Teogratik Cinayet

 

Beyrut ve Paris’teki terör saldırılarının yanında ‘neyse olan olmuş, çocuklarımızın canları sağ olsun’ diyerek es geçeceğimiz türden bir cinayetten bahsedeceğim bugün.

Okuyucularım arasında çocuğu/ çocukları sınava hazırlanıyor olan kardeşlerim bilirler. Tüm ev halkında bir sınav stresi ve koşturmacası yaşanmaktadır. Kurslar, özel öğretmenler, deneme sınavları, test kitapları… gibi bir yığın telaş. Hepsine Allah’tan kolaylık diliyorum.

10 gün sonra (25- 26 Kasım) yapılacak olan ve 8. sınıfların gireceği ‘Teog’ sınavı öncesinde okullarda ‘deneme sınavları’ yapılmaktadır. Bu sınavları okul yönetimleri genelde bazı bilinen yayınevlerine yaptırmaktadırlar. Bazen ilçe çapında yapılan sınavlar oluyor, bunları da benzer yayınevlerine yaptırmaktadırlar.

Öğrenciler bu sınavlarda gösterdikleri performans ile gerçek sınavda neler yapabilecekleri/ yapamayacaklarını görüyor ve ona göre çalışmalarına yön veriyorlar. Dolayısı ile hem öğrenciler açısından hem de velileri açısından ciddi sayılabilecek sınavlardır.

10 gün önce Bursa’da 8 bin küsür öğrencinin katıldığı bir deneme sınavı yapıldı. 5-6-7-8. sınıflar katıldı bu sınava. Bu da totalde 48 bin öğrenci ediyor. Sınavı ‘Batı Akademi Yayınları’ yapmıştı. Daha önce de benzer deneme sınavları yapan bir yayınevidir. Her sınavda birtakım hataları kusurları olsa da tolere edilmeyecek türden hatalar değildi bunlar.
En son sınavda, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 5.sınıf sorularının (10 soru) 4 (dört) tanesi, 8: sınıf sorularının (20 soru) 5 (beş) tanesi yanlış çıktı. Bu soruların bazısının tüm cevap seçenekleri yanlıştı. Bazısında 2 seçenek doğru, bazısının doğru cevap şıkkı hiç yoktu. Bazısında da bilgi yanlışı vardı.

Sınavdan çıkan çocukların sınav sonrası halini siz düşünün. Bazı öğrencilerim: “Din hocasının bile 5 tane yanlışı var’ diye ironi yapsalar da bu durum öğrencileri son derece demoralize etmiş durumdadır. Sonuçlar açıklandığında o sınava girenler arasında Birinci olan öğrencinin Din Kültürü dersinden 4 (dört) tane yanlışı vardı. Diğer derslerden ve diğer sınıflardan kaç tane yanlış soru olduğunu tespit etmedim.
Oysa gerçek Teog sınavında Din Kültürü dersinin başarısı diğer derslerden her zaman daha yüksektir.

Teog sınavında diğer derslerden olduğu gibi Din Kültürü dersinden de yoruma dayalı sorular çıkmaktadır. Konuyu iyi anlayan ve yorumlayabilen öğrenciler soruları iyi okur ve anlarsa çok rahat bir şekilde cevap verecek durumdadır. Bu açıdan bakıldığında son üç teog sınav soruları bu ders açısından son derece kolaydı diyebiliriz.
Bundan dolayı okullardaki yardımcı kaynak, test kitabı, akıllı defter furyasına branş olarak çoğumuz katılmadık. Milli Eğitim bakanlığının sitesindeki dökümanlar, ders kitabı ve öğretmenin sınıfta öğrencilerin katılımı ile dersi yapmasını yeterli bulduk. Geçen yıl ki sınavda benim dersine girdiğim sınıflarda öğrencilerin yüzde 80’e yakını tüm soruları doğru cevaplandırmışlardır.
Şimdi asıl soruya gelelim:
Batı Akademi yayıncılık soru hazırlama ve bulmanın bu kadar kolaylaştığı internet çağında Meb’in sitesinden veya başka sitelerden adam gibi 20 tane ‘Teog ayarında soru’ bulmak yerine öğrenciler, öğretmenler ve velilerde büyük bir infial ve gerilim oluşturacak soruları neden sormuş olabilir? Ve bunu özellikle de Din Kültürü dersinde neden yapmış olabilir?

Birinci İhtimal: ‘Din dersidir, önemli değildir. Diğer derslere dikkat edelim. Din dersini uyduralım gitsin’ diye düşünülmüş ve emek verilmemiş/ ihmalkar davranılmış olabilir.
İkinci İhtimal: Bu soruları bir Din Kültürü öğretmenine inceletmemiş olabilirler.
Üçüncü İhtimal : Öğrenci ve velilerde ‘Yardımcı Kitap, Test Kitabı, Akıllı defter alma ihtiyacı oluşturmak amaçlı manipülasyon yapmış olabilirler.
Dördüncü İhtimal: Ahmet Günaydın’ın zirvedeki karizmasını çizmek istemiş olabilirler. Nitekim okulda: ‘Ahmet hodjanın bile 5 yanlışı var yhaaa’ ‘hodjam, biraz çalışın yhaaa’ ‘hodjam, sizi kursa gönderelim’ sesler yükselmeye başlamıştır.
En kötüsü de ‘Dinkılapçı Beyaz Türk’ Savaş hodja gibilere madara oldum.

Son söz: Size karizmamı çizdirmeyeceğim. Bundan kelli deneme sınavı adı altında Milli Eğitim’in ya da okulun bizzat yapmadığı sınavlara katılmayacağım. Öğrencilerime de Din Kültürü sorularını boş bırakmalarını önereceğim. Çocuklarımızın ve velilerimizin moral motivasyonunu oyuncağınız kılmayacağım.

Milli Eğitim müdürlüklerine not: Sevgili müdürlerim, size bağlı okullarda istihdam edilen, soru hazırlayabilecek her branştan binlerce öğretmeniniz var. Bilin istedim.
YORUM EKLE

banner19

banner8