Umreci! Teyze Ağır Cezada yargılanabilir, dikkat!

Türk Ceza Kanunu’nun 195. Maddesinde düzenlenmiş olan “Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma” başlığı altında şu düzenlemeye yer vermiştir.

“Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Ayrıca; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 65, 66 ve 67. maddeleri ile 282 ve 284. maddeleri bu hususta düzenlemeler getirmiştir. Bu kanunun 65. maddesi; Salgın ve bulaşıcı bir hastalık meydana geldiği veya geldiğinden şüphelendiği veya bulaşıcı bir hastalıktan ölüm olduğu veya ölümün bulaşıcı hastalıktan şüphelenildiği ihbar veya haber alınır alınmaz; kamuda görevli doktorlar veya belediye doktorları yerinde araştırma ile hastalığın olup olmadığını ortaya çıkma sebeplerini araştırarak üst kurum ve yetkililere yazı ile bildirir. Bulaşıcı hastalıklarla ilgili araştırmayı yapan doktorlara bütün devler kuvvetleri yardım etmeye mecburdurlar. Demektedir.

Yine 66. maddesi; Kanunun 65. maddesinde bahsedilen araştırma; bulaşıcı ve salgın bir hastalığın ihbar olunmadığı ve fakat idarece bulaşıcı bir hastalığın ortaya çıkmasından şüphelenildiği takdirde dahi yapılabilir. Bu surette bulaşıcı hastalık araştırması yapan sağlık görevlileri gerekli gördükleri yerlerde hastaları veya müessir olan şeyleri ve sebeplerini araştırmaya yetkilidirler. 67. madde ise Kanunun 57. maddesinde bahsedilen bulaşıcı ve salgın hastalıklar vakaları hakkında araştırma yapan doktor bu araştırma ve incelemeyi kolaylaştırmak üzere hastanın yanına girmeğe, hastayı ve icabına göre evin diğer sakinlerini muayeneye ve hastalığın ortaya çıkma şekli ve seyrine dair açıklama ve bilgi isteme hakkında yetkilidirler.

Bu hususta engellemeye çalışanlar, karşı çıkanlar bu kanunun ilgili hükümleri uyarınca cezalandırılır. Demektedir. Daha sonra yine aynı kanunun 282. maddesi Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya zorunluluklara uymayanlar hakkında idari para cezasına hükmedileceğini düzenlemektedir. Kanunun 284. maddesi de kanunun 65 ve 66. maddelerindeki düzenlemelere aykırı hareket edenler hakkında TCK’nun 195. maddesi gereğince cezalandırılacağını belirterek o maddeye atıf yapmıştır.

Bu hususların açık ve anlaşılır olduğu ortadadır, ama mesele bu kadar değildir. Ancak göz ardı edilen veya akla gelmeyen bir başka husus var ki bunun sonuçları daha ağır olup, failleri Ağır Ceza Mahkemesinde adam öldürmekten yargılanabilirler.

Hani kendisini önlemeye çalışan polisin yüzüne tükürüp “ Ben hastaysam sende ol” diyen Umreci! Hanımefendi vardı ya o ve benzeri davranışlarda bulunanların, karantina altında iken kaçarak hastalığı başkasına bulaştırıp ölüme sebep olanlar; sonuçları itibarı ile adam öldürmekten yargılanabilirler.

Yani karantina tedbirlerine uymayan bir hasta bunu bir başka bir kişiye bulaştırır ve o kişinin ölümüne sebep olursa eylemi TCK açısından adam öldürme fiili olarak değerlendirilip adam öldürmekten yargılanacaktır.

Bu doğrudan kast altında işlenmiş bir suç değildir ama TCK’nun 21. maddesi 2. fıkrası altında düzenlenen “Olası Kast” işlenen bir adam öldürme eylemidir. “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır”

Yani bu teyze; kendisinde bulunan hastalığı (Virüsü) yüzüne tükürdüğü memura bulaşabileceğini ve bu eyleminden dolayı kişinin hastalanıp ölebileceğini öngörmektedir. Buna rağmen bu fiili işlemektedir. Bu Doğrudan Kast ile işlenen bir fiil değil ama o kişi Olası Kast ile adam öldürme fiilinin failidir.

Olası Kastla İşlenen Suçun Cezası ise: Doğrudan kast halinde fail, ilgili suçun kanundaki cezası ile cezalandırılır. Olası kast ile işlenen fiillerde fail; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda; müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda; 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur, diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.

Kısacası bu işler bazı vurdumduymazların akılsızlıkları kadar basit değildir. Hele mukaddes toprakları turistik ziyaretten dönenler daha çok dikkat etsinler. Bu işin günahı da cezası da büyük olabilir.

YORUM EKLE

banner19