Çiğnenmiş sakız orucu bozmazmış

Her ramazan ayında mütemadiyen televizyonlara çıkan hocalara, fetva hatlarına yöneltilen sorular; Sabah ezanının okunmasıyla namaz kılınabilir mi? Ku

Çiğnenmiş sakız orucu bozmazmış
Her ramazan ayında mütemadiyen televizyonlara çıkan hocalara, fetva hatlarına yöneltilen sorular; Sabah ezanının okunmasıyla namaz kılınabilir mi? Kusmak orucu bozar mı? Oruçluyken dişleri fırçalamak orucu sıkıntıya sokar mı? Kan vermek, diş yaptırmak orucu etkiler mi? Bu örnekler uzun uzadıya çoğaltılabilir ama bana en garip geleni ‘sakız çiğnemek orucu bozar mı’ sorusudur. Bu yıl da Alo Fetva hattına gelen bu soruya şöyle cevap verilmiş; "Sakız ilk defa çiğnenirse, ilk defa ağzınıza almışsanız içinde gıda maddesi olduğu için orucu bozar. Ama daha önce çiğnenmiş bir sakızı yeniden ağzınıza alıp çiğneniyorsa, içinde gıda maddesi olmayacağı için orucu bozmaz.''

Açıkçası bu cevabın bir akıl tutulması sonucu verildiğinden şüphem yok. Peki ya soruyu sorana ne demeli? Oruçluysan ağzına yiyecek-içecek bir şey almayacak, dilinden kötü sözü kalbinden hasedi uzak tutacaksın. Bu kadar basit bir kaide nasıl oluyor da her ramazan tartışma konusu oluyor anlamış değilim. Sakız çiğnemek nasıl bir zaruriyet gösterebilir ki insanlar ramazan ayı gelince yana yakıla oruçluyken sakız çiğnemenin fetvasını arıyor. Yani bu durumun, ramazan ruhunun, ramazan maneviyatının kavranamamış olmasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Oruç tutmak aç kalmakla ilgili değil nefis terbiyesiyle ilgilidir dolayısıyla yemek yemeyen ancak sakız çiğneyen birinin nefsini terbiye edebilmesi bir yana, nefsi tarafından terbiye edilmiştir. Ramazan ayının maneviyatını tümüyle yaşamak, oruç ile rızkın değerini anlamaya çalışmak şöyle dursun insanlar orucun tabiri caizse gediğini arama telaşında. Yıllar yılı süregelen bu sakız sorusundan fetva verenler de bıkmış olacak ki önceden çiğnenmiş sakız orucu bozmaz şeklinde fetva vermişler. Bu durumda oruçluyken sakız çiğnemek isteyenler, bir önceki iftarda yahut sahurda sakızlarını çiğneyerek bir sonraki güne mi hazırlayacaklar diye düşünmekle beraber çiğnenmiş sakızı tekrar çiğneme fikrinin getirdiği tiksintiyle konuyu kapatmak istiyorum.

Nihayetinde ‘nerede o eski ramazanlar’a bağlamak istemesem de ramazanı manen anlayabilmiş tamamen teslimiyet mantığıyla bu mübarek ayı karşılamış nesilden bugün geldiğimiz nokta oruçluyken çiğnenecek sakızın önceden çiğnenerek hazırlanması olamamalıydı. Aklı selim kimsenin bu mantık dışı fetvayı içselleştireceğini düşünmesem de korkum o ki bundan çok değil bir iki nesil sonrasında insanlar oruçluyken sakız çiğneyecek tabi ‘önceden çiğnenmiş olması’ şartı unutulmuş olacak hatta belki biraz daha yumuşatılacak, gevşetilecek ve nihayetinde tamamıyla tüm maneviyatını kaybedecek oruç. Elbette her zaman en kötüsünü düşünmek zorunda değiliz. Gerçek bir teslimiyetle ramazanı ve orucu Allah’ın emrettiği gibi uygulayan nesil, orucun ve ramazanın yozlaşmasını önleyebilir ve inşallah önler.
Güncelleme Tarihi: 10 Mayıs 2019, 21:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24