27 yıllık bir gün

 

Geçtiğimiz hafta Uludağ Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi kampüsünde bir ‘Mezunlar Buluşması’ gerçekleşti. Buluşma 1989 mezunlarının girişimi ile, 1987- 1991 arası mezunlardan 300 kadarının katılımı ile gerçekleşti.

27 yıl sonra, bir çoğunun ismini bile unuttuğum 300 kadar arkadaşım ile buluşma, uzun uzun sohbet etme, geçmişi yad etme fırsatı buldum. 
Bu muhteşem buluşmada emeği geçen başta Sevgili arkadaşlarım Prof İsmail Sağlam, Bursa kent konseyi başkanı arkadaşım Hasan Çepni ve sevgili dostum Mükerrem Özdemir olmak üzere tüm ilgililere, Türkiye’nin her yanından zahmet edip gelen tüm güzel kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.
Bu buluşmayı sanal medya hesabımdan ‘Okul yönetimi 200 kadar mezunu geri çağırdı’ diye duyurmuştum. Bunu söylerken latife yapmış olsam da, aslında bir gerçekliği ifade etmiştim.  Bizlerin mezun olduğu dönemde okul ve üniversite yönetimi bir çeşit işgal altındaydı. Onların orada bizi sevmedikleri için bulunduklarını biliyorduk. Kalplerimiz kırık ayrıldık okulumuzdan. Diplomalarımızda onların adları ve imzaları var hala. Bu yıl ki mezunlar buluşmasında Üniversite ve Fakülte yönetiminin de aktif rol alması buluşmayı bir çeşit ‘Geri çağırma’ ve Kırık Kalpleri onarma’ formatına sokmuş oldu.
Devletin halkla barışmasının bir ayağı da hallolmuş oldu.
Allah tamamına erdirsin.

 

Karar’ın Örtüsü

“Karar gazetesinin sermayesinin ‘örtülü ödenek’ olmadığına yemin billah ediyor İbrahim Kiras.
Şahsen bu sermayenin devletin örtülü ödeneğinden olmadığına ikna oldum.
Bu durumda şunu sorarım: Peki bu sermaye kimin/ kimlerin örtülü ödeneğindendir?

Bir de hiç kimsenin/ grubun adamı olmadıklarına yemin billah ediyor.
Burada da şunu sorarım: ‘Olmadıkları’ değil de ‘olamadıkları” ya da ‘olmayı sürdüremedikleri için ‘sizden bi cacık olmaz’ diye kapı dışarı edildikleri’ desem fazla mı insafsızlık etmiş olurum?
Eğer kapı dışarı edilmek yerine ‘biz bunu yapmak istemiyoruz’ deyip istifa etmiş olsa idiler soruyu böyle sormazdım. 
Biline.” demişim.

Bu yazıma bir yalanlama geldi:
1. Kararın sermayesi resmi ya da gayri resmi bir ‘örtülü/ gizli’ sermaye değildir. Şirketin öz sermayesidir.
2. Karar kadrosu ‘kapı dışarı edilme’den iki sene önce ‘Bu böyle gitmez’ diyerek ayrılmaya teşebbüs etmiş, ancak bu teşebbüsleri kabul edilmemiştir.

Alman tehciri

Ermeni tehciri/ kırımı Almanlardan talimat almadan helaya bile gidemeyen ittihatçı darbeciler tarafından yapılmamış mı idi?
Sonrasındaki Çanakkale kıyımı da…
O dönemde ordunun üst düzey komutanları Alman değil miydi?
Bu durumda ermeni tehciri/ kıyımı bir çeşit staj mı oluyor Almanlar için?

 

Kuyruk Nostaljisi

Devlet kapısında beklemeyi neredeyse unutmuştum ki Uludağ elektrik (Tedaş) imdada yetişti.
Su ve doğalgaz abonelik iptal ve yeni müracaatlarımı telefonla yaptım.
Elektrik iptali için sıraya girdim. Yarım saat sürdü. Yeniden başvuru için sıraya girdiğimde önümde 211 kişi vardı.
1 saat geçti. 121 kişi var.
Uludağ Elektrikten elektrik alamadım.

Telefon ile de yapmak mümkünmüş, ama abone numaraları ile adresler uyumlu olmayabiliyormuş. Bunun sebebi ise Uludağ Elektrikte kayıtlı adreslerin güncel olmamasıymış.

Sonuç: 10 tane memurdan sadece 4 ya da 5 tanesinin aktif olduğu, uzun insan kuyrukları…

Benim işim 3 saat sürdü.

Eskiden Yüksek ihtisas hastanesine yakın bir yerde ikamet ediyordum. Bu yakınlığımdan dolayı sık sık gece saat 04:00 te uzaktaki arkadaşlarım için sıraya girmişliğim vardı. Polikliniğin kapısına en erken gelen bir A4’e isim yazıyor ve kliniğin kapısına asıyordu. O kağıda isim yazdıktan sonra da kağıdın değiştirilmemesi için sıraya girenlerden bir gönüllünün nöbet tutması gerekirdi. Ve birileri bu nöbeti tutardı. Artık böyle kuyruklar kalmadı.

Neyse ki Uludağ Elektrik milletimizin bu kadim geleneğini ihya ederek büyük bir kamu hizmeti icra etmiştir. Kendilerine müteşekkiriz.

O değil de, kuyrukta homurdananların bir çoğu hükümete ve doğrudan Tayyip Erdoğan’a saydırıyordu.

 

İlginizi Çekebilir

PKK Avrupa ve ABD’yi terörle korkutuyor

Türkiye’nin terör örgütlerine karşı başlattığı operasyon ABD ve Avrupa’da korku yarattı. Bu korkunun nedenini açıklayayım; ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir