Unutkanlık hakkında hatırlamamız gerekenler

Akıl karışıklığı, sık sık aklımızdan uçup gidenler, aklımızın köşesine yazsak da aklımıza gelmeyenler; biz bunların hepsine unutkanlık diyoruz oysa uzmanlar konunun tek kelimeyle özetlenemeyeceğini söylüyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya’nın bu konu hakkındaki açıklamasını okudum ve şöyle diyor kendisi: “Unutkanlık kişinin hayat kalitesini ciddi derecede etkiliyor ve günlük yaşam aktivitelerini bozuyorsa hastalık olarak değerlendirilmelidir. Unutkanlıktan yakınan kişilerin ilk yapması gereken şey, bu durumunun bedensel bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için bir uzmana danışması. Nörolojik muayene ve tanı yöntemleri ile unutkanlığın nedeni ortaya konmalı; çünkü unutkanlık, demansın (bunama) ve demansın en fazla görülen çeşidi olan Alzheimer hastalığından da kaynaklanabiliyor.” 
Oysa bizler unutkanlık, demans, Alzheimer ve hatta dalgınlık gibi sözcüklerin aynı hastalığın farklı adları olduğunu sanıyorduk. Hatta bu konuda büyük korkularımız da vardı; örneğin her unutkanlığın demans ve Alzheimer belirtisi olduğu gibi. Kaya bu bilginin yanlış olduğunu söylüyor ve uyarıyor: “Demansın (bunama) en önemli belirtisini unutkanlık oluştursa da, her unutkanlık demans ve Alzheimer anlamına gelmiyor. Teknolojik aletlere uzun süre maruz kalmaktan tiroit hormonu bozukluğuna, B12 ve D vitaminleri eksikliğinden stres, şişmanlık, yanlış beslenme ve uyku bozukluklarına, bazı ilaçların kullanımından beyin tümörüne dek unutkanlığın birçok nedeni olabiliyor. Bunların yanı sıra kitap okuma alışkanlığı edinmeyen kişilerde de unutkanlık yakınması sıklıkla gözleniyor.”
Bir de yaşlanan herkesin unutkan olacağını düşünürüz, Kaya, “Demansın bir hastalık olarak düşünülmemesi ve kişinin unutkanlığının yaşlılığa bağlanması, demanslı hastaların doktora başvurmasını geciktiriyor” uyarısında bulunuyor.
Bu yanlış düşüncemizden dolayın da, demansın sadece ileri yaşta görüldüğünü sanıyoruz. Kaya “Bu hastalıklara erken başlangıçlı demans/Alzheimer adı verilir. Genetik faktörlerin belirleyici olduğu erken başlangıçlı demans, kalıtımsal özellikler içerir. Ailede erken başlangıçlı demans tanısı almış kişi varsa genetik risk artar” diye konuşuyor.
“Ama en sonunda demans olacaksa olur ve önüne geçemeyiz” çaresizliğimize karşı da Kaya’nın önerilerini dikkate almalıyız: Demansı tamamen önlemek mümkün olmasa da geciktirmek mümkün. Başarılı ve kaliteli bir yaşlanma için; çinko, potasyum, B grubu vitaminleri, selenyum, E vitamini, C vitamini, beta karoten gibi antioksidan alımının ve doğru beslenmenin önemli olduğunu vurgulayan Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, şunları söylüyor: “Okuma, bulmaca çözme ve kelime oyunu oynama gibi zihinsel aktiviteler, fiziksel hareketlilik ve sosyal etkileşim, demans başlangıcını geciktirebilir ve semptomlarını azaltabilir. Sigaranın bırakılması, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği gibi damarsal risk faktörlerinin kontrol edilmesi de önemli. Unutkanlığa neden olabilecek diğer tıbbi hastalıkların kontrolü ve uyku bozukluklarının tedavisi, birçok hastalığın önlenmesi ve hayat kalitesini yükseltmek için de aklımızda tutmamız gereken noktalar arasında.”
Peki tüm bu önlemlere karşın demans olunuyorsa, tedavi edilemeden tüm bildiklerimizi unutacak mıyız? Kaya’nın verdiği bilgiye göre: “Demans hastalıkları arasında bulunan birçok rahatsızlık ve Alzheimer’ın tedavisi henüz bulunamadı; var olan tedaviler ise bu hastalıkların sürecini yavaşlatmaya yönelik. Ancak birtakım hormon fonksiyonlardaki bozukluklar, bazı vitamin eksiklikleri, beyin damar hastalıkları veya beyin kanamaları ile beyindeki su miktarının artmasına bağlı olarak oluşan demanslar tedavi edilebiliyor. Bu grup demanslarda erken tanı çok önemli zira tedaviye bir an önce başlanması demans tablosunun kalıcı olmasını önlüyor.”

YORUM EKLE

banner19

banner8