak’ta 2 kişinin öldürülmesi hadisesi, daha önce yine ölüm hadiseleri, bütün bu olayları düşündüğümüz zaman sürecin maalesef olumsuz yanları oldu. Bugünkü olay, seçimden 2 gün önce olması nedeniyle seçime ciddi manada gölge düşürdü. Seçimi öyle ya da böyle yapacağız. Güvenlik tedbirlerini daha da arttırarak, seçimi en iyi şartlarda yapmanın gayreti içerisindeyiz. Burada herkesin tahriklere gelmeden, demokratik hakkını en ideal şekilde pazar günü kullanmayı kendisini hazırlamalıdır. Siyasi partiler tabanlarına daha da farklı şekilde sükuneti telkin etmelidir. Pazar günkü demokratik sınavı çok büyük bir katılımla tam bu olanların aksine gerçekleştirmeliyiz. Sandıklarımızı bu tür tehditler değil, irademiz tayin eder. Halkın, ‘Biz bu irademizi en güzel şekilde gelip sandıkta kullandık, kullanacağız ve kullanıyoruz’ demesi en idealidir. Dolayısıyla ben tekrar ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılara şifalar, ailelerine sabırlar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
HDP Eş Başkanını telefonla arattığını ancak ulaşamadıklarını kaydeden Erdoğan, konuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu’ndan açıklama yapıldığını hatırlattı.

“ÇÖZÜM SÜRECİNE GÖLGE DÜŞÜRMEK İSTEYEN BAZI GRUPLAR VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırıların hedefinin neye yönelik olduğunun sorulması üzerine, “Saldırı, pazar gününü gölgelemek için yapıldı, başka bir şey değil. Biz başından beri, ‘demokratik açılım’, ‘milli birlik ve kardeşlik projesi’ ve ‘çözüm süreci’ için çalışmalar yürüttük. Çözüm süreci bu işin zirve noktası. Çözüm sürecine gölge düşürmek isteyen bazı gruplar var. Fakat hükümetimiz, ben de Cumhurbaşkanı olarak çözüm sürecine kararlı şekilde sahip çıkacağımızı hep söyledik, söyleyeceğiz ve söylüyoruz. Bu olay nedir, ne değildir? Saldırı mıdır, çok daha farklı bir eylem midir; bütün bunları özellikle bu Ankara’dan gelen uzman ekibin araştırmaları ortaya çıkaracaktır. Bunlar her zaman beklenen şeylerdir, sadece bu seçimler için değil. Bundan dolayıdır ki güvenlik güçlerimiz her zaman azami ölçüde tedbirleri alırlar. Dünyanın her yerinde seçimlerin öncesinde bu tür olaylara rastlanır” diye cevap verdi.

“GÖREVE GELDİĞİMDE, BAŞBAKANLIK MAKAMINDA KARAFATMALAR DOLAŞIYORDU”
Erdoğan, muhalefet partilerinin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yapımıyla ilgili yönelttiği eleştirilere, “Yapılan bina, külliye benim şahsıma mı ait? Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Çankaya da şuanda Başbakanlık makamı oldu. Bizim daha önceki Başbakanlık makamımızın hali belliydi. İnanır mısınız ben göreve geldiğimde, lavaboda ıslak zemin diye bir şey yoktu, muşambalar vardı. Yerlerde karafatmalar dolaşıyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’na böyle bir makam yakışır mı? Siz bir misafiriniz gelse, ‘Elimi yıkayacağım’ dese onu oraya mı sokacaksınız? Onu oraya soktuğunuz zaman, o karafatmaların dolaştığını gördüğünde, bunu dünyaya reklam ederse, bunun bedelini, bunun faturasını acaba millet olarak biz nasıl ödeyeceğiz? Hiçbir zaman temsilde israf olmaz. Biz sokakta Yargıtay’la Başbakanlık arasında caddede merasim yapıyorduk. Yağmur olduğu zaman zaten merasim yapamıyorsunuz. Orta Asya’da mesela Kazakistan’a gidiyorsunuz; kapalı bölümde merasimleri yapabiliyorsunuz. Çin’e git; öyle. Değişik ülkelerde aynı şeyi görüyorsunuz. Bizim böyle bir imkanımız yoktu. Şuanda Başbakanlık’ta en azından kendisine ait bir serbest alanı var. Biz burada şimdi kapalı alanda törenimizi yapar hale geldik. Bu, göğsünüzü gere gere, artık bir güçlü bir Türkiye olduğunu gösteriyor. Ben faniyim, öleceğim, yarın ben olmayacağım; bir başka arkadaşımız gelecek, Cumhurbaşkanı olarak bu görevi ifa edecek. Bunun için de ikide bir ‘Kaçak saray, kaçak saray’ demekle hiçbir şey kazanamazlar. Biz bu sarayda, bu külliyede, bu ülkenin vatandaşı herkesi, temsil noktasında olanları ağırlıyoruz, ağırlamaya da devam edeceğiz. Burası Türk Milleti’nin sarayıdır” diye cevap verdi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun performansını çok başarılı bulduğunu ifade eden Erdoğan, Davutoğlu’nun sadece seçim meydanlarında değil, diğer programlarında da başarılı olduğunu dile getirdi.
“DEPREM İÇİN TOPLANAN PARALARI BİLE MEMURLARA ÖDEMEK DURUMUNDA KALDILAR”
“Önceki hükümetler döneminde, özellikle Düzce, Bolu, Sakarya, Kocaeli depremlerinde hükümetler o depremin altında kaldı” diyen Erdoğan, “Dayanamadılar, millet onları 5 yıllığına iktidar yaptı, 3 buçuk yılda erken seçime gitmek zorunda kaldılar. Çünkü IMF’den aldıkları paralar değil, deprem için toplanan paraları bile memurlara ödemek durumunda kaldılar. Benzeri 1993’te de yaşandı. Ziraat Bankası’na talimat verildi ‘Memur maaşlarını ödemeyin’ diye. Bu ülkede bunlar da yaşandı” ifadelerini kullandı.
“BU TIR’LAR BAYIRBUCAK TÜRKMENLERİ’NE GİDİYOR”
Paralel yapıyla mücadele ve MİT TIR’ları konusunda konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bizim burada bir hedefimiz var. Adalet burada yerini bulacak. Hukuk içerisinde, yasalar neyi emrediyorsa, bunun gereği ne ise bu olacak. Burada casusluk var, ajanlık var ne ararsanız bunun içinde var. Çünkü bu tırlar MİT TIR’larıdır. Sen MİT TIR’larını arayamazsın. Böyle bir yetkin yok, müsaadeyi alacaksın. Bu TIR’lar Bayırbucak Türkmenleri’ne gidiyor. Bayırbucak Türkleri benim soydaşım. Biz bunlara yardımı götürmeyeceğiz de nereye götüreceğiz. Biz bunlara insani yardım da götürürüz, lojistik yardım da götürürüz, hepsini götürürüz. Bu işin canlı şahidi MHP’de üst düzey yöneticiliklere gelmiş olan Sayın Şandır’dır. Bizzat bana teşekkürü vardır. O da Bayırbucak Türkmenleri’yle çok ilgilenen bir insandı. Biz bunu yapmak durumundayız. Bu bizim insani, vicdani görevimizdir. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Onlara eğit-donat noktasında büyük destek veriyoruz. Onlara veriyoruz, Araplar’a veriyoruz. Çünkü oradaki tehdit, yarın bize yansıyacak. Ama bu topraklarda engelleme yapılabilirse, o zaman Türkiye daha da rahatlayacaktır. Biz bunun için güvenli bölge diyoruz. Bunlar için uçuşa yasaklı bölge diyoruz. Ama bunların koalisyon güçleri içerisinde aktif rol alabilmeleri için gerek Bayırbucak Türkmenleri’nin gerek Araplar’ın gerekse hakikaten Türkiye ile iyi münasebetler içerisinde olan Kürt kardeşlerimizin, oradaki müşterek hareketi, inanıyorum ki Türkiye Suriye arasındaki sıkıntıların asgariye düşmesini getirecektir. Ama PYD ile müşterek hareket eden PKK, bu noktada Türkiye için her an bir sıkıntı unsurudur. Bunu da Kobani’de yaşadık. Ama biz bütün bunlara rağmen Kobani’den kaçan bütün Kobanili kardeşlerimize topraklarımızı açtık ve 200 bini aşkın Kürt kardeşimizi Türkiye’de ağırladık. Daha sonra orayı kurtarabilmek için gerek özgür Suriye ordusuna, gerekse peşmergelere topraklarımızdan geçiş imkanı verdik. Bu olmasaydı Kobani kurtulamazdı. Bizim genlerimizde, değer yargılarımızın içerisinde insanı bu şekilde ölüme terk etmek söz konusu değildir.”
“BUNLAR, KİRLİ BİR ALGI OPERASYONUNU PARALEL YAPIYLA BERABER YÜRÜTÜYORLAR”
MİT TIR’larıyla ilgili yapılan haberler hakkında değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Burada bir defa Türkiye’yi karalamak var. Bunların bütün dertleri, ‘Türkiye’yi acaba biz nasıl uluslararası mahkemelere götürebiliriz.’ Bundan sonrası yargıdadır. Benim açtığım dava da var; suç duyurusunda bulundum. Çünkü bunlar, kirli bir algı operasyonunu paralel yapıyla beraber yürütüyorlar. Paralel yapı aynı şeyleri daha önce yayımladı. Buralardan bir şey çıkar mı çıkmaz mı? Yaptığı iş bu. Özellikle söylemek istiyorum; mesela casusluk davaları olmuştur. Bunlardan bir tanesi meşhur WikiLeaks olayı. Bu olayda mesela, ABD ordu mensuplarından biri binlerce devlet sırrı içeren belgeyi Julian Assange’ye sızdırdı. Casusluk ve düşmana yardım suçlaması ile bu ordu mensubu kişi, 2013 yılında 35 yıl hapis cezası aldı. Tabi Assange ise 2012 yılından beri Ekvator’un Londra Büyükelçiliği’nde sığınmacı olarak yaşıyor. 168 yıl basılan ve dünyanın en eski gazetelerinden biri olan News of The World, Kraliyet mensuplarının da dahil olduğu yaklaşık 7 bin kişinin telefonlarını illegal bir şekilde dinlettiği için 2011 yılında kapatıldı. Gazete patronu, dönemin İngiltere Başbakanı’na ve İşçi Partisi milletvekillerine soruşturma açılmaması için baskıda bulundu. Olaya karışanlar mahkemede yargılandı. Bu kadar açık net deliller var ortada. Bunlar oluyor ama bizde böyle bir şey olduğu zaman hemen bunlar kıyameti koparıyor. Bunlar da yargılanacak. Çünkü bu ülkede ajanlık yapan, casusluk yapan ve ülkemizin aleyhine bu tür algı operasyonlarını düzenleyenler, dünyanın neresinde yaparsanız yapın bu suçtur. Türkiye’de de yapıldığına göre suçtur. Tabii bunun nihai kararını yargı verecektir. Ama biz şu anda bir suç duyurusunda bulunduk, takipçisiyiz” şeklinde konuştu.

Güncelleme Tarihi: 06 Haziran 2015, 09:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8